31 Mayıs 2012 Perşembe

BİR KUPÜR : ALLAH'A KÜFÜR EDİNCE TUTUKLANDI (1986)

8 sene 2. Lig'te mücadele ettikten sonra 3. Lig'e dönen Şanlıurfaspor'da sinirler gergin. Yönetim istifa etmiş, takım deplasmana gidecek para bulamıyor. Bu zor günlerde kaptan Ahmet de kendini kaybedince soluğu cezaevinde alıyor. 1 Mart 1986, Milliyet.


30 Mayıs 2012 Çarşamba

TARİHTEN : 7 HAZİRAN 1987 KAYSERİSPOR ŞEKERSPOR MAÇI


Bugün anlatacağım hikaye, birebir kendi yaşamışlığıma dayandığı için diğerlerinden biraz farklı benim açımdan. Yazıda geçen takımların durumları, o sezonki puan cetveli vs. bilgileri hatırlayacak yaşta değildim ancak o gün o stadda yaşananlar birebir gördüklerimdir. Ve maalesef bu gördüklerim, doğup büyüdüğüm şehrin takımını da töhmet altında bırakıyor.

1986-1987 sezonunda 2. Lig C Grubu'nda neler yaşandığını şu yazıda anlatmaya çalışmıştım : [ http://altligler.blogspot.com/2012/04/tarihten-24-mayis-1987-konyaspor-tarsus.html ] Şimdi de A Grubu'na bir göz atalım...

Her gruptan yalnızca şampiyonun 1. Lig'e yükseldiği 2. Lig'in A Grubu'nda sezon boyunca Kayserispor'la Adana Demirspor zirve yarışını sürdürmüşlerdi. Ligin bitimine 4 hafta kala Adana Demirspor, Kayserispor'un 5 puan önündeydi ve evinde ligten düşen Osmaniyespor'la oynayacaktı. Kayserispor'sa kümede kalmak için galibiyete çok ihtiyacı olan ve 2. Lig'te ilk yılını geçiren Bayburtspor'la Bayburt'ta oynayacaktı. Adana Demirspor, Osmaniyespor'u 6-0'la devirip Bayburtspor da Kayserispor'u 2-0'la geçince puan farkı 7'ye çıktı ve o yıllarda galibiyete 2 puan verildiği için ligin bitimine 3 hafta kala Adana Demirspor şampiyonluğunu ilan etti.

Grupta 17 takım vardı ve son 4 takım küme düşecekti. Son haftaya girilirken alttaki yarış da kızışmıştı. Her ne kadar Elazığspor ve Osmaniyespor'un ligten düşüşü öncesinden kesinleşmişse de düşecek diğer iki takımdan biri olmamak için dört takım ecel terleri döküyordu. Son hafta fikstürü ve puan tablosu ise şu şekildeydi : (o yıllarda ikili averaj uygulamasının olmadığını da hatırlatayım)

12. Bayburtspor  28 puan -3 averaj
13. Erzurumspor  27 puan -1 averaj
----------
14. Şekerspor     27 puan - 5 averaj
15. Reyhanlıspor 27 puan -16 averaj

Erzurumspor - Reyhanlıspor
MKE Kırıkkalespor - Bayburtspor
Kayserispor - Şekerspor


Babamla gitmiştik maça. Şimdi yerine Forum AVM yapılan eski stadın kapalı tribünündeydik. Stadda çok az seyirci vardı. Zaten Kayserispor'un maç öncesinde hiçbir iddiası kalmamıştı ve sanki o gün oraya yapacak başka hiçbir şeyi olmayanlar, senaryosu baştan belli bir oyunu izlemek için gelmişti. Maç başladı. Kayserisporlu futbolcular, sanki silah zoruyla maça çıkmış gibi zoraki vuruyorlardı topa. Atağa kalkmıyor, rakip kaleye gitmiyorlardı. Nihayetinde Şekerspor önce ilk golü, ardından da ikinci golü buldu. Ama Şekerspor'un hesaplarının tutması için yalnızca Kayserispor'u yenmesi yeterli değildi. Erzurumspor zaten Reyhanlıspor'u farklı yeniyordu (maç 5-0 bitti) ve paçayı kurtarmıştı. Bu durumda tercihen Bayburtspor'un yenilmesi, eğer berabereyse Kayserispor'a ona göre yetecek sayıda gol atması gerekiyordu. Bayburtspor'un galibiyeti durumundaysa Şekerspor ne yaparsa yapsın küme düşüyordu.

Branko Bosnjak
Oyunun ikinci yarısında nasıl ve niye olduysa; Kayserispor bir gol attı (hafızam beni yanıltmıyorsa golü atan, o yıllarda Kayserispor'u izleyen herkesin hemen hatırlayacağı Yugoslav Branko'ydu). Tribünlerde gole sevinen babamla benden başka kimse yok sanırken arka sıralarımızdan birinin yanındaki arkadaşını "niye seviniyon oğlum, bu maç satıldı bilmiyon mu?" diye uyarışını duyduğumu bugün gibi hatırlarım. Zaten golü de hakem Engin Kurt ofsayt nedeniyle iptal etti.

Şekerspor'un Kayseri'de kaç gol atacağı ancak Bayburtspor'un beraberliği halinde anlamlıydı, kendini hiç de sıkmayan Kayserispor karşısında alınan 0-2 o an için anlamlı bir skordu; Kırıkkale'den beraberlik haberi gelirse 0-2'nin 'üzerinde çalışılabilirdi'. Ancak maçın son dakikaları yaklaştığında dahi Kırıkkale'den Bayburtspor'un 0-1 önde olduğu haberi geliyordu. Bir anda MKE Kırıkkalespor durumu 1-1'e getirdi. Kayseri'deki maçın son dakikaları yaklaşırken Kırıkkale'deki maçın beraberlikle biteceği anlaşılmıştı ama ortada bir sorun vardı; Şekerspor 2 farkla üstün olduğuna ve Bayburtspor berabere kaldığına göre her iki takım da "29 puan -3 averaj"da buluşuyordu; bu durumda da Şekerspor'dan sezon boyunca daha fazla gol atmış olan Bayburtspor ligte kalıyordu. Hemen bu ufak problem giderildi; Şekerspor son 2 dakikada yaptığı 2 akınla 2 gol buldu ve kendi evinde 1-3 yenildiği şampiyonluk adayı Kayserispor'u 0-4 yenerek ligte kaldı.

Küme düşen Bayburtspor, Kayseri'de oynanan maçta tuhaf şeyler olduğu duyumunu alınca Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ertesi bir iki gün içinde Kayserispor Başkanı Mehmet Haymanalı, teknik direktör Candan Dumanlı, antrenör Gıyasi Tokoğlu,yöneticiler Ahmet Susal, Mehmet Kolay, Ahmet Çıtak ve futbolcular Rıdvan Çeçen, Şeref İncirmen ve Aslan savcılıkta ifade verdiler. Bir açıklama yapan başkan Haymanalı, "Yönetim kurulumuz maçtan sonra bir değerlendirme yapmış ve futbolcuları yenilgide kusurlu görerek 500'er bin lira ceza vermiştir. Kayserispor bu tip terbiyesizliklere girmez, Bayburtsporlu yöneticiler kendilerini haklı göstermek için topu bize atmıştır." açıklamasını yaptı. O yıllarda Gümüşhane'nin ilçesi olan Bayburt'ta ise kamuoyu ayaklanmıştı. Anavatan Partisi Gümüşhane Milletvekili Akif Kocaman, "Futbol Federasyonu'ndan Bayburtspor'un uğradığı bu haksızlığı gidermesini bekliyoruz, Kayserisporlu yöneticiler bile maçta şike olduğu görüşünde." derken Bayburtspor kulüp başkanı Zeki Kutur "Bayburtspor'a çok emek verdik, takımımız göz göre göre küme düşürüldü. Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakalnlığı'nın, Genel Müdürlüğün ve Futbol Federasyonu'nun duruma el koyması lazım" diyerek tepkisini ortaya koyuyordu. 13 Haziran 1987 tarihli Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir habere göre Bayburt'a 38 plakalı araçların sokulmadığı, Kayseri menşeili markaların ürünlerinin Bayburt'ta sattırılmadığı anlaşılıyor; aynı kupüre göre Zeki Kutur "Biz şerefli Kayseri esnafından, tüccarından kendi olaylarına eğilmesini ve şikeyi kendilerinin saptamasını bekliyoruz." diyordu.

13 Haziran 1987'de toplanan Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulunun gündemi kabarıktı : 1. Lig'te oynanan ve şike ihbarı yapılan Zonguldakspor - Boluspor maçı, 2. Lig'te oynanan ve aşırı taşkınlıkların yaşandığı Konyaspor - Tarsus İdman Yurdu maçı [http://altligler.blogspot.com/2012/04/tarihten-24-mayis-1987-konyaspor-tarsus.html ], 3. Lig'te oynanan ve yarıda kalan Ünyespor - Sivas Demirspor maçı ve tabii ki Kayserispor - Şekerspor maçı... TFF, Zonguldakspor - Boluspor ve Kayserispor - Şekerspor maçları dışındaki konularda kararını verdi; bu maçlarla ilgili olaraksa Şike Tahkik Kurulu'nun beklenmesine karar verdi. Tahkik Kurulu'nun raporu geciktikçe işler karıştı; bu iki maç yüzünden koca bir sezonun sonuçları tescil edilemez hale geldi.

11 Temmuz 1987'de 1987-1988 futbol sezonu için Birinci Lig, İkinci Lig ve Üçüncü Lig statüleri Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre Kayserispor ve Şekerspor 2. Lig A Grubu'nda; Bayburtspor'sa 3. Lig 1. Grup'ta yer alıyordu. Ardından Türkiye Futbol Federasyonu, Şike Tahkik Kurulu'nun verdiği rapor doğrultusunda 'şikenin ispatlanamadığına' hükmetti. Bayburtspor, TFF aleyhine yürütmeyi durdurma talebini de içeren dilekçesini İdare Mahkemesi'ne verdi.

Bayburtspor'un beklediği müjdeli haber, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nden 29 Temmuz 1987'de geldi. Mahkeme, Bayburtspor'un başvurusu üzerine dosyayı incelemiş ve Şike Tahkik Kurulu'nun 5 kişiden oluşması gerekirken 1 kişiden oluştuğunu göz önünde bulundurup yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Federasyon'da ise tam bir şaşkınlık hali vardı. Yürütmeyi durdurma kararını uygulamak zorunda olduklarına göre; Bayburtspor'u yeniden 2. Lig'e almaları şikenin varlığının teyidi anlamına gelmez miydi? Gelirse, bu durumda şikeyi yapan Kayserispor ve Şekerspor'un 3. Lig'e düşürülmeleri gerekmez miydi? Acaba Bayburtspor'u almamak için başka bir yol bulunabilir miydi? Bir ara Şike Tahkik Kurulu'nun ilk kararda direnecek 5 kişiyle yeniden oluşturulup kararın aynen yeniden tasdiki düşünülse de vazgeçildi. Zira artık iş mahkemeye taşınmış; mahkemeden "şike var" kararı gelmesi halinde ortaya saçılacak rezillik göze alınamamıştı. 12 Ağustos 1987'de TFF kararını açıkladı : Bayburtspor, şartlı olarak 2. Lig'e alındı. Eğer Mahkeme, davayı esastan redderse Bayburtspor o zaman 3. Lig'e düşürülecekti.

Mahkemenin Bayburtspor'u 2. Lig'te tutma kararı Bayburt'ta bayram sevinci yarattı. Bayburtlular, sabahlara kadar kararı kutlarken kulübün yeni başkanı Ali Rıza Aydoğdu "Biz hazırlıklarımızı Federasyon'un kararı doğrultusunda 3. Lig için yaptık ve hiçbir ciddi transfer girişiminde bulunmadık. Transfer döneminde 15-20 milyon liraya alabileceğimiz futbolcuları şimdi o paraya ancak kiralayabileceğiz. Toplamda zararımız 200 milyon lira civarında olmuştur." diyordu.

"Türk futbolunun mahkeme kapılarında süründüğü yıllar.." denir ya hani hep; işte o yılların babası 1987'dir :

a) Kayserispor - Şekerspor maçının tescili üzerine Bayburtspor,
b) Zonguldakspor - Boluspor maçının tescili üzerine Kocaelispor,
c) Konyaspor - Tarsus İdman Yurdu maçının ardından sahası 1 yıl kapatılan Konyaspor,
d) Ünyespor - Sivas Demirspor maçının tescili üzerine Ünyespor,

idari yargıya başvurmuştu. Bu kulüplerin mahkemelerden aldıkları olumlu neticeler üzerine :

1. Bayburtspor'la birlikte küme düşen Reyhanlıspor ve Osmaniyespor yeniden 2. Lig'e alınmak için,
2. Şike yaptığı söylenen Zonguldakspor ve Boluspor'un küme düşürülmemesi üzerine Antalyaspor,
3. Hakkında şike nedeniyle düşme kararı verilen İçel Amatör Küme takımı Erdemlispor,
4. Haklarında şike nedeniyle küme düşme kararı verilen Bolu Amatör Küme takımları Çilimlispor, Burhaniyespor ve Beyköyspor;

da mahkemeye başvurdu.

6 Eylül 1987'de düzenlenecek referandumla 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yürürlüğe konan 1982 Anayasası'yla haklarında siyaset yasağı getirilen siyasetçilerin yasakların kalkıp kalkmaması belirlenecekti. İktidardaki Anavatan Partisi de tüm ağırlığını 'yasakların kalkmaması' doğrultusunda koymuş; il il miting düzenleyerek değişikliğe "hayır" oyu verilmesi propagandası yapıyordu. Böyle bir atmosferde herhangi bir ilin takımının küme düşürülmesi hiç de istenmedik sonuçlara yol açabilirdi. Çözüm bulundu; düşenler geri alınacak ama kimse şikeden dolayı küme düşürülmeyecekti. Yürütmeyi durdurma kararının ardından mahkemenin davayı esastan da inceleyip kabul etmesine rağmen, ne Şekerspor ne de Kayserispor bir yaptırıma uğradı; hiçbir şey olmamış gibi liglere devam edildi...

Sonra ne mi oldu?

Bayburtspor : Lige hiçbir hazırlık yapamadan katılan Bayburtspor sonuncu olarak 3. Lig'e düştü. Bir daha da 2. Lig yüzü göremedi.

Kayserispor : Her sene şampiyonluk kovalayan ekip 1987-1988 sezonunu 7. sırada tamamladı. 1988-1989 sezonunda ise sonuncu olup 3. Lig'e düşen Kayserispor oldu. Bu, kulüp tarihinin ilk ve tek 3. Lig'e düşüşüdür.

Şekerspor : Onlar 5 sene dayandılar. 1991-1992'ye gelindiğinde sonuncu olup 3. Lig'e düşme sırası onlardaydı.

BİR KUPÜR : LÜLEBURGAZSPOR AVRAM'I ALDI (1967)

Bir zamanlar Türkiyeli Rumlar da vardı yeşil sahalarımızda; Türkiyeli Ermeniler gibi, Türkiyeli Yahudiler gibi... 1967'de Adaletspor ve Yeşilovaspor'un birleşmesiyle oluşan Lüleburgazspor da yeni kurulan 3. Lig'te güçlü bir kadro kurmak istiyor ve Beyoğluspor'un orta saha oyuncusu Avram Papanastasiu'yu renklerine bağlıyor. 2 Ağustos 1967, Milliyet...


YETENEK AVCISI : OZAN PAPAKER (ÇAYKUR RİZESPOR)

Blogtaki bu köşemde ilk kez henüz profesyonel sözleşme imzalamamış; 16 yaşındaki bir futbolcuyu ağırlıyorum. Yazıyı okuyunca neden bu köşeye şimdiden girmeye hak kazandığına siz de ikna olacaksınız.


10 Temmuz 1996, Çaykur Rizespor'un 'Yeni Hakan Şükür'ünün' doğum tarihi. Futbola 2007'de Rize Belediyespor'da başlamış; ertesi sezon burada gösterdiği performansla Rize'nin Bank Asya 1. Lig'teki temsilcisi Çaykur Rizespor'un yetenek avcılarınca keşfedilip kulübe kazandırılmış.

İlk kez 24 Ekim 2009'da Çaykur Rizespor'un Trabzonspor'la oynadığı Coca-Cola Akademi U14 Ligi maçında resmi olarak sahaya çıkar Ozan. Buradaki oyunuyla göz dolduran genç futbolcu, o sezon toplamda 20 kez U14 Ligi Karadeniz Grubu maçlarında yer alır ve tam 24 gol kaydeder (Her ne kadar bazı internet sitelerinde çıktığı her maçta gol attığı gibi abartılı bir bilgi yer alsa da bu sezon golle tamamladığı maç sayısı 11'dir. 3 maçta hat-trick yapıp bir maçta da tam 5 gol bulmuştur). Ancak Coca Cola Akdemi U14 play-off'unda katılan Çaykur Rizespor, çıktığı 4 maçta da gol atamayarak (3 mağlubiyet, 1 beraberlik) elenir.

2010-2011 sezonuna Coca-Cola Akademi U15 Ligi'nde başlar Ozan Papaker. Burada da 18 maça çıkar ve tam 29 gol bulur. Bu sezon gol bulamadığı maç sayısı 6 iken bir maçta 6, iki maçta 4'er, iki maçta da 3'er gol bulmuştur. Çaykur Rizespor'un U14 ve U15 Akademi Takımları Teknik Sorumlusu Mustafa Kalafatoğlu'nun özel izniyle bir kez Akademi U16 Ligi maçında forma giyer; orada da Samsunspor'a golünü atıp Çaykur Rizespor'un 3 puan almasını sağlar.

2011-2012 sezonu bu genç gol makinası için 3 ayrı lige bölündü. 17 kez forma giydiği Akademi U16 Ligi maçlarında - 3'ü aynı maçta olmak üzere - 17 gol atan Ozan, U16 Türkiye Finalleri'nde de Eskişehirspor ve Fenerbahçe maçları oynadı ve Fenerbahçe maçında bir gol attı. Sezona aslında Akademi U17 Ligi'nde başlayıp 3 maça çıkmıştı ancak orada gol kaydına muvaffak olamadı. Ozan, 2 kez de U18 Ligi maçında yer aldı ki, orada da golü yok.

Kariyerinde çıktığı 67 maçta 72 gol atmak gibi inanılmaz bir istatistik ortaya koyan Ozan Papaker, 1.83 boyunda (yaşının 16 olduğu düşünüldüğünde boyunun bir miktar daha uzayacağı düşünülebilir). Güçlü fiziği, sürekli golü düşünen oyun yapısı ve kafa vuruşlarıyla yıllardır futbolumuzda eksikliği hissedilen hava toplarına hakim forvet eksikliğine de ilaç olabilir.  Süper Lig'teki pek çok kulübün de şimdiden transfer listesine girdiği söylenen Ozan Papaker, yarın Gürcistan'la oynayacağı maçla Azerbaycan'daki Hazar Denizi Kupası'na başlayacak olan 16 Yaş Altı Milli Takım kadrosuna da ilk kez çağrıldı.

Bu sezon forvet hattını Ousman Jallow ve Severin Brice Bikoko gibi iki kaliteli oyuncuyla kuran Çaykur Rizespor'da şans bulabilecek mi bilinmez ama ismini ileride çok daha sık duyuracağı muhakkak. Siz de şimdiden bu ismi bir yerlere not ederseniz, iyi edersiniz.

29 Mayıs 2012 Salı

Fethiyespor finalde !

2. Lig play-off'unda Adana Demirspor'dan sonra 2. finalist de penaltı atışlarıyla belli oldu ve Bozüyükspor'u safdışı bırakan Fethiyespor finale kaldı. Böylelikle 2011-2012 sezonu 2. Lig play-off finaline Kırmızı Grup'un iki takımı kalmış oldu.

Yarı final maçlarını birer frikik golüyle geçen iki takımın mücadelesine, neredeyse 1-0 önde başladı Fethiyespor. Duran topların usta futbolcusu Onur Okan'ın sol kanattan kullandığı serbest vuruşa kafayla dokunan Samed Kartal, takımını 1-0 öne geçirdi. 37. dakikada Deniz Pıtır'ın savunmanın arkasına kaçırdığı Samed Kartal'ın vuruşu kaleci Oğuzhan Doğar'dan dönünce; Samed kendisinin ve takımının 2. golünü atma fırsatını kaçırmış oldu. 39. dakikada ise, sağ kanattan çizgiye inen Salim Coğuplugil'in ortasında, kendisine yalnızca topu boş kaleye itmek kalan Abdullah Apak farkı 2'ye çıkardı.

İlk yarıda oyun kurmada ve pozisyon üretmede kısır bir görüntü veren Bozüyükspor, ikinci yarıda oyunu dengeledi ve daha sık Fethiyespor kalesine gitmeye başladı. 62. dakikada sağ kanattan Atahan Menekşe'nin yerden yaptığı orta, Furkan Aydın'ı penaltı noktası üzerinde topla buluşturdu. Sezon başında Fenerbahçe'den kiralanan ve daha 3 dakika önce oyuna giren Furkan Aydın, şık bir çalımla kaleciyle karşı karşıya geldi ve topu Emin Sarı'nın hemen yanından filelere gönderdi. 69. dakikada ilk golün asistini veren Atahan Menekşe yeniden sahneye çıktı ve cezasının önünden kazanılan serbest vuruşu yerden çok sert bir şekilde barajın ortasından geçirerek ağlarla buluşturdu. Atahan, çeyrek final maçında Kızılcahamamspor'u eleyen frikik golünün de sahibiydi. Bu dakikadan sonra daha çok gol girişiminde bulunan taraf Fethiyespor'du ancak bu çabalar sonuç vermeyince maçın normal süresi 2-2 sona erdi.

Uzatma dakikalarının iki kırılma anında da Bozüyükspor akındaydı. İlk devrede Bozüyüksporlu Ahmet Kuru'yla Fethiyesporlu Sabri Gümüşsoy'un mücadelesinde Ahmet'in yerde kalmasıyla gözler hakeme çevrildi ancak Hüseyin Sabancı devam kararı verdi. İkinci devredeyse Bozüyüksporlu Ferit Erişçi'nin uzaktan çektiği sert şut, kaleci Emin Sarı'dan kornere gitti. İki taraf da gol bulamayınca maç penaltılara kaldı.

4. atışlara kadar iki takım da penaltı kaçırmadı. Ancak Fethiyespor'un 4. penaltısını kullanan Serkan Koç'un vuruşunu kaleci Oğuzhan Doğar çelince avantaj Bozüyükspor'a geçti. Ancak Bozüyükspor'da Muhammed Bayır kaleci Emin Sarı'nın üstüne vurunca eşitlik bozulmadı. Fethiyespor'un son penaltısını kullanan Deniz Pıtır gol yaparken maçın yıldızı Atahan Demir'in şutunu Emin Sarı çok şık bir biçimde kurtarınca Fethiyespor, finale çıkan 2. takım oldu.

Adana Demirspor'la Fethiyespor arasında Denizli'de 31 Mayıs perşembe günü 19.00'da oynanacak olan 2. Lig play-off final maçıyla Bank Asya 1. Lig'e çıkacak 3. takım da belli olacak ve profesyonel liglerimizde 2011-2012 sezonu tamamlanmış olacak

1. LİG'İN YENİ TAKIMLARINI TANIYALIM 1 : 1461 TRABZON

1461 Trabzon'un nüvesini oluşturan ve 1998'de dönemin Trabzon Belediye Meclis üyesi Gümüşhaneli işadamı Aydın Pişiren'in girişimleriyle kurulan Değirmendere Spor Kulübü aslında bir mahalle takımı; Trabzon'un Değirmendere Mahellesi'ni temsil etmek amacıyla kurulmuş. Renkleri, Trabzonspor'un renkleri olan Bordo-Mavi'nin yanına Beyaz'ın da eklenmesiyle şekillenmiş. Mücadelesine Trabzon 2. Amatör Küme'de başlayan Değirmenderespor, şampiyonluk mücadelesi verdiği 2004-2005 sezonunda 1. Amatör Küme'yi 2. sırada bitirip 3. Lig'e terfi maçları oynama hakkı kazanmış. Rize'de oynanan maçlar sonucunda Doğu Karadeniz grubunda Akçaabat Söğütlü Belediyespor, Kelkit Hürriyetspor, Sökenspor, Erzurum Köy Hizmetlerispor, Erzincan Polisgücü ve Bayburt Kurtuluşspor'un arasından sıyrılan Değirmenderespor, Kayseri 2. tur ilk maçında Mersin Telekomspor'u devirmiş ve Ostimspor'la final oynama hakkı elde etmiş. 22 Mayıs 2005'teki final maçında Ostimspor'u 1-0 yenerek 3. Lig'e yükselmiş Bordo-Mavi-Beyazlılar.

Profesyonel liglerdeki ilk senesini 3. Lig 2. Grup'ta geçiren Değirmenderespor, 9. sırada ligi bitirerek lige tutunmuş. 2006-2007 sezonunda 3. Lig'ten 2. Lig'e terfi için play-off sistemi getirilmiş; gruplarında ilk 2'ye giren takımlar direkt olarak yükselirken 3. ve 4. sıradakiler için play-off maçları konmuş. Grubunu 4. tamamlayan Değirmenderespor da play-off ilk maçında 3. Grup'u 4. tamamlayan Bursa Merinosspor'un rakibi olmuş. Ankara'da oynanan maçı 2-1 kazanmış ve finalde 3. Grup 3.'sü Göztepe'nin rakibi olmuş. Normal süresi ve uzatmaları 1-1 biten maçın penaltılarında 4-3 üstünlük sağlamış ve 3. Lig'teki 2. sezonunda 2. Lig vizesi almış. Değirmenderespor'a 2. Lig'i getiren son penaltıyı şimdilerde Trabzonspor'da oynayan Mustafa Yumlu'nun kullandığını, takımın kadrosunda Konyasporlu Can Parlayan'ın da bulunduğunu belirtelim...

2007-2008 sezonunda 2. Lig B Kategorisi 4.Grup'ta yer alan Değirmenderespor, klasman grubunda zorlanarak 10 takımlı grubu 8. bitirmiş ancak klasman grubunda toparlanarak 8 takımlı grubu 4. olarak tamamlamış. 2008-2009 sezonunun başında kulüp tarihinde çok önemli bir değişiklik yaşanmış ve kulüp, 24 Haziran 2008'de Trabzonspor'a pilot takım olma amacıyla devredilmiş. 4 gün sonra da ismi Trabzon Karadenizspor olarak değişmiş. Bu tarihten sonra da 2. Lig'te mücadele eden Trabzon Karadenizspor, Trabzonspor'da ilerideki yıllarda oynatılması düşünülen futbolcuların yetiştirilmesi amacıyla gönderildiği bir kulüp olmuş. Takımın başına da bir dönem Trabzonspor'un da teknik direktörlüğünü yapan İhsan Gündüz Derelioğlu getirilmiş. Sezonun ortasında, 14 Ocak 2009'da toplanan genel kurulda kulübün ismi bu kez 1461 Trabzon olarak değiştirilmiş. O sezonu da 4. Grup'ta geçiren 1461 Trabzon, kademe grubunda 4., klasman grubunda 1. olarak play-off'a katılma hakkı kazanmış. Böylelikle 4 sene önce 3. Lig'e yükselme play-off'u oynayan 1461 Trabzon, 1. Lig bileti için 1. Grup'u 1. bitiren Çanakkale Dardanelspor'un rakibi olmuş ancak rakibine 2-0 yenilerek elenmiş. 2009-2010 sezonuna girerken takımın teknik direktörlüğüne Trabzonspor PAF Takım teknik direktörü Ahmet Özen getirilmiş. 3. Grup'ta kademeyi 5. bitirebilen 1461 Trabzon; Etimesgut Şekerspor ve Tokatspor'un Yükselme Grubu'na ayrılmasıyla rahatlamış ve klasmanı 1. olarak tamamlamış. Böylelikle 2. kez üst üste Bank Asya 1. Lig play-off'una katılmış. Play-off'ta grupta geçildiği, Yükselme Grubu'nu 6. tamamlayan Çorumspor'la karşılaşmış ve 1-1 biten maç sonunda penaltılarla elemiş. İkinci turda ise 1. Grup'tan gelen Tavşanlı Linyitspor'a 1-0 yenilerek yine elenmiş. 2010-2011 sezonunda 2. Lig Kırmızı Grup'ta yer alan 1461 Trabzon, sezona yine Ahmet Özen'le başlamış ancak gelen başarısız sonuçlar nedeniyle hocayla yollar ayrılıp İlyas Akçay göreve getirilmiş. Akçay'la da beklenen başarı elde edilemeyince Trabzonspor U18 Teknik direktörü Zafer Hızarcı'yla anlaşılmış. Hızarcı da 3 maçta 2 beraberlik, 1 mağlubiyet alınca takımın balına bu kez yine Trabzonspor altyapı hocalarından Cemil Lütfi Canalioğlu getirilmiş. 16.'nın da küme düştüğü 18 takımlı grupta son 4 haftaya 29 puanla 17. sırada girmiş 1461 Trabzon. Ancak son 4 maçtan 10 puan çıkartarak küme düşen Tarsus İdman Yurdu'nun 1 puan önünde ligten düşmekten kurtulmuş. Özellikle son iki haftada rakipleriyle oynayan Bordo-Mavi-Beyazlılar, Tarsus İdman Yurdu'nu 3-0 yenerek düşme hattına itmiş; son haftada da puan kaybetse ligten düşeceği maçta Türk Telekomspor'u 90. dakikada Taha Balcı'nın golüyle 0-1 yenip ligte kalmayı başarmış. (Bu maçı ve aynı hafta oynanan Tarsus İdman Yurdu - Elazığspor maçını ayrı bir yazıda ele alacağım)

Bir önceki sezon ligten düşmekten son dakika golüyle kurtulan 1461 Trabzon, sezon başında Tavşanlı Linyitspor'u 2. Lig'ten 1. Lig'e çıkartıp orada da play-off'a sokan Mustafa Reşit Akçay getirildi. Tranferde yine Trabzon kulüplerine yönelindi ve mütevazı bir kadro kuruldu. Ofsporlu Ergin Kaynak ve Araklısporlu Yusuf Erdoğan; Trabzon'un profesyonel kulüplerinden transfer edilen oyuncularken amatör Trabzon Telekomspor'dan Enes Erdal İç de takıma dahil edildi. Ayrıca Çorumspor'dan Trabzonspor altyapı kökenli Abdullah Karmil, Şanlıurfaspor'dan Trabzonlu İbrahim Parlayan, Eyüpspor'dan Fatih Öztürk, Tarsus İdman Yurdu'dan Aytaç Ak, İskenderun Demir Çelikspor'dan Özcan Dağ ve Diyarbakırspor'dan Mehmet Sıddık İstemi bonservisleriyle; bir önceki sezon da kiralanan Trabzonsporlu Göksu Alhas, Mert Ege Özören, Rasimcan Değirmenci ve Hasan Ahmet Sari yeniden kiralık; geçen sezon devre arasında Trabzonspor'a verilen Zeki Yavru'yla Sefa Akın Başıbüyük ve Mücahit Atalay Trabzonspor'dan ilk kez kiralık olarak takıma kazandırıldı. Sezon başında 22 yaş ortalamasıyla 1461 Trabzon, ligin en genç kadrolarından birine shaipti.

İlk 2 haftaya Kırklarelispor ve Alanyaspor mağlubiyetleriyle başlayan 1461 Trabzon'un sezon sonunda şampiyon olarak Bank Asya 1. Lig'e çıkacağını söyleseniz deli muamelesi görürdünüz muhtemelen. Öyle ya; grupta Bandırmaspor, Adana Demirspor, Kızılcahamamspor, Körfez Futbol Kulübü gibi hem ekonomik hem de kadro olarak güçlü takımlar vardı; ayrıca 1461 Trabzon'un kadrosu yeterli tecrübeye sahip değildi. Grubun güçlü takımlarından Fethiyespor deplasmanında beraberlik koparan ekip, evinde Beypazarı Şekerspor'u 4-1 yenerek sezonun ilk galibiyeti aldı. Ardından gelen Denizli Belediyespor mağlubiyeti, Sarıyer galibiyetinin ardından 12. sıraya yerleştirdi 1461 Trabzon'u. 8. haftada Adana Demirspor deplasmanından alınan 1-0 mağlubiyet takımı 13. sıraya düşürdü. Ancak bu haftadan sonra Mustafa Reşit Akçat mucizesi kendini göstermeye başladı ve takım, sezon sonuna kadar bir daha yenilmedi (evindeki ilk maçında aldığı Alanyaspor mağlubiyeti de evinde aldığı tek mağlubiyet olarak kaldı). İlk yarının son 9 maçında 19 puan çıkararak muhteşem bir çıkış yakaladı Mavi-Bordo-Beyazlılar ve yarıyı 3. olarak kapattılar.

Devre arasında Ziya Şakar, Altay'a; Taha Balcı, Kahramanmaraşspor'a transfer olurken Rasimcan Değirmenci, Hasan Ahmet Sari ve Mert Ege Özören'in kiralık sözleşmeleri feshedildi. Ayrıca Savaş Yıldızhan, Aydınspor 1923'e, Enes Erdal İç, Trabzonspor'a kiralandı. Giden oyuncuların yerine Adana Demirspor'dan Trabzonspor altyapı kökenli Kadir Keleş ve Körfez Futbol Kulübü'nden Yunus İlgen transfer edildi; Göztepe'den Samet Albayrak ve Trabzonspor'dan Murat Tosun kiralık olarak takıma katıldı.

İlk yarının son 2 maçını beraberlikle kapatan 1461 Trabzon, ikinci yarının ilk iki maçında da beraberlik aldı ve 5. sıraya düştü ancak lider Bandırmaspor'un da 2 mağlubiyet almasıyla zirve yarışından kopmamış oldu. 20. haftayı bay geçerek 6. sıraya düşen 1461 Trabzon, 21. haftada evinde şampiyonluk adaylarından 2. sıradaki Fethiyespor'u 2-1 yenerek yeniden 5. sıraya yükseldi. Sonraki maçında 4 maçında aldığı 10 puan, zirvedeki takımların üst üste puan kayıplarıyla 1461 Trabzon'u lider Bandırmaspor'un 1 puan ardında 3. sıraya taşıdı. Sonraki 3 haftada kaybedilen 4 puan, takımı 2. sırada olmasına rağmen Bandırmaspor'la olan puan farkını 3'e çıkardı. Bandırmaspor'un Kırklarelispor deplasmanında 2 puan bıraktığı haftada Altınordu'yu 3-2 ile geçen 1461 Trabzon; ligten çekilen Mardinspor maçından gelen hükmen 3 puan, 31. haftada grubun final maçı niteliğindeki Bandırmaspor maçına kendi evinde çıktı. Tekmelerin havada uçuştuğu ve kaleci Fatih Öztürk'ün harika bir performans sergilediği maçın 8. dakikasında gelen golle Bandırmaspor'u devirip Fethiyespor ve Bandırmaspor'un 2'şer puan önünde liderlik koltuğuna oturdu 1461 Trabzon, ligin bitimine 3 hafta kala. 1461 Trabzon'un Eyüpspor deplasmanından 0-3 galibiyetle dönüp Bandırmaspor da Fethiyespor'u 4-1 yenince yarışta yalnızca 1461'le Bandırmaspor kaldı. 33. haftada ligte tutunmak için kazanmak zorunda olan Beypazarı Şekerspor, Bandırmaspor'u 3-0'la geçip 1461 Trabzon, ligin en güçlü ekiplerinden Kızılcahamamspor'u 5-2 yenince şampiyonluk turu geldi. Çok büyük bir kısmı Trabzonspor altyapısından gelen, çoğunun 2. Lig tecrübesi bile bulunmayan bu genç kadro transfere büyük bütçeler ayıran pek çok Kırmızı Grup ekibinin önünde sezonu şampiyon tamamlayarak Bank Asya 1. Lig'in kapılarını açtı.

1461 Trabzon'un kulüp başkanlığını Trabzonspor başkanı Sadri Şener'le de yakın ilişkileri olan Trabzonlu olan Suat Şen yapıyor.

                                                                 KADRO

Bu sezon takımın bütün maçlarında kaleyi koruyan 1986 doğumlu Fatih Öztürk, 22 yaşında Eyüpspor'da profesyonel olmuş ve 2010-2011 sezonuna kadar hiçbir profesyonel maçta görev almamış. Geçtiğimiz sezonsa 3. Lig ekibi Gölcükspor'a kiralanmış; play-off'u 3 puanla kaçıran Gölcükspor'da tecrübe kazanıp 1461 Trabzon'a transfer olmuş bir futbolcu. Yedek kaleci Ergin Kaynak'sa kulübün isminin Değirmenderespor olduğu günlerde 3. Lig kadrosunda yer almış tecrübeli bir isim. 1977 doğumlu kaleci bu sezon resmi bir maçta forma giymedi. Trabzonspor'dan kiralanan 1991 doğumlu diğer kaleci Mücahit Atalay da bu sezon forma giymedi.

1461 Trabzon'da bu sezon savunmanın belkemiği, Trabzonspor altyapısından yetişip 2008-2009 ve 2009-2010 sezonlarında kulübe kiralanan, geçtiğimiz sezonuysa Çorumspor'da geçiren, 5'i Ümit Milli Takım olmak üzere 19 kez alt yaş kategorilerinde milli formayı giyen 1988 doğumlu stoper Abdullah Karmil'di. Abdullah, 28 kez oynayıp 3 gol kaydetti. 2009-2010 sezonunda Trabzonspor altyapısından kulübe kazandırılan 1990 doğumlu stoper Mustafa Akbaş da bu sezon takımın en önemli isimlerindendi. 26 maçta forma giyen Mustafa; savunmanın göbeğinin yanısıra sağ bek ve sol bek olarak da oynayabiliyor. Kariyerinde Sakaryaspor, Malatyaspor, Sivasspor gibi takımlar da bulunan 1985 doğumlu Aytaç Ak, genç kadronun en tecrübeli isimlerinden. 29 kez Süper Lig maçlarında görev almış olan Aytaç, bu sezon 23 maçta görev aldı ve o da Mustafa gibi 2 gol attı. Çorumspor'a yetişip sezon başında Trabzonspor'a transfer olan ve bu kulüpten kiralanan 1993 doğumlu Sefa Akın Başıbüyük'ten camia çok şeyler bekliyor. Sefa, sol bek mevkiinde 19 kez şans buldu. Trabzonspor altyapı kökenli olan ve takımdaki 3. sezonunu geçiren 1990 doğumlu stoper Mehmet Kuruoğlu da 10'u ilk 11 olmak üzere 19 maçta forma giydi. Yine Trabzonspor altyapı kökenli olup kulüpte 3. sezonunu geçiren 1990 doğumlu sol bek Yasin Sarı da 8 kez forma şansı bulabildi. Mehmet gibi Trabzonspor altyapısından yetişen ve kulüpteki 3. sezonunu geçiren 1990 doğumlu stoper Ferhat Aydin, bu sezon yalnızca 3-0 kazandıkları Adıyamanspor maçının son 2 dakikasında oynadı.

Geçtiğimiz sezon ortasında Trabzonspor'a verilen ve bu sezonu Trabzonspor'dan kiralık olarak geçiren 1991 doğumlu orta saha oyuncusu Zeki Yavru, bu sezon 25'i ilk 11 olmak üzere 27 kez forma giydi. Geçtiğimiz yıl Trabzonspor altyapısından alınıp profesyonel yapılan diğer orta saha oyuncusu 1991 doğumlu Abdülkadir Özdemir de 27 maçta oynadı. Sezon başında Araklıspor'dan gelen 1992 doğumlu orta saha oyuncusu Yusuf Erdoğan, 2. Lig'teki bu ilk sezonunda 24 maçta görev alıp 4 de gol bularak takımına önemli katkıda bulundu. 7 gol atarak skorer özelliğini de gösteren Zeki kimi maçlarda sağ bek de oynadı; 3 de kırmızı kart gören Zeki aynı zamanda takımın en hırçın oyuncusu. Sol kanatta görev yapan 1991 doğumlu Diyarbakırspor kökenli Mehmet Sıddık İstemi, 15 kez oyuna başladı, 10 kez de sonradan girdi. Devre arasında Adana Demirspor'dan gelen 1988 doğumlu Kadir Keleş, hem sol bekte hem de sol kanatta görev yapabilen bir futbolcu. Kadir 10'u ilk 11 olmak üzere çıktığı 15 maçta 3 gol buldu. Takımın Trabzonspor dışındaki bir kulüpten kiraladığı tek futbolcu olan 1984lü Samet Albayrak'sa sağ kanat, forvet arkası ve forvet olarak oynayabiliyor. Devre arasında takıma katılan Samet, 3'ü ilk 11 olmak üzere 10 kez forma bulduğu 1461 Trabzon'da 1 kez gol buldu. Sezon başında geçirdiği sakatlık nedeniyle Körfez Futbol Kulübü'nde forma şansı bulamayan ve devre arasında takıma katılan hücuma dönük orta saha oyuncusu 1990 doğumlu Yunus İlgen ise bu sezon yalnızca 2 maçta sonradan oyuna girip 4 dakika sahada kaldı.

1978 doğumlu forvet İbrahim Parlayan 15'i ilk 11 olmak üzere 23 maçta forma giymesine rağmen yalnızca 1 gol bulabildi. 1983 doğumlu Özcan Dağ da forvette görev yapıyor ve bu sezon 18'i ilk 11 olmak üzere 22 kez oynayıp 3 gol attı. İleri ikilinin direkt oyuncusu Hasan Ahmet Sari'nin kiralık sözleşmesinin feshedilip Giresunspor'a kiralanmasıyla Trabzonspor'dan kiralanan Murat Tosun takımın kurtarıcısı oldu. 11 kez ilk 11'de görev alan 1984 doğumlu tecrübeli futbolcu 8 gol kaydetti.

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Kasımpaşa yeniden !

Kasımpaşa, 2010-2011 sezonunda düştüğü Süper Lig'e geri döndü...

Play-off yarı finalinde Çaykur Rizespor'u her iki maçta da yenen Adanaspor, pek çoklarının favorisiydi. Sezonun ilk yarısında vasat bir sezon geçirmişler ancak ligin son haftalarında çok iyi bir ivme yakalayarak play-off hakkı elde etmişlerdi. Saha sonuçlarının yanısıra takımın ortaya koydukları futbolla ve taraftarlarının yıllardır özlemini çektiği şampiyonluk için son günlerde girdiği atmosferle de 4 takım içerisinde Süper Lig'e en yakın takım oldukları düşünülebilirdi. Öbür tarafta ise transfer yasağı yüzünden yaralı başladığı sezonda beklenenin üstünde bir performans gösteren Konyaspor'u iki maçta sürklase ederek geçen tecrübeli Kasımpaşa vardı. Kağıt üzerinde Bank Asya 1. Lig'in en güçlü kadrosuna sahip olan Kasımpaşa, geçtiğimiz hafta içinde Turgay Ciner, Mübarız Mansurov, İhsan Kalkavan gibi isimleri de yönetimine alıp Avrupa'yı hedefleyen bir oluşuma girmişti.



Adanaspor'da muhtemelen Süper Lig'e çıkamamanın ihalesi Barbaros Barut'a kalacak. Karşılaşmanın 22. dakikasında Kasımpaşa'nın sol taraftan yaptığı akında Adnan Güngör'ün Gökhan Güleç'e yaptığı faulün ardından yedi sekiz Adanasporlu futbolcunun hakem Fırat Aydınus'a neden bu denli itiraz ettikleri bile anlaşılmazken Barbaros Barut'un Fırat Aydınus'a sarf ettiği söz oyundan atılmasına neden oldu. Böylelikle Adanaspor, kendisi için hayati önemdeki maçın normal süresinin bitimine 68 dakika varken 10 kişi oynamak zorunda kaldı.





Barbaros Barut'un atılmasıyla Adanaspor oyun kurmakta zorlandı ve oyunun hakimiyeti Kasımpaşa'nın eline geçti. 37. dakikada sol taraftan gelişen Kasımpaşa atağında Adanaspor savunmasının topu çıkaramaması ve gelişen karambolde topu önünde bulunan Gökhan Güleç'in topu boş kaleye göndermesiyle Kasımpaşa, oyun üstünlüğünü skor üstünlüğüne de taşıdı. 40. dakikada Adanaspor, maçın ilk oyuncu değişikliğini yaptı. O ana kadar pek bir varlık gösteremeyen forvet Yaser Yıldız oyundan alındı, orta saha oyuncusu Rahman Oğuz Kobya oyuna girdi. Kalan dakikalarda başka gol gelmeyince soyunma odasına Kasımpaşa 1-0 önde girdi.



Adanaspor ikinci yarıya da oyuncu değişikliğiyle girdi. Talha Mayhoş'un yerine genç yetenek Okan Salmaz girdi. Ancak Okan da oyunda kaldığı süre boyuna durağan temposuyla herhangi katkı sağlayamadı. Adanaspor bir yandan 10 kişi kalmanın dezavantajıyla başa çıkmaya çalışırken bir taraftan da mecbur olduğu beraberlik golünü aramaya başladı. Beklenen golse, hiç beklenmedik bir ataktan hiç beklenmedik bir şekilde çıktı. 67. dakikada kullanılan frikikin barajdan dönmesi üzerine topu önünde bulan Rahman Oğuz Kobya'nın 30 metreden vurduğu şut sert de sayılmazdı, beklenmedik bir yere de gitmedi. Ancak Kasımpaşa kalecisi Tolga Özgen'in plonjon yerine tek yumruk tercihiyle yaptığı akıl almaz hata sonucu ağlarla buluştu ve maça denge geldi.



Gol arama sırası Kasımpaşa'daydı. 72. dakikada Ali Bilgin'in sol çizgiye kadar inip ortaladığı topu göğsüyle yumuşatıp şık bir vuruşla kaleye gönderen Adem Büyük, takımını yeniden öne geçirdi. Bu dakikadan sonra Adanaspor mutlak bir gol için rakip kaleye yüklenirken Kasımpaşa skoru koruma refleksiyle tempoyu düşürdü. 90. dakika geçilirken skor hala 2-1'di ve Kasımpaşa tribünleri şampiyonluk şarkılarına çoktan geçmişti.



Karşılaşmaya 4 dakika ilave etmişti Fırat Aydınus. Serges Mbilla'nın vuruşu Kasımpaşa kale çizgisini geçip maç uzatmalara kaldığı saniye, skorbord 3.49'u gösteriyordu. Son dakikalarda yüklenmesine rağmen beklediği golü bulamayan Adanaspor, artık can havliyle doldur boşalta geçmiş, Süper Lig şansı Allah'a havale edilmişti. Maçın son saniyelerinde kaleci Zülküf Özer'in doldurduğu top orta sahanın Kasımpaşa ceza sahasına bakan alanında yükseklik kazandı ve içeriye koşu yapan Serges Mbilla'nın önüne düştü. Hüseyin Yoğurtçu'nun yakın markajına rağmen kaleci Tolga Özgen'in kalesinden çıktığını gören Mbilla, harika bir aşırtma vuruşla maçı uzatmalara götüren golü kaydetti.



Uzatma dakikaları, her iki takımın da kontrolü elden bırakmak istemediği temkinli bir oyuna sahne oldu. Uzatmaların en önemli notu 102. dakikada topsuz alanda Serges Mbilla'ya sert bir faul yapan Hüseyin Yoğurtçu'nun kırmızı kart görmesi üzerine her iki takımın da maça 10 kişi devam etmesiydi. Ancak 117. dakikada sahneye çıkan Azar Karadaş, eşitliği bozup Kasımpaşa'ya Süper Lig yolunu açan golü getirdi. 83. dakikada oyuna giren Norveç kökenli forvet, önündeki 3 savunma oyuncusuna rağmen toğu iğne deliğinden geçirip Zülküf Özer'in uzanamayavağı noktaya gönderdi ve maç bu sonuçla sona erdi : 3-2.


Karşılaşmadan sonraysa artık her final maçında görmeye alışık olduğumuz manzaralar vardı : sökülüp sahaya atılan koltuklar, yabancı maddeler, biber gazı, cop...

                                                                     Notlar

* Kasımpaşa'nın Süper Lig'e çıkmasıyla Metin Diyadin de kariyeri açısından ilginç bir başarıya imza atmış oldu. Geçtiğimiz sezona Uğur Tütüneker'le başlayan Orduspor'un başına geçen Diyadin, Orduspor'u Süper Lig'e taşımıştı. Bu sezonsa sezona Uğur Tütüneker'le başlayan Kasımpaşa'da göreve gelip Kasımpaşa'yı Süper Lig'e taşıdı.

* Kasımpaşa da üst üste oynadığı 3 1. Lig play-off final maçını da Ankara'da oynadı ve üçünde de kazanıp Süper Lig'e çıktı.

* Kasımpaşa, hiçbir play-off finalini 90 dakikada kazanamadı. 2006-2007 sezonunda Altay'ı penaltılarla eleyen Kasımpaşa, 2008-2009 sezonunda Karşıyaka'yı uzatmalarda safdışı bırakmıştı.

* Adanaspor'un Bank Asya 1. Lig'te kalmasıyla; 2. Lig play-off'unda finale kalan ezeli rakibi Adana Demirspor'un önümüzdeki sezon Bank Asya 1. Lig'te karşılaşma ihtimali doğmuş oldu. Adana Demirspor final maçını 31 Mayıs Perşembe günü oynayacak. Bu iki takım en son 2007-2008 sezonunda 2. Lig'te karşı karşıya gelmişti.

* Adanaspor en son 2003-2004 sezonunda Süper Lig'te oynamıştı.


Adana Demirspor finalde !

Denizli'de oynanan ve Bank Asya 1. Ligi'ne yükselecek son takımı belirleyecek olan play-off karşılaşmalarında ilk yarı final dün akşam oynandı. Çeyrek finalde Bandırmaspor'u 2-1'le eleyen Bugsaşspor'la Balıkesirspor'u 1-0 yenen Adana Demirspor'un maçında her takım da gol pozisyonları bulsa da normal sürede ve uzatma dakikalarında gol sesi çıkmadı. Karşılaşmanın genelinde Adana Demirspor daha etkili oynayan taraftı ancak Bugsaşspor kalecisi Bekir Sevgi kalesinde geçit vermedi. Özellikle 44. dakikada Kerem Can Akyüz'ün uzaktan çektiği şutu ve 93. dakikada Raşit Sevindir'in kullandığı serbest vuruşu çelen Bekir Sevgi, maçın adamıydı.

Penaltı atışlarına geçildiğindeyse, bu kez Adana Demirspor kalecisi Şener Özcan maça damgasını vurdu. Penaltı vuruşlarında rakibinden sonra atış kullanan Adana Demirspor, iki kez üst üste kalecisi Şener Özcan penaltı kurtardıktan sonra penaltı kaçırdı. 10'ar penaltı kullanıldığında skor 8-8 olmuştu ve sıra artık kalecilerdeydi. Bugsaşspor'un kalecisi Bekir Sevgi'nin penaltı atışını da kurtaran Şener Özcan, kendi kullandığı penaltıyı gole çevirince Adana Demirspor penaltılardan 9-8 galip ayrıldı ve finale yükselen ilk ekip oldu.

Adana Demirspor'un rakibi bugün oynanacak Fethiyespor - Bozüyükspor karşılaşmasıyla belli olacak.

 

Cizre Basraspor ve Bismil Belediyespor BAL vizesi aldı...

2. Grup'u 6. olarak tamamlayan Bağlar Belediyespor, Diyarbakır baraj maçında 1. Amatör Küme şampiyonu Bismil Belediyespor'la karşı karşıya geldi. 34. dakikada Selim Kaymak'ın golüyle 1-0 öne geçen Bağlar Belediyespor, 41. dakikada Vedat Yegin'in golüne engel olamayınca ilk yarı 1-1 sona erdi. İkinci yarıda da başka gol gelmeyince karşılaşma uzatmalara kaldı. Maç boyunca Bismil Belediyespor üstün oynasa da öne geçen yine Bağlar Belediyespor oldu. 103. dakikada Burak Cengiz'in 40 metreden attığı müthiş gol BAL temsilcisini galibiyete yakınlaştırdı. 117. dakikada hakem Güney Bulut, güvenliğin sağlanması için Bismilli taraftarların saha dışına çıkarılmasını isteyerek soyunma odasına gitti. Taraftarlar çıkarıldıktan sonra sahay dönen Güney, kalan 3 dakika için maçı yeniden başlattı. Bundan bir dakika sonra da Bismil Belediyesporlu Yıldırım Aslan maçı penaltılara taşıyan golü attı. Penaltılarda rakibine 4-2 üstünlük sağlayan Bismil Belediyespor, BAL'ın yeni temsilcisi oldu.

25 Nisan'da oynanan BAL Şırnak baraj maçı olan Yeni Şırnakspor - Cizre Basraspor maçı, skor 0-0'ken 15. dakikada çıkan saha olayları nedeniyle hakem Serhat Nadas tarafından tatil edilmişti. Türkiye Futbol Federasyonu maçla ilgili kararını geçtiğimiz günlerde verdi. Her iki takıma da iki maç seyircisiz oynama cezası veren TFF, yarıda kalan maçın 27 Mayıs'ta Şanlıurfa GAP Arena'da tekrarlamasına da karar verdi. Şanlıurfa'da oynanan maçta 5. dakikada Mesut Çakar'ın ve 90. Kazım Gürsel Güraslan'ın gollerine engel olamayan Yeni Şırnakspor karşılaşmadan 2-0 mağlup ayrıldı ve BAL'a veda etti.


27 Mayıs 2012 Pazar

TARİHTEN : BREZİLYA MİLLİ TAKIMI'NDAN TÜRKİYE 2. LİGİ'NE

Birazdan okuyacağınız hikaye; hem Türkiye'nin bir döneminin ekonomik ve siyasi ilişkileri açısından, hem de Türkiye'deki spor kulüplerinin yönetilme şekli açısından üzerinde tekrar tekrar düşünmeye davet eden unsurlar barındırıyor. Bu teklife yanıtınız "Kabul"se buyrun başlayalım...

Brezilya 1978
1978 FIFA Dünya Kupası... Batı Almanya'da düzenlenen 1974 Dünya Kupası'nda Hollanda'ya 2-0 kaybederek final şansını yitiren Brezilya, bu kez gençleşen kadrosuyla, teknik direktör Claudio Coutinho (kupadan 3 sene sonra Rio de Janeiro yakınlarındaki Cagarras Adaları yakınlarında yüzerken henüz 42 yaşında boğularak ölecektir) yönetiminde komşusu Arjantin'de kupayı kaldırmak istiyor. Dünya futbolunun en önemli isimlerinden, Flamengo'nun 10 numarası Arthur Zico; Brezilya tarihinin en çok milli olan futbolcularından (92 kez), Fluminenseli golcü Roberto Rivelino; halen Brezilya'nın önde gelen teknik direktörlerinden kaleci Emerson Leao; Vasco de Gama'nın gol makinası Roberto Dinamite gibi isimlerin yanısıra Ponte Prata'nın kalecisi Carlos Roberto Gallo da kadroya ilk kez çağrılmıştır. 3. Grup'ta yer alan Brezilya; İsveç ve İspanya'yla berabere kalıp Avusturya'yı yenerek 2. tura kalır. Bu turda yaşananlar Dünya Kupası tarihinde bir dönüm noktası kabul edilir. İkili averajın değil genel averaj kuralının uygulandığı o yıllarda son maçlar öncesi Arjantin de Brezilya da B Grubu'ndaki son maçlarına bir galibiyet, bir beraberlikle girer. Ancak Brezilya'nın Polonya maçı 21 Haziran 1978'te saat 16.45'e alınırken Arjantin - Peru maçı aynı gün 19.15'e alınır. Böylelikle Arjantinli oyuncular, Peru'ya kaç gol atmaları gerektiğini maça çıkarken bilebileceklerdir. Brezilya, Polonya'yı 3-1 yenerek averajını +5 yapacak, Arjantin'in Peru'yu 6-0 yenip averajını +8 yapması kimseyi şaşırtmayacaktır. Arjantin, A Grubu birincisi Hollanda'yla final oynarken Brezilya; aynı grubu 2. tamamlayan İtalya'yı 3.lük maçında 2-1 yener. Böylelikle Brezilya, kupada tek maç kaybetmeden Dünya 3.'sü olur. Henüz 22 yaşındaki Carlos da bütün maçlarda kaptan Leao'nun arkasında yedek kulübesindedir.

1979 Copa America... Bir sene önce Dünya Kupası'nı 3. olarak tamamlayan Brezilya; bu kez gözünü Copa America'ya dikmiş; 1949'dan beri kaldıramadığı bu kupayı bu defa almak istiyor. Teknik direktör Coutinho'nun kadrosun Corinthianslı Socrates, Internacionalli Falcao gibi yıldızlarla daha da güçlenmiştir. B Grubu'nda Arjantin ve Bolivya'yı geçen ancak yarı finalde Paraguay'a elenen Brezilya'da yedek kulübesinde yine Carlos oturmaktadır.

 Eder
1982 Dünya Kupası.. Brezilya'nın efsane hocası Tele Santana; kupa tarihinin gelmiş geçmiş en iyi kadrolarından biri olarak kabul edilen kadrosunu açıklar. Zico, Socrates gibi dünya yıldızlarının yanında o sezon Corinthians'a transfer olan kaleci Carlos bu kez Sao Paulolu Waldir Peres'in yedeği olarak kadrodadır. Ayrıca Atletico Mineiro'nun 25 yaşındaki sol açığı Eder Aleixo de Assis'le Sao Paulolu 29 yaşındaki forvet Serginho Chulapa da İspanya'da düzenlenecek olan kadroya çağrılır. 6. Grup maçlarında Carlos yine yedek beklerken Eder ve Serginho gruptaki tüm maçlarda görev alır. Hatta Eder 2-1 kazandıkları Sovyetler Birliği maçında galibiyeti getiren golü ve İskoçya'yı 4-1 yendikleri maçta 3. golü atar. Serginho ise Yeni Zellanda'yı 4-0 yendikleri maçın son golünün sahibidir. 2. Tur C Grubu'nda rakipler İtalya ile Arjantin'dir ve yalnızca grubu 1. bitiren yarı finale yükselecektir (Örneğin A Grubu'nda Polonya, Sovyetler Birliği ve Belçika oynarken C Grubu'nda devlerin kapışması fikstürün bir azizliğidir). Eder ve Serginho 2. turun 2 maçında da forma giyerler. Serginho, Arjantin'i 3-1 yendikleri maçta takımını üstünlüğe taşıyan golü de atar ancak İtalya'ya Paolo Rossi'nin hat-trick yaptığı maçta 3-2 yenilmekten kurtulamaz ve elenirler.

1985... Türkiye ekonomisi; 24 Ocak Kararları, 12 Eylül Darbesi, ardından gelen Turgut Özal dönemi derken; büyük bir çalkantı geçirmektedir. Banker skandalları, hayali ihracatttan köşeyi dönen zenginler vs. hepsi arka arkaya yaşanmış; ortalıkta yeni türedi milyarder işadamları boy göstermektedir. Bir otoparkta yıkamacılık yapan Malatyalı Turan Çevik de 30 yaşında dudak uçuklatan bir servete sahip olduktan sonra Malatyaspor başkanlığına getirilir.


video
1986 Dünya Kupası... Tele Santana, İspanya'da kaldıramadığı kupayı Meksika'da kazanmak istiyor. Zico son Dünya Kupası'nı oynayacak. Sao Paulolu gol kralı Careca, Guaranili stoper Julio Cesar, Torinolu Junior, Udineseli Edinho, Corinthianslı Walter Casagrande kadroda. Eder form düşüklüğü nedeniyle, Serginho'ysa ilerleyen yaşı nedeniyle çağrılmamış. 30 yaşındaki kaleci Carlos'sa bu kez 1. kaleci olarak Dünya Kupası'na gidiyor. Brezilya, Carlos'un kaleyi koruduğu 3 grup maçında gol yemeden aldığı 3 galibiyetle gruptan çıkıyor (İspanya 1-0, Cezayir 1-0, Kuzey İrlanda 3-0). Brezilya, 2. turda Polonya'yı 4-0'la geçerken de Carlos kaleyi koruyor. Çeyrek finalde rakip Fransa. Fransa'nın kadrosunda şimdiki UEFA Başkanı Michel Platini ve Beşiktaş'ın eski teknik direktörü Jean Tigana da var. Brezilya, Careca'nın golüyle yakaladığı üstünlüğü koruyamıyor; Platini beraberliği getiriyor. Maçta başka gol olmayınca penaltılara gidiliyor. Socrates, Brezilya adına ilk penaltıyı kaçırıyor; Platini de Fransa'nın 4. penaltısını kaçırınca skora beraberlik geliyor. Ancak Julio Cesar son penaltıyı kaçırıp Luis Fernandez gol yapınca Brezilya eleniyor. Carlos, çıktığı 5 Dünya Kupası maçında yalnızca 1 gol yiyerek istatistiki olarak Brezilya tarihinin en iyi kalecileri arasına giriyor.

1987-1988... Bir önceki sezonu 6. olarak tamamlayan Malatyaspor; Yaşar Duran, Ünal Karaman, Oktay Çevik, Feyzullah Küçüklü efsane kadrosuyla 1. Lig'in tozunu atıyor, Beşiktaş'ı 5-3, Galatasaray'ı 3-1, Fenerbahçe'yi 1-0, Trabzonspor'u 2-3 yendiği sezonu 3. olarak tamamlıyor. Malatyaspor, artık ligin en dişli takımlarındandır.

10 Haziran 1988... Turan Çevik hakkında milyonlarca dolarlık hayali ihracat dosyaları nedeniyle davalar açılıyor ve gıyabi tutuklama kararı çıkıyor. Çareyi Yunanistan'a kaçmakta bulan Turan Çevik, Malatyaspor başkanlığından ayrılıyor; yerine Çevik'in desteğiyle Malatya'da ayakkabıcılık yaparken henüz 32 yaşında milyonlarca dolarlık servete kavuşan işadamı Nurettin Güven geliyor. Fısıltı gazetelerinde Güven'in Malatyalı başbakan Turgut Özal'ın kardeşi olan Devlet Bakanı Yusuf Bozkurt Özal'ın da desteğini aldığı konuşuluyor. Kongrede bir konuşma yapan Güven'in "Biz Maradona'ya bile teklif götürdük. 9 milyon dolar teklif ettik. 12 milyon dolar istediler. Samimi söylüyorum, İstanbul'da bir işadamımız biraz fedakarlık gösterirse bu futbolcu ile anlaşırız. Malatyaspor'u dünyaya tanıtacağız." sözleri ertesi günkü gazetelerde alay konusu oluyor.

20 Temmuz 1988 tarihli Milliyet'ten
15 Temmuz 1988... Gazetelerde Malatyaspor'un Carlos, Serginho ve Eder'le anlaştığı; Carlos'un Türk vatandaşı yapılacağı; futbolcuların bir iki gün içinde yurda geleceği yazılıyor.

16 Temmuz 1988... Serginho ve Eder; yüzlerce taraftarın katıldığı şaşalı bir törenle İstanbul Atatürk Havaalanı'nda karşılanıyor. 300-350 araçlık bir konvoy bu dünyaca ünlü futbolculara Malatya'ya kadar eşlik ediyor. Futbolcular Malatya'da da krallar gibi karşılanıyor. Carlos'un 20 Temmuz'da geleceği söyleniyor. Serginho ve Eder'in 750'şer bin dolar; Carlos'unsa 560 bin dolar alacağı açıklanıyor. Ayrıca şampiyonluk halinde 100 bin dolar, Federasyon Kupası için 75 bin dolar, Cumhurbaşkanlığı Kupası için 50 bin dolar ve her galibiyet için 1500 dolar prim vaat ediliyor. Basında paranın kaynağının kim/kimler olduğu enine boyuna sorgulanıyor, Nurettin Güven'in kişisel serveti ve ilişkileri ile ilgili iddialar ayyuka çıkıyor.

20 Temmuz 1988... 2 sene önce Dünya Kupası'nda Brezilya'nın kalesini koruyan Carlos, Malatyaspor'la sözleşme imzalamak için Türkiye'ye geliyor. Eder ve Serginho'ya yapılan kral muamelesi Carlos'tan da esirgenmiyor.

21 Temmuz 1988... Gazetelerde Nurettin Güven'in bir demeci çıkıyor : "Üç yabancı futbolcuyu birarada oynatamazsınız diyorlar. Biz de bunu biliyoruz. Ancak henüz bu konu yasallaşmadı. Ve üç yabancı konusunda kesin yasaklama kararı çıkmadı. Futbolcularımızın üçünü de Türk vatandaşı yapacağız ve Malatyaspor'da oynatacağız" [TFF, 1988-1989 sezonu için yabancı kontenjanını 2'den 3'e çıkarmıştır ancak statüye göre aynı anda en fazla ikisi sahada olacaktır. Yine statüye göre Türk vatandaşlığına geçen futbolcuların Türk statüsünde oynayabilmesi için Türkiye'de bir yıllarını doldurmaları gerekmetedir.]

23 Temmuz 1988... Milliyet gazetesinden bir haber : Güven, "güvensiz" çıktı. Brezilya'dan 3.5 milyara Eder, Carlos ve Serginho'yu transfer ederek adını duyuran Malatyaspor Başkanı Nurettin Güven'in transfer ettiği Şeyhmus için İnegölspor'a verdiği 125 milyon liralık çek karşılıksız çıktı.

27 Temmuz 1988... Basına konuşan Nurettin Güven, bu sezon şampiyon olmaları halinde gelecek sezon Maradona'ya Malatyaspor forması giydireceğini söylüyor.

28 Temmuz 1988... Malatyaspor sezon açılışında aşka gelen Nurettin Güven, Eder'i kendi nüfusuna kaydettireceğini söylüyor. Ancak Güven 32, Eder 31 yaşında olduğundan hukuken mümkün değil.

4 Ağustos 1988... Milliyet muhabiri Ali Haydar Yurtsever, Brezilya Milli Takımı'nın Avusturya'daki kampını ziyaret ediyor. Gazetenin haberine göre Carlos, Eder ve Serginho'nun aldığı parayı duyan Brezilya'nın üç yıldızı Edmar, Valdo ve Ricardo "Bize 300 bin dolar verin, hemen Türkiye'ye gelelim." diyor.

10 Ağustos 1988... Erol'un transferi için verilen 2 parça 125'er milyonluk çek de karşılıksız çıkınca Denizlispor, yasal süreci başlatacağını açıklıyor.

14 Ağustos 1988... Adanaspor'da yıllarca forma giyen Ahmet Kahraman'ın jübilesi için Adanaspor'la Malatyaspor karşı karşıya geliyor. Kaleci Carlos, ilk kez Malatyaspor forması giydiği maçın 22. saniyesinde gol yiyor ve 12. dakikada oyundan alınıyor. Ayrıca aynı gün Adıyamanspor'un sezon açılışına katılan, Adıyamanlı Nurettin Güven, gösterilen ilgiyle hızını alamayıp havaya ateş açıyor; "Gerekirse Adıyamanspor'a da Brezilyalı getiririz." diyor.

18 Ağustos 1988... Üç Brezilyalı'ya binlerce dolar para ödeyen Malatyaspor'un Türk futbolcuları alacaklarını tahsil edemedikleri gerekçesiyle yönetime rest çekiyor. Futbolcu arkadaşları adına konuşan takım kaptanı Oktay Çevik "Sayın başkanımız bize bir söz verdi fakat yerine getirmedi. Şimdi arkadaşlarımızın çoğu Samsun deplasmanına gitmeme taraftarı. Ancak biz kendilerini ikna etmeye çalışıyoruz." diyor.

21 Ağustos 1988... Sezonun ilk lig maçında Carlos kaleyi koruyor ve Malatyaspor, Samsun'dan 1-1 beraberlikle dönüyor. Tranferinde pürüz çıkan Eder ve henüz lisansı çıkmayan Serginho kadroda yok.

28 Ağustos 1988... Carlos'un yanısıra Serginho da ilk 11'de. Eder'deki sorun halen çözülemediği için oynayamıyor. Malatyaspor, Adana Demirspor'u 2-1 yeniyor.

1 Eylül 1988... Eder transferinde pürüz giderilemiyor; böylelikle Brezilya Milli Takımı formasını 51 kez giyen Eder'in Malatya macerası tek bir resmi maça çıkmadan 1.5 ayda sona eriyor.

Serginho, 1982 Dünya Kupası'nda Arjantine'e karşı
2 Eylül 1988... Haftasonu Galatasaray'la oynayacak olan Malatyaspor'da mali kriz dinmiyor. Avrupa'ya giden Nurettin Güven'den haber alınamaması yüzünden 2 ayda sadece 1-2 milyon lira alabilen Ceyhun, Feyzullah, Zeynel, Oktay, Erol, Carlos ve Serginho gibi futbolcular yöneticilerle görüşüyor. Toplantıdan Güven'in dönüşünün beklenmesi kararı çıkıyor.

3 Eylül 1988... Carlos ve Serginholu Malatyaspor, Galatasaray'dan 6 fark yiyor; ertesi günkü gazetelerde "Sambayı Galatasaray yaptı 6-0" haberleri çıkıyor.

4 Eylül 1988... Basın toplantısı yapan Nurettin Güven, basında kendisiyle ilgili çıkan haberlere tepki gösterip "Bir işaretimle Allah göstermesin Türkiye'de kıyamet kopar." , Basın benimle uğraşırsa kaybeder; gazete çıkartıp basınla savaşırım" , "Türkiye'deki bütün kulüp başkanlarını satın alacak kadar zenginim." , "Gerekirse hakem de satın alırız." gibi veciz ifadeler kullanıyor.

14 Eylül 1988... Nurettin Güven, futbolculara 400 milyon lira para dağıtınca sular biraz olsun duruluyor.

10 Ekim 1988... Yapılan astronomik transferlere rağmen beklediği sonuçları alamayan Malatyaspor'un başkanı Nurettin Güven, son günlerde hakkında çıkan uyuşturucu kaçakçılığı iddialarıyla ilgili olarak yasal işlemlerin de başlamasıyla birlikte arkasında dağ gibi borçlar bırakarak istifa ediyor ve şehri terk ediyor. 2 hafta sonra Balkan Kupası'nda Dinamo Tiran'la oynayacak olan Malatyaspor, deplasman masraflarını karşılayacak parası olmadığı için yardım kampanyası başlatıyor.

6 Aralık 1988... Malatyaspor'da göreve gelen Metin Çağlayan Yönetimi, kulübün içinde bulunduğu mali kriz nedeniyle Carlos ve Serginho'nun ücretlerinde indirime gitmek istiyor; her iki futbolcu da ücretlerini beşte bire kadar indiren bu teklifi kabul ediyor.

1988-1989 Malatyaspor kadrosu
Ayaktakiler sol başta Carlos, sağ başta Serginho
11 Haziran 1989... 1988-1989 sezonu sona eriyor. Sezona Brezilya Milli Takımı patentli 3 yıldızı tranfer ederek şampiyonluk iddiasıyla giren; bir önceki sezonun 3.'sü Malatyaspor; geçirdiği onlarca çalkantının ardından ligi 12. sırada tamamlıyor. Serginho sezon boyunca ligte çıktığı 24 maçta 7 gol kaydederken Carlos, 30 maçta görev alıyor. Türkiye Kupası performansı ise teselli ediyor bir ölçüde taraftarları.. Malatyaspor baştan sona üstün oynadığı ancak 1-0 kaybettiği yarı final maçının rövanşında lig şampiyonu Fenerbahçe'yi 2-1 yenmesine rağmen deplasman golü averajıyla eleniyor. Carlos kupada oynanan 8 maçında tamamında kalesini korumaktadır; Serginho ise 4 maçta 2 gol bulmuştur.

18 Haziran 1989... Nurettin Güven uyuşturucu kaçakçılığı ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından tutuklanıyor. Bir ay sonra bu suçlardan tahliye edilip karşılıksız çekten yeniden tutuklanıyor.

7 Kasım 1989.. Mersin'de basına konuşan Nurettin Güven, Beşiktaş Başkanı Süleyman Seba'ya büyük sevgi ve saygısı olduğunu söyleyip "Eğer Seba 1990'da başkanlığı bırakırsa Beşiktaş başkanlığına aday olacağını söyleyip 8 milyar lira hibe edeceğini açıklıyor.

13 Kasım 1989... Malatyaspor'un sezon başında serbest bıraktığı 35 yaşındaki Serginho, Brezilya'nın devlerinden Santos'a transfer oluyor.

20 Mayıs 1990... 1989-1990 sezonu sona eriyor. Bir sezon önce Malatyaspor'a transfer olan üç Brezilyalı yıldızdan yalnızca kaleci Carlos, ikinci sezonunu da Malatyaspor'da geçirmiştir. Ligteki 34 maçının 33'ünde kalesini Carlos'a emanet eden Malatyaspor, 44 puanla 14. olarak - 18 takımlı ligin 16 takıma düşürülmesi kararı aldığından son beş takım 2. Lig'e düşecektir - küme düşüyor. (Bu sezonda Malatyaspor'un, kendisinden bir puan üstteki Boluspor'un Adana Demirspor maçını şikeyle kazandığı iddiasını ve yaşanan gelişmeleri bir başka yazıda inceleyeceğim.) Böylelikle Türkiye 2. Ligi'ne düştükten 2 sene sonra dahi Brezilya'nın İngiltere'yle yaptığı özel maçta Brezilya Milli Takımı'nın kalesini koruyan Roberto Carlos Gallo'nun Malatyaspor macerasıyla; hem lig tarihimizin bu enteresan transfer hikayesinin sonu geliyor, hem de Malatyaspor'un bir dönemi kapanıyor.

Peki hikayenin baş aktörü Nurettin Güven'e ne mi oldu?

Nurettin Güven
1989-2005... Nurettin Güven için kaçma - kovalamaca günleri başlıyor. 1993'e kadar Türkiye'de uyuşturucu kaçakçılığından eski sevgilisi Havva Kopan'ı ölümle tehdit etmeye, bir işadamının öldürülmesine azmettirmeden ruhsatsız silah taşımaya kadar çeşitli suçlardan aranıyor, yakalanıyor, hapse konuyor, tahliye ediliyor... Araya bir de polise göre "hayali ihratçıların hesaplaşması" sonucu Adana'da silahlı saldırıya uğrayıp yaralanması giriyor. 1993'te hakkında yine uyuşturucudan gıyabi tutuklama kararı varken İngiltere'ye firar ediyor; sonraki yıllarda basında bazı MİT görevlilerinin kendisine yeşil pasaport verdiği iddiaları yer alıyor. 2005'te  Fransa'da 1993'te yakalanan bir miktar uyuşturucunun sahibi olduğu gerekçesiyle Fransız yargısı tarafından 18 yıl hapis cezasına çarptırılıyor. Bunun üzerine Türkiye'nin iade taleplerini defalarca geri çeviren İngiletere, Güven'i Fransa'ya iade ediyor ve Fransa'da hapse atılıyor.

13 Ocak 2012... Fransa'daki ağır hapishane koşullarından şikayetçi olduğu için cezasının kalan kısmını Türkiye'de çekmek için başvuruda bulunan Nurettin Güven, Türkiye'ye getiriliyor ve Metris Cezaevi'nde konuyor.

26 Mayıs 2012 Cumartesi

BİR KULÜP, BİR EFSANE : HASAN YAŞAR (TAVŞANLI LİNYİTSPOR)

2006-2007 sezonunda Kütahya 1. Amatör Küme'de oynayan Tavşanlı Linyitspor'un 2010-2011 sezonu play-off'unda Süper Lig'in kapısından dönüşüne kadarki süreci ayrı bir inceleme-araştırma konusu aslında. Ancak Tavşanlı Linyitspor'un kadrosunda öyle bir futbolcu var ki; 14 yıllık lisanslı futbolculuk kariyerinin tamamını bu kulüpte geçirmiş, kulübün amatör kadrosunda da, Süper Lig'i zorlayan kadrosunda da hep yer almış, halen futbol hayatını sürdüren ve artık Tavşanlı Linyitspor efsaneleri arasındaki yerini almış bir futbolcu bu...

Hasan Yaşar, 2 Kasım 1984'te Tavşanlılı bir ailenin çocuğu olarak Tavşanlı'da doğdu. Futbolculuk kariyeri de 15 yaşındayken memleketinin takımı Tavşanlı Linyitspor'un altyapısında başladı. Hasan'ın futbola başladığı yıllarda, - 1995-1996 sezonunda son 3 haftada kaybettiği 5 puanla 3. Lig'ten düşen -  Tavşanlı Linyitspor neredeyse her sene Kütahya 1. Amatör Küme'yi şampiyon tamamlayıp 3. Lig'e terfi maçlarında eleniyordu. Savunmanın sağında görev yapan Hasan Yaşar da özellikle 2002-2003 sezonuyla birlikte alt yaş kategorilerinden a takıma terfi edip profesyonel lige uzanan mücadelelerde yer almaya başladı.

2006-2007 3. Lig'e terfi maçlarında da Kütahya'yı temsil eden takımların arasındaydı Tavşanlı Linyitspor. İstanbul'da oynanan maçlarda Boschspor, Kilimli Belediyespor ve Karacabeyspor'u eleyip 2. tura çıkarken de, Bolu'da oynan 2. tur maçlarında Mudanya Burgazspor ve Kavaklı Beylikdüzü'nü geçip 12 sezon sonra profesyonel liglere katılma hakkı kazanırken de Hasan Yaşar Kırmızı-Siyahlı kadrodaydı. 2007-2008 sezonunun 12. haftasında Tavşanlı Linyitspor'un (o zamanki tam adı Tavşanlı Belediyesi TKİ Linyitspor'dur) kendi evinde oynadığı ve 2-2 berabere kaldığı Muğlaspor maçının 66. dakikasında Orhan Onuk'un (aynı Orhan Onuk, 2011-2012 sezonu devre arasında BAL takımlarından Ardeşenspor'dan yeniden Tavşanlı Linyitspor'a transfer edilecek ancak devreyi A2 takımında geçirecektir. Orhan, halen Tavşanlı Linyitspor kadrosunda olup da Tavşanlı doğumlu olan iki futbolcudan biridir, Hasan Yaşar'la beraber...) yerine oyuna girdi ve kariyerinin ilk profesyonel maçına çıkmış oldu. Ertesi hafta Yeni Burdur Gençlikspor deplasmanında ilk 11'de yer aldı ve giderek takımda daha sık forma şansı bulmaya başladı. Hasan'ın toplamda 20 maçta forma giydiği sezonu Tavşanlı Linyitspor 3. Grup'u 7. sırada tamamladı.

2008-2009 sezonuna teknik direktör Cengiz Seçsev yönetiminde girdi Tavşanlı Linyitspor. 3. Lig'te sistem değişmiş; takımlar 10'arlı 5 kademe grubuna bölünmüş, gruplarını ilk 2 sırada bitiren takımlar için Yükselme Grubu maçları konmuştu. Tavşanlı Linyitspor, 3. Kademe Grubu'nu 18 maçta çıkardığı 37 puanla 1. olarak tamamlayıp Yükselme Grubu'na kaldı. Burada oynadığı 18 maçtan da 32 puan çıkardı ve Göztepe ile Tepecik Belediyespor'un ardından 3. olarak 2. Lig'e yükseldi. Hasan Yaşar da bu sezon sakat ve cezalı olmadığı tüm maçlarda (31 maç) görev alıp 1 de gol kaydederek takımının bu başarısında büyük pay sahibi oldu.

2. Lig'e Sakaryaspor'un efsane forvetlerinden Erdoğan Yılmaz'ın teknik direktörlüğünde girdi Tavşanlı Linyitspor. Ancak sonuç tam bir hüsrandı. Yılmaz'ın yönetiminde 1. Kademe Grubu'nda 9 maça çıkan Kırmızı-Siyahlılar, ancak 8 puan toplayabilmiş ve 11 takımlı grupta 10. sıraya çökmüştü. Bu durum üzerine görevden ayrılan Erdoğan Yılmaz'ın yerine o günlerde pek de fazla tanınmayan Mustafa Reşit Akçay göreve getirildi. Akçay'la Tavşanlı Linyitspor 11 maça çıktı ve iyi bir ivme yakalayarak 28 puanla kademe grubunu 6. sırada tamamladı. Artık grubu ilk 2 sırada tamamlayan Türk Telekomspor ve Güngören Belediyespor Yükselme Grubu'na çıkmış; kalan takımlar play-off'a katılacak takımı belirleyecek olan Klasman Grubu maçlarına başlamıştı. Tavşanlı Linyitspor burada çıktığı 16 maçta da 33 puan topladı ve grubu 1. bitirerek Bank Asya 1. Lig için play-off oynama hakkı kazandı. Play-off çeyrek finaldeki rakibi 4. Klasman Grubu birincisi Adana Demirspor'du. Normal süresi ve uzatma dakikaları 0-0 sona eren karşılaşmayı penaltılarla 5-3 kazanarak yarı finalde 2. Klasman Grubu birincisi Trabzon Karadenizspor'un (şimdiki 1461 Trabzon) rakibi oldu Tavşanlı temsilcisi. Trabzon Karadenizspor'u Kemal Özyurt'un tek golüyle geçen Tavşanlı Linyitspor, finalde 2. Klasman Grubu birincisi Eyüpspor'u 2-1 yenerek Bank Asya 1. Lig'e yükselen 3. takım oldu. 2006-2007 sezonunda 3. Lig'e terfi maçları oynayan takım 2010-2011 sezonunda 1. Lig'te oynayacaktı ! Dahası, 9 haftada 8 puan toplayabilen takım 1. Lig'e terfi vizesi almıştı ! Kahramanımız Hasan Yaşar'sa sezonun büyük bir kısmını yedek kulübesinde geçirdi, 1'i play-off müsabakası olmak üzere 6 kez ilk 11'de sahadaydı Hasan.

Ancak bu maçtan sonra ilginç tartışmalar yaşandı. Kemal Özyurt, 07.01.2010'da Tarsus İdman Yurdu'yla olan sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmiş ardından Tavşanlı Linyitspor'a transfer olmuş, bunun üzerine Tarsus İdman Yurdu da feshin haksız olduğunu savunarak TFF'ye başvurmuştu. Federasyonun Uyuşmazlık Çözüm Kurulu da kulübün başvurusunu kabul ettiği 30 Nisan 2010 tarihli toplantısında Kemal Özyurt'a 6 ay hak mahrumiyeti vermişti. Ancak Kemal, bu kararın kesinleşmesinden sonra hem Klasman Grubu'ndaki Tavşanlı Linyitspor'un 3-1 kazandığı Beykozspor maçında hem de play-off maçlarında kadrodaki yerini almıştı. İddiaya göre Tarsus İdman Yurdu yöneticileri, Adana Demirsporlu yöneticileri arayıp durumdan haberdar etmiş; bunun üzerine hem Adana Demirspor, hem de Eyüpspor 'talimatlara aykırı hareket eden Tavşanlı Linyitspor'a elendiklerini, Bank Asya 1. Lig'e kendilerinin alınması' gerektiğini belirterek federasyona başvurdu. Ancak PFDK, Özyurt'a verilen cezanın başlangıcının 2010-2011 sezonu olduğunu belirterek başvuruları reddetti.

2010-2011 sezonuna da Mustafa Reşit Akçay'la girdi Tavşanlı Linyitspor. Takımı 1. Lig'e taşıyan kadro büyük oranda bozulmamış; üstüne Oğuz Dağlaroğlu, Mehmet Akyüz gibi yararlı takviyeler yapılmıştı. Bank Asya 1. Lig'teki ilk senesinde kimsenin ihtimal vermediği Tavşanlı Linyitspor, 23. hafta sonunda lider Orduspor'la aynı puanda 3. sırada yer alıyordu. Doğrudan terfi yarışını 33. haftaya kadar sürdüren ekip ligi 6. olarak tamamlayarak play-off'a kaldı. 5 sene önce Kütahya 1. Amatör Küme şampiyonluğu yaşayan 60.000 nüfuslu bu ilçe için Süper Lig önünde artık 2 engel vardı. Ancak Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'a kendi evinde 1-2 kaybeden Tavşanlı Linyitspor, deplasmanda 0-1 yenmesine rağmen 'deplasman golü' averajıyla elenmekten kurtulamadı. Hasan Yaşar bu sezonun da büyük bir kısmını kulübede geçirdi. 2'si play-off'ta olmak üzere 6 kez 1. Lig'te, 6 kez de A2 Ligi'nde forma giydi.

2011-2012, Coşkun Demirbakan'ın teknik direktörlüğe getirilmesiyle Hasan Yaşar'ın da yeniden doğduğu yıl oldu. Oğuz Dağlaroğlu, Mehmet Akyüz, Cemil Adıcan gibi oyuncularla birlikte bir önceki sezon sağ bekte görev yapan Davut Babür de takımdan ayrılmıştır. Coşkun Hoca da Hasan Yaşar'ı direkt oynatmaya başlar. Alınan başarısız sonuçların ardından hem Demirbakan'ın hem de onun yerine gelen Cengiz Seçsev'in takımdan ayrılması Hasan'ı etkilemez. O artık, tecrübesi ve azmiyle sağ bekin değişmez ismi olmuştur. Gözünü açtığı Tavşanlı Linyitspor çok kötü günler geçirip düşme hattının içindeyken de, ayağa kalkıp ligi 11. tamamlarken de takımın ayakta kalan oyuncularının başındadır. Pek çok Bank Asya 1. Lig gözlemcisine göre de yılın en iyi bağ beklerinden biri olmayı başarmıştır.

Tam 14 yıldır Tavşanlı Linyitspor formasını terleten 28 yaşındaki Hasan'ın sözleşmesi 31 Mayıs 2012'de doluyor. Tavşanlı Linyitspor taraftarlarının beklentisi ise şimdiden kulübün efsaneleri arasına girmeyi başaran Hasan'ın futbol hayatı bitene kadar kulüpten ayrılmaması...

25 Mayıs 2012 Cuma

2012 - 2013 Sezonu 3. Lig Takımları Listesi

Bugün oynanan Tarsus İdman Yurdu - Bursa Nilüferspor maçının bitiş düdüğünü çalan Mustafa Öğretmenoğlu, aynı zamanda sezonun son düdüğünü de çalmış oldu.

Buna göre önümüzdeki sezon 3. Lig'te şu takımlar mücadele edecek :



2. Lig'ten 3. Lig'e düşen takımlar :

Adıyamanspor
Altınordu
Çorumspor
Diyarbakırspor
Kocaelispor
Mardinspor


Bu sezon play-off'ta elenen takımlar :

Belediye Bingölspor
Bursa Nilüferspor
Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor
Gümüşhanespor
Hacettepe
Keçiörengücü
Sancaktepe Belediyespor
Siirtspor
Yalıspor


3. Lig'te kalan takımlar :

Anadolu Üsküdar 1908spor
Ankara Demirspor
Arsinspor
Aydınspor 1923
Batman Petrolspor
Belediye Vanspor
Beşikdüzüspor
Beylerbeyi
Dardanelspor
Darıca Gençlerbirliği
Elazığ Belediyespor
Erzurum Büyükşehir Belediyespor
Gebzespor
Gölcükspor
İskenderunspor 1967
İstanbulspor AŞ
Kastamonuspor
Kırıkhanspor
Kilimli Belediyespor
Maltepespor
Manavgat Evrensekispor
Menemen Belediyespor
Orhangazispor
Oyak Renaultspor
Pazarspor
Sandıklı Belediyespor
Sivas Dört Eylül Belediyespor
Tekirova Belediyespor
Ümraniyespor
Yimpaş Yozgatspor


BAL'dan 3. Lig'e çıkan takımlar :

Bergama Belediyespor
Çorum Belediyespor
Derince Belediyespor
Emrespor
Fatih Karagümrük
Kahramanmaraş Belediyespor
Kayseri Şekerspor
Refahiyespor
Silivrispor



* Yeri gelmişken belirteyim; blog istatistiklerine baktığımda; sıklıkla "hatayspor 2. ligte hangi grupta", "fatih karagümrük 3. lig rakipleri", "inegölspor hangi grupta" gibi google aramalarıyla karşılaşıyorum. 2. ve 3. Lig'te gruplar coğrafi konumlara göre belirlenmediğinden, bu soruların henüz cevabı yok. Hangi takımın hangi grupta yer alacağı kura ile belli olacak. Tabii son günlerde 3. Lig'in yerine getirileceği söylenen ve BAL play-off'unda elenen takımların da alınacağı iddia edilen Bölgesel Profesyonel Lig kurulmazsa... Eğer BPL kurulursa bu haritayı unutun, her şeyi unutun...

3. Lig'te sezon sona erdi : 2. Lig'e son çıkan takım Tarsus İdman Yurdu !

Dün oynanan karşılaşmalarda 1. Grup'tan Bayrampaşa, 2. Grup'tan da Kahramanmaraşspor 2. Lig vizesi almıştı. Bugün oynanan 3. Grup play-off final maçında Bursa Nilüferspor'u 3-0 yenen Tarsus İdman Yurdu da play-off'un son galibi olarak 2012-2013 sezonunda 2. Lig'te oynama hakkını elde etti.

Fethiye İlçe Stadı'nda 18.00'de başlayan karşılaşmanın ilk dakikaları her iki takımın da birbirini tartmasıyla geçildi. İlk ciddi gol poziyonlarını bulan Tarsus İdman Yurdu, İsmail Özgür Göktaş ve Ferhat Duman'la bu ataklardan yararlanamadı. Bursa Nilüferspor'sa Şükrü Şenocak ve Gökhan Karadeniz'in geliştirdiği ataklardan netice alamadı. Rakibine göre daha etkili bir futbol ortaya koyan Tarsus İdman Yurdu, maçın ilk golünü ilk yarının son saniyelerinde, önümüzdeki sezon için Mersin İdman Yurdu'yla anlaştığı söylenen Ferhat Duman'la buldu. İkinci yarıda ise Bursa Nilüferspor'un beraberlik golü arayışları ve bu arayışlar sırasında geride verdiği açıkları değerlendirmek isteyen Tarsus İdman Yurdu vardı. Bursa Nilüferspor, girdiği pozisyonları değerlendiremeyince 82. dakikada yine Ferhat Duman'la gol bulan Tarsus İdman Yurdu farkı 2'ye taşıdı. Tahir Kurt'un maçın son anlarında gelen golü karşılaşmanın skorunu tayin etti : 3-0.

Böylelikle gruplarını 2. tamamlayan Bayrampaşa ve Tarsus İdman Yurdu, 2. Lig'te oynama hakkını alırken diğer çıkan ekip 2. Grup 5.'si Kahramanmaraşspor oldu.

YETENEK AVCISI : CANER KARAKUŞ (İNEGÖLSPOR)

14 Şubat 1994'te Bakırköy'de dünyaya gelir Caner Karakuş. Futbola İzmir'in amatör kulüplerinden Çiğli Maltepe'de 12 yaşındayken başlar. Üç sezon bu takımın alt yaş takımlarında mücadele eden Caner, 2009-2010 sezonunun başında 3. Lig ekiplerinden İnegölspor'a transfer olur.

İnegölspor'daki ilk sezonunda bir kez Gençlik Bölgesel Geliştirme U18 Ligi maçında Sakaryaspor'a (şimdilerde Bank Asya 1. Lig'te forma şansı bulan Özgür Kedikli, Berat Ali Genç gibi isimler de sahadadır) karşı 20 dakika forma giyer. Ertesi sezonsa aynı ligin Marmara A Grubu'nu 15 takımdan içinden 4. bitiren İnegölspor'un orta sahasının vazgeçilmez ismi olur. Forvet, forvet arkası ve hücuma dönük kanat oyuncusu olarak oynayabilen Caner 26 maçta 12 gol kaydederek dikkatleri üzerine çeker.

2011-2012 sezonu başında teknik direktör Taşkın Güngör'ün Bayrampaşa'dan İnegölspor'un başına geçmesiyle as takıma yükselir Caner. Henüz 17 yaşındayken sürekli maç tecrübesi kazanır. İngeölspor'un 3. Lig 1. Grup'u şampiyon tamamladığı bu sezon 10'ü ilk 11'de olmak üzere 23 maçta forma şansı bulur ve 4 de gol atarak takımına katkı sağlar. Özellikle Kastamonuspor maçındaki akıl dolu aşırtma golü, Kırıkkalespor karşısında galibiyeti getiren golü atması, 4-2 kazandıkları Ümraniyespor maçında durumu 2-2'ye getiren golü atması gibi çok kritik yerlerde sahneye çıkar Caner.

Altyapı hocası Murat Endes ve kendisini a takıma çıkaran Taşkın Güngör'den sonra bir hoca daha girer Caner'in kariyerine çok önemli katkı yapan hocaların arasına. 18 Yaş Altı Milli Takım Teknik Direktörü Feyyaz Uçar, Belçika'yla Kocaeli'de yapılacak 2 özel maçın kadrosuna İnegölsporlu Caner'i de davet eder. Milli Takım'ın 4-0 kazandığı maçın 69. dakikasında Galatasaraylı İsmail Berk Ünsal'ın yerine giren Caner, 2-2 biten maçta da 73. dakikada TSG Hoffenheimlı Kenan Karaman'ın yerine oyuna dahil olur.

Driplingleri, birebirde adam geçme meziyeti, doğru ve etkili şut tercihleriyle 4-5-1'in sağ kanadı için ideal bir seçenek olan Caner Karakuş'la, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapan Teknik Menajer İsmail Güldüren'e göre, şu an için Bursaspor, Gençlerbirliği, Antalyaspor, Kardemir Karabükspor, Boluspor ve Şanlıurfaspor ciddi olarak ilgileniyor.

Bozüyükspor ve Fethiyespor yarı finalde !

2. Lig'ten Bank Asya 1. Lig'e yükselecek olan son takımı belirleyecek olan Denizli'deki play-off maçlarının çeyrek finali bugün oynanan karşılaşmalarla tamamlandı. Dün yarı final vizesi alan Bugsaşspor ve Adana Demirspor'dan sonra rakiplerini eleyen Bozüyükspor ve Fethiyespor yarı finalde birbirleriyle eşleşti.

17.00'de oynanan karşılaşmada Beyaz Grup'u 3. tamamlayan Bozüyükspor'un da, Kırmızı Grup'u 5. olarak tamamlayan Kızılcahamamspor'un da çok az seyircisi tribünde yerini almıştı. Karşılaşmada ilk ciddi gol pozisyonunu Kızılcahamamspor buldu. Mülayim Erdem'in pasına hareketlenen 2. Lig Gol Kralı Üstün Bilgi'nin vuruşunu Bozüyükspor kalecisi Oğuzhan Doğar kurtardı. 26. dakikada ise Bozüyükspor, Kemal Hastürk'ün kafa vuruşuyla gole yaklaştı ancak Kızılcahamamspor kalecisi Şenol Karagöl topu kornere tokatladı. Ortada giden maçın kaderini Bozüyüksporlu Atahan Menekşe'nin 35 metreden kullandığı frikik belirledi ve Bozüyükspor bu müthiş golle 1-0 öne geçti. Bu dakikadan sonra Kızılcahamamspor, beraberlik golünü bulmak için rakip kaleye daha sık gelmeye başladı ancak istediği golü bulamadı. 90. dakikada Galip Ayvaz'ın kullandığı frikik de direkten dönünce Bozüyükspor, yarı finale yükselen taraf oldu.

Kırmızı Grup 4.'sü Fethiyespor'la Beyaz Grup 5.'si Turgutluspor'un karşılaştığı maçsa 20.30'daydı. Tecrübeli oyuncularıyla oyuna ağırlığını koyan Turgutluspor, maça hızlı başlayan taraftı. İlk ciddi gol pozisyonunu da 24. dakikada Youssef Yeşilmen'nin sol kanattan gelen ortasıyla buldular. Serhat Akın'ın güzel şutunu Fethiyespor kalecisi Emin Sarı aynı güzellikte çeldi. 33. dakikada bu kez Halil Zeybek'in şutuyla gol aradı Turgutluspor ancak top savunmadan döndü. İkinci yarıda Fethiyespor oyuna denge getirdi ve her iki takım da gol pozisyonu üretmekte zorlandı. 63. dakikada Fethiyespor'un kazandığı serbest vuruşu frikik ustası Onur Okan gole çevirmesiyle Turgutluspor yeniden rakip kalede gol aramaya başladı. Ancak kale önünde tehlike yaratabilecek organizasyonları kuramayınca maçtan mağlup ayrıldı ve elendi. Böylelikle bugün oynanan iki karşılaşmada da galibiyeti frikik golleri belirlemiş oldu. Ayrıca Turgutluspor'un elenmesiyle Ege Bölgesi'nin play-off'ta takımı kalmadı.

Kalan maçların programı ise şu şekilde :

27 Mayıs Pazar 19.00 : Bugsaşspor - Adana Demirspor
28 Mayıs Pazartesi 19.00 : Bozüyükspor - Fethiyespor

31 Mayıs Perşembe 19.00 : Final

Bayrampaşa ve Kahramanmaraşspor 2. Lig'te !

3. Lig 1. Grup ve 2. Grup'ta play-off bugün oynanan karşılaşmalarla sona erdi. Alınan sonuçlara göre Bayrampaşa ve Kahramanmaraşspor, 2. Lig'e yükseldiler.

Buca Arena'da oynanan günün ilk karşılaşmasında ligi 4. tamamlayan Hacettepe ile 2. bitiren Bayrampaşa karşı karşıya geldi. Yüzlerce Bayrampaşalı'nın yanısıra az sayıdaki Hacettepe taraftarının seyrettiği karşılaşmaya her iki takım da istekli başladı. Karşılıklı bulunan gol pozisyonlarının ardından 3. Lig'in en golcü futbolcularından Artun Akçakın 28. dakikada sahneye çıktı ve uzaktan attığı muhteşem şutla Hacettepe'yi 1-0 öne geçirdi. Bu dakikadan sonra Bayrampaşa, oyunun hakimiyetini eline geçirdi ve Hacettepe kalesine gol için yüklendi. Ancak Hacettepe savunması ve kaleci Metin Uçan geçit vermeyince Bayrampaşa sayısız gol pozisyonu kaçırdı. Özellikle 2. yarıda maç, dün oynanan ve Adana Demirspor'un 1-0 öne geçip bütün bir ikinci yarı boyunca Balıkesirspor ataklarını savuşturduğu maçı andıran görüntülere sahne oldu. Ancak 82. dakikada Eren Açıkgöz'ün sağ kanattan ortalanan topta kafayla attığı güzel gol, Bayrampaşa'ya beraberliği getirdi. Golden hemen sonra, üstelik de oyunun hakimiyetini elinde tutan rakibine karşı savunmasında açıklar veren  Hacettepe, 87. dakikada az adamla yakalanınca Abdullah Topkara, Bayrampaşa'ya 2. Lig'in kapılarını açan golü kaydetti. Böylelikle Bayrampaşa, 53 yıllık tarihinde ilk kez 2. Lig'e yükselmiş oldu.

2. Grup play-off finali ise Manisa 19 Mayıs Stadı'nda grup 3.'sü Belediye Bingölspor'la, 5.'si Kahramanmaraşspor'u karşı karşıya getirdi. Her iki takımın da seyirci desteğini arkasına aldığı maçta Belediye Bingölspor 90 dakika boyunca daha etkili oynayan ve daha çok pozisyon bulan taraftı. Ancak her iki takım da eşitliği bozacak golü bulamayınca karşılaşma uzatmalara gitti. Uzatmalarda da eşitlik bozulmayınca seri penaltı atışlarına geçildi. Penaltı atışlarında Kahramanmaraşspor kullandığı 4 penaltıyı da gole çevirirken Belediye Bingölspor'un 2 penaltısını Kahramanmaraşspor kalecisi Taylan Aydoğan kurtarınca 4-2 üstünlük sağlayan Kahramanmaraşspor, 2. Lig'e yükselen 5. takım oldu. Maçtan sonra ise Belediye Bingölspor taraftarları stad koltuklarını söküp sahaya atarken polis olaylara müdahale etti. Kahramanmaraşspor için ilginç bir notsa; play-off'taki 2 rakibini de 90 dakikaların sonrasında elemiş olması.

2. Lig'e yükselecek son takımı belirleyecek olan Bursa Nilüferspor - Tarsus İdman Yurdu maçı yarın 18.00'de Fethiye İlçe Stadı'nda oynanacak.

24 Mayıs 2012 Perşembe

YETENEK AVCISI : SELİM AY (KONYASPOR)

31 Temmuz 1991'de Antalya'da dünyaya gelir Selim Ay. Futbola 2002-2003 sezonunun başında Kepezspor altyapısında başlar. (Kepezspor, 1999-2000 sezonunda 3. Lig ekibi Genpaspor'un Kepez Belediye Başkanı Mehmet Atay önderliğinde satın alınıp isminin değiştirilmesiyle oluşturulmuştu) Ancak kulüpte yaşanan mali sıkıntılar nedeniyle, kulüp Sidespor'a satılır ve merkezi de Antalya'nın kenar mahallesi olan Kepez'den alınarak Side'ye taşınır. Böylelikle futbola Sidespor'da başlamış olur Selim Ay. 2004'te ise Kepez Belediyespor formasıyla Kepez'e geri döner. Kepez Belediyespor'un altyapı hocası Mesut Uyar'dan övgüyle söz ediyor genç futbolcu. 2010'da Kepez Belediyespor 19 Yaş Altı Takımı'nı Türkiye Şampiyonu yapan altyapı Mesut Uyar için  "Yetişmemde büyük emeği var" diyor. 4,5 sezon geçirdiği Kepez Belediyespor'dan Konyaspor'un altyapısına 2008-2009 sezonunda gelir Selim. "Mesut Erçetin hocanın Konyaspor'a gelmemde, kendimi kabul ettirmemde ve a takıma yükselmemde çok fazla payı var. Beni Mesut Hocalar'dan biri yetiştirdi, diğeri de geliştirdi." * diye açıklıyor hocalarının üzerindeki etkisini.
* yesilinbeyazaaski.blogspot.com'daki röportajından...

Selim'in Konyaspor altyapısına geldiği 2008-2009 yılında çok iyi bir altyapı jenerasyonu yakalamıştır Yeşil-Beyazlı ekip. Bu sezon birlikte Bank Asya 1. Lig'e damga vurduğu Ali Dere, Muhammet Yürükuslu, Niyazi Nayernazlı, Serbay Yağız gibi oyuncularla olan takım arkadaşlığı daha o yıldan başlamıştır. Deplasmanlı Süper Gençler Ligi Ankara Grubu'nda görev aldığı 27 maçta 9 gol atar orta sahada oynayan Selim. DSGL Türkiye Şampiyonası ilk tur maçında uzatma dakikalarını 1-1 bitirip 112. dakikada yediği golle elenen takımın 90 dakika sahada kalan oyuncularındandır aynı zamanda. Aynı sezon 2 kez de PAF Ligi maçında görev yapar genç futbolcu. Selim, 2009-2010 sezonuna A2  takımında girer. A2 Ligi Güney Grubu'nda 32 maçta 69 puan toplayarak finallere kalan takımın 23 maçında gorma giyer; 4 gol atar. Aynı sezonda 3 kez sahaya çıktı Bölgesel Gençlik Geliştirme U18 Ligi'nde de 2 gol bulur. Aynı sezon, Bank Asya 1. Ligi'nde 34. haftaya play-off'u garantilemiş olarak giren Konyaspor'un son maçı kendisi gibi play-off'u garantilemiş olan Altay'ladır. Play-off öncesi genç oyunculara şans vermek isteyen teknik direktör Ziya Doğan; Muhammet Yürükuslu, Ali Dere, Niyazi Nayernazlı gibi oyuncuların yanında kariyerinde ilk kez profesyonel bir maça çıkacak olan Selim'e de şans verir. Ancak futbola forvet olarak başlayan, Konyaspor altyapısında orta sahada oynayan Selim Ay, a takımda stoper olarak görev yapmaktadır. Genç ağırlıklı Konyaspor 0-1 öne geçse de üstünlüğünü koruyamaz ve sahadan 4-1 yenik ayrılır. Aynı sezon A2 Ligi Türkiye Şampiyonası B Grubu'nda Galatasaray'ı 1-0 yenip Ankaraspor'la 1-1 berabere kalarak 1 puan farkla elenen Konyaspor kadrosunda da yer almıştır. 2010-2011 sezonuyla birlikte Selim, A2 takımı teknik direktörü Salih Eken'in savunmada en güvendiği isimlerin başında gelir. 26 maçta görev alan Selim, 1 de gol kaydeder. Uzun süre 2. Grup'ta şampiyonluk kovalayan Konyaspor, 17 takım arasından 4. olur.

2011-2012 sezonu sancılı başlar Konyaspor için. Yaşanan mali kriz, FIFA'nın getirdiğ transfer yasağı [aynı hikayeye şurada da değinmiştik : http://altligler.blogspot.com/2012/05/yetenek-avcisi-abdulkerim-bardakci.html] nedeniyle pek çok oyuncusunu kaybeden Konyaspor yerine hiçbir futbolcuyu koyamaz. Neyse ki; altyapıdaki jenerasyon kalburüstüdür ve zaten çoğu futbolcu Bank Asya 1. Lig sınırlarını zorlamaya başlamıştır. Bu koşullarda Selim Ay, Ali Dere, Muhammet Yürükuslu, Mehmet Abdullah Çoban, Niyazi Nayernazlı, Serbay Yağız, Abdülkerim Bardakcı takıma monte edilirler. Üst üste tam 31 maçın ilk 11'inde savunmanın göbeğinde Selim Ay yer alır. Ancak Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçında sezondaki 4. sarı kartını görünce takımı için hayati önemdeki 32. hafta maçı olan Adanaspor maçında oynayamaz. Takım evinde Adanaspor'a hem de deplasmanda Gözteepe'ye yenilince doğrudan terfi şansını iki kez kaçırır ve 5. olarak play-off'a katılma hakkı elde eder. Selim de sezonu 32'si ilk 11 olmak üzere 33 maçla kapatır. Ligin 12. haftasında takımına 1 puan getiren golü Boluspor karşısında atar; bu gol de kayıtlara Selim'in ilk -ve şu ana kadarki tek- profesyonel golü olarak geçer.

Daha Konyaspor altyapısına geldiği 2008'de A Milli Takım 2014 Dünya Kupası kadrosunda yer almayı kafasına koyan Selim, ilk Ümit Milli Takım'ın Macaristan'la 1 Haziran'da oynayacağı 2013 Avrupa Şampiyonası grup eleme maçı kadrosuna çağrıldı. Savunmadaki yerinde müdahaleleri ve geriden oyun kurabilme özellikleriyle dikkat çeken Selim Ay'ın bir diğer istatistiğiyse bu sezon ligin en az gol yiyen takımı olan Konyaspor'da (25) bir maç hariç tüm maçlarda görev alıp oyunda kalınan süre / yenen gol istatistiğinde Bank Asya'nın en verimli savunma oyuncusu olması. Konyaspor'la sözleşmesi 2014'te bitecek olan Selim'le Beşiktaş başta olmak üzere pek çok Süper Lig kulübünün ilgilendiği haberleri, bu oyuncunun ismini önümüzdeki yıllar boyunca duymaya devam edeceğimizin de göstergesi.