30 Nisan 2012 Pazartesi

3 BAL takımı daha vize aldı...

2012-2013 sezonunda Bölgesel Amatör Lig'te mücadele edecek takımları belirlemek için oynanan BAL baraj maçlarına bugün Bartın, Kastamonu ve Manisa'da oynanan maçlarla devam edildi.

Kastamonu'da oynanan karşılaşmada 13. Grup'u 8. bitiren Tosya Belediyespor, Kastamonu İl Özel İdarespor'la karşı karşıya geldi. Tosya temsilcisi, 44. dakikada Rıdvan Kuru'yla bulduğu bolle rakibini 1-0 yenerek önümüzdeki sezon için BAL vizesi aldı.

Bartın'daki maçta ise, 13. Grup'u 2. bitirip play-off'a katılma hakkı elde eden ve play-off 1. turunda Muğlaspor'a 5-1 yenilerek baraj müsabakası oynamak zorunda kalan Bartınspor, Kumluca Esnafspor'u 5-0 yenerek BAL'da kalma hakkı elde etti.

10. Grup'u 6. bitiren Salihli Belediyespor da Somaspor'u 5-1 yenerek önümüzdeki sezon da BAL'da kalma hakkını kazandı.

BAL baraj maçlarına 2 Mayıs'ta İzmir'de oynanacak Yeni Bornovaspor - Bozyaka Yeşiltepe maçıyla devam edilecek.

29 Nisan 2012 Pazar

Nazilli Belediyespor 2. Lig'te !

3. Lig 2. Grup'ta haftaya 9 puan farkla lider giren Nazilli Belediyespor, şampiyonluğunu ilan etti. İkinci sıradaki Keçiörengücü'nden ikili averajı kötü olduğu için, şampiyonluk turunu bu haftaya bırakan Nazilli Belediyespor, önündeki 3 maçtan 1 puan dahi alsa 2. Lig vizesi alacaktı. Nazilli Belediyespor, ligten düşmesi kesin olan sonuncu Erganispor'u 0-4 yenerek şampiyonluğunu ilan etti. Keçiörengücü de deplasmanda İstanbulspor'a 1-0 yenildiği için, Nazilli Belediyespor, yenilse bile şampiyon olacaktı.

Yarın 3. Lig'e çıkacak 6 takım daha belli oluyor !

Bergama Belediyespor ve Silivrispor'un ardından Bölgesel Amatör Lig'ten 3. Lig'e yükselecek 6 takım daha belli oluyor.

Buna göre yarının programı şu şekilde;


14.30 Kahramanmaraş Belediyespor - Yeni Diyarbakırspor (Şanlıurfa GAP Arena)

14.30 Kayseri Şekerspor - Toroslar Belediyespor (Aksaray Atatürk Stadı)

14.30 1930 Bafraspor - Çorum Belediyespor (Tokat Gaziosmanpaşa Stadı)

14.30 Emrespor - Muğlaspor (Uşak 1 Eylül Stadı)

14.30 Büyükçekmecespor - Fatih Karagümrük (İstanbul Maltepe Hasan Polat Stadı)

14.30 Derince Belediyespor - Beyköy Belediyespor (Ankara Bağlum Belediye Stadı)






3. Lig'e çıkacak son takımsa 1 Mayıs'ta Giresun Atatürk Stadı'nda oynanacak Refahiyespor - Zara Belediyespor maçıyla belli olacak.

2 BAL takımı daha lige veda etti..

Bölgesel Amatör Lig'e önümüzdeki sezon katılacak takımları belirlemek için oynanan baraj maçlarına cuma ve cumartesi günü oynanan 5 maçla devam edildi.

Cuma günü oynanan tek maç Trabzon'daydı. 3. Grup'u 3. olarak bitiren Düzyurtspor, Trabzon Gençlerbirliği'ni 3-0 gibi net bir skorla geçerek önümüzdeki sezon da BAL'a katılma hakkını elde etti.

Bugün oynanan 4 maçtan biri olan Ağrı baraj maçı ise çıkan olaylar nedeniyle yarıda kaldı. 1. Grup'u 9. bitiren Bayazıtspor, Yeni Diyadin Belediyespor karşısında uzatma dakikalarında 1-2 mağlup durumdayken hakem Halit Özel'in Bayazıtsporlu oyunculara gösterdiği 3. kırmızı kart sonrasında olaylar çıktı ve maç tamamlanamadı. Böylelikle, Ağrı maçı Bayburt ve Şırnak maçlarından sonra yarıda kalan 3. baraj maçı oldu. Muhtemeldir ki; Yeni Diyadin Belediyespor, önümüzdeki sezon federasyon kararıyla BAL'da Ağrı'yı temsil edecek.

Kütahya'daki maçta ise 8. Grup'u 10. sırada tamamlayan Gaybıefendispor, Akıncılar'ı 3-1 yenerek BAL'da kalma hakkını elde etti.

Normal süresi 1-1 biten Muş Muratspor - Muş Ovasıspor karşılaşmasında uzatmalarda gol gelmeyince penaltılara geçildi. Penaltılarda rakibini 7-8 geçen Muş Ovasıspor, BAL'ın yeni temsilcisi oldu.

Adıyaman'da ise play-off ön eleme maçında Kayseri Şekerspor'a elenince play-out oynamak zorunda kalan Adıyaman Belediyespor, Kahta Belediyespor'u 4-0 yendi ve ligte kaldı.

Baraj maçlarına yarın Bartın, Kastamonu ve Manisa'da oynanacaaçlarla devam edilecek.

28 Nisan 2012 Cumartesi

3. LİG'İN YENİ TAKIMLARINI TANIYALIM 2 : SİLİVRİSPOR

Silivrispor'un kuruluş yılı her ne kadar 1957 olarak kabul edilse de, aslında kulübün murisi (miras bırakanı) olarak kabul edebileceğimiz Silivri Gençlerbirliği Spor Kulübü'nün kuruluş yılı 1947. Renkleri bordo - beyaz olan Silivri Gençlerbirliği, 1963'e dek Silivri'nin tek spor kulübü olarak varlığını sürdürmüş. 1963'te ise mavi - beyaz renklere sahip Silivri Sanayispor kurulmuş. Böylelikle bu iki takımın rekabeti Silivri'de futbola olan ilgiyi artırmış, Gençlerbirliği - Sanayispor arasında oynanan Silivri derbileri her zaman çekişmeye sahne olmuş. 1973'e gelindiğinde iki kulübün yöneticileri, birleşme görüşmeleri yapmaya başlamışlar. Gençlerbirliği'yi temsilen kırmızı, Sanayispor'u temsilen de mavi rengi alınmış ve kırmızı - mavi renkleriyle Silivrispor kurulmuş. 7 Haziran 1974'te tescili yapılan kulüp İstanbul 1974-1975 sezonundan itibaren 2. Amatör Küme'de boy göstermeye başlamış.

1984-1985 sezonunda 3. Lig'in kurulmasıyla birlikte bu ligte oynamak isteyen takımların başvuruları federasyona gönderilmiş. Başlangıçta 102 takımın alınacağı ilan edilen 3. Lig'te takım kontenjanı, başvuruların yoğunluğu dikkate alınarak 118'e çıkarılmış. Silivrispor da son anda 3. Lig kapısını aralayan 16 takımdan biri olmuş ve 3. Lig 2. Grup'ta profesyonel mücadelesine başlamış. Sezonun ilk yarısında başarılı bir performans gösteren Silivrispor ikinci devre aynı istikrarı gösteremeyerek 16 takımlı grubu 11. olarak bitirmiş. 1985-1986 sezonunu ise 3. Lig 11. Grup'ta geçiren Silivrsipor, sezon boyunca şampiyonluk için İstanbulspor'la çekişen Silivrispor, son hafta Feriköy'ü 4-1 yenip 1 averaj farkla şampiyon olmuş. O yılki statüye göre 3. Lig'te gruplarını 1. bitiren takımların 2. Lig'e çıkabilmesi için play-off oynamaları gerekiyormuş; böylece Silivrispor da play-off hazırlıklarına başlamış. Ancak maçların bittiği 11 Mayıs 1986'dan iki gün sonra toplanan Futbol Federasyonu, müjdeli haberi vermiş : 3. Lig play-off uygulaması kaldırılmış, liglerini şampiyon bitiren 12 takım da 2. Lig'e kabul edilmiş.

1986-1987 sezonunda 2. Lig C Grubu'nda yer almış Silivrispor. Ancak yeni çıktığı bu ligte tutunamayan Silivrispor, grup sonuncusu olarak 3. Lig'e dönmek zorunda kalmış. 1987-1988 sezonunu 3. Lig 8. Grup'ta geçiren Kırmızı-Mavililer, Uzunköprüspor, Tekirdağspor ve Bayrampaşa'nın ardından ligi 4. bitirmiş. Ertesi iki sezondaysa aynı grupta ligi orta sıralarda tamamlayabilmiş. 1990-1991 sezonunu 4., 1991-1992 sezonunu 14., 1992-1993 sezonunu 10. tamamlayan Silivrispor, 1993-1994 sezonunda 13 takımlı 7. Grup'u 12. tamamlayarak 11 sezon süren profesyonel mücadelesine bir virgül koymak zorunda kalmış.

1994'ten bu yana profesyonel liglere dönme mücadelesi veren Silivrispor, 2006-2007 sezonunda 3. Lig'e terfi maçlarına katılma hakkı kazanmış ancak ilk maçında Kestelspor'a 1-0 yenilerek elenmiş. 2007-2008 sezonunda yine terfi play-off'una kalmış; Somaspor'u 3-0, Ödemiş Belediyespor'u ise penaltılarla yenmiş ancak Yeni Menemen Belediyespor'a uzatmalarda 1-0 yenilerek elenmiş. 2010-2011 sezonunda ilk kez uygulanacak olan Bölgesel Amatör Lig'e, bir önceki sezon İstanbul Süper Amatör Küme 5. Grup'ta 5. olduğu için katılma hakkı elde edememiş. 2010-2011 sezonunda İstanbul süper Amatör Küme 5. Grup'ta 1. olarak BAL için Yükselme Grubu'na katılma hakkı kazanmış. 5 takımın doğrudan BAL'a yükseleceği grubu da 4. bitirerek Bölgesel Amatör Lig'e yükselmiş.

BAL'daki ilk sezonuna 9. Grup'ta eski futbolcularından Mehmet Mesut Tonta'nın girdi Silivrispor. İlk iki maçını kazanarak liderliğe yükselen Kırmızı-Mavililer, 3. haftada Fatih Karagümrük, 4. haftada da AS Akyazıspor beraberlikleriyle puan kaybetse de koltuğunu korudu. 5. haftada Sultanbeyli Belediyespor'u yenen Silivrispor, bir sonraki hafta Sakarya temsilcisi Garajlar Taçspor'a kendi evinde 0-1 yenilerek ilk mağlubiyetini aldı. Ertesi hafta da Yeniköy'e 4-2 yenilmesiyle çalan tehlike çanlarını 3 ilk yarının son haftasında aldığı 7 puanla bertaraf etti ve ilk yarıyı lider kapattı. İkinci yarının ilk üç haftasında peşpeşe gelen Beşyüzevler beraberliği, Çerkezköyspor mağlubiyeti ve Fatih Karagümrük yenilgisinin ardından teknik direktör Tonga, görevinden ayrıldı. Yerine Silivri'nin İstanbul Süper Amatör Küme'deki güçlü takımlarından Fener Köyü'nün teknik direktörlüğünü yapan, Beşiktaş'ın eski altyapı hocalarından Tekin Aslıhan takımın başına getirildi. Aslıhan'la birlikte müthiş bir çıkış yakalayan Silivrsipor, 5 maçta 15 puan çıkararak 34 puanla 2. sıraya oturdu. 20. haftadaysa fikstürü bay geçince Adapazarıspor'un bir puan gerisinde kaldı. Yılın en kritik maçında, evinde Adapazarıspor'u 2-1 yenince yeniden ikinciliğe oturdu ve son hafta Adapazarıspor bay geçeceği için play-off'a katılmayı garantiledi.

Kırmızı-Mavililer, play-off'un 1. turunda 7. Grup ikincisi Emirdağspor'la Bursa'da karşılaştılar ve Cemal Elver (2), Metin Erdem ve Aydın Tuna'nın golleriyle sahadan 4-0 galip ayrıldılar. 2. turda ise, 8. Grup'u şampiyon tamamlayan Bursa Merinosspor'la Adapazarı Atatürk Stadı'nda karşı karşıya geldiler ve normal süresi 0-0 biten karşılaşmayı 114. dakikada Ali Yavuz Akkaya ve 117. dakikada Nazif Şener'in golleriyle 3. Lig'e yükselme hakkı kazandılar.

Kulübün başkanlığını Silivrili işadamı Mustafa Saral yürütüyor.
                                           


                                                                 KADRO

Silivrispor'un bu sezon oynadığı 22 maçın 21'inde kalesinde 1984 doğumlu Hamdi Yılmaz vardı. Kariyerinde bir tek 2008-2009 sezonunda Beykozspor 1908'le profesyonel lig tecrübesi bulunuyor ancak hiçbir maça çıkmamış. Hamdi, bu sezon başında İstanbul'un amatör takımlarından Galata'dan transfer olmuş. Kariyerinde profesyonel lig tecrübesi bulunmayan yedek kaleci Şener Şentuna (1985) bir tek Beşyüzevler maçında forma giymiş. 2 sezon Lüleburgazspor'la 3. Lig tecrübesi yaşayıp 2 de 3. Lig maçına çıkan 1991 doğumlu kaleci Aykut Türsün ise, Silivrispor'da hiçbir maçta forma giymedi.

Savunmanın en önemli ismi 1978 doğumlu Özgür Kurt. Lüleburgazspor, Tepecikspor ve Merzifonspor formalarını profesyonel olarak giyen Özgür, 1 kez 2. Lig'te, 118 kez de 3. Lig'te forma giymiş. Savunmanın bir diğer önemli ismi ise 1985 doğumlu Musa Doğan. Güngören Belediyespor, Küçükçekmece ve Bakırköyspor formalarını da giyen Musa; 23 kez 2. Lig, 28 kez de 3. Lig maçında oynama fırsatı bulmuş. 1990 doğumlu Vahit Yaşar ise doğma büyüme Silivrili ve Silivrispor altyapısından yetişme. Kariyeri boyunca hep amatör takımlarda forma giymiş olan 1987 doğumlu Okan Ünver de sürekli olarak forma şansı bulan bir diğer oyuncu. Galatasaray altyapı kökenli 1984lü Kıvanç Kurtay da savunmada bu sezon 8 maçta forma şansı buldu. Bir önceki sezonu BAL takımlarından Yeniköy'de geçiren Saruhan Karpuz da 9 kez 2. Lig, 50 kez 3. Lig maçı görmüş 1985 doğumlu bir isim. 1991 doğumlu Gencay Kenar ise Tekin Aslıhan'ın Fener Köyü'nden gelirken takıma transfer ettiklerinden. Gencay sezonun ikinci yarısı boyunca bir maçta ilk on birde forma buldu.

Orta sahada 21'er maçta forma giyerek en çok oynayan iki oyuncudan biri olan 1984lü Fatih Yorulmaz ve 1991 doğumlu Nazif Şener'in profesyonel bir geçmişleri bulunmuyor. Ancak Nazif 2 sezon Beşiktaş altyapısında oynamış. 19 maçta oynayan 1987li Yunus Yaşar da Silivrispor altyapısından yetişme. Soy ismiyle insanda İtalyan çağrışımı yapan, yine 19 maçta forma giyen Metin Paluli de hep amatör kulüplerde forma giymiş. Play-off 1. turunda 2 gol birden atan Cemal Elver de sezon başında Edremit Belediyespor'dan transfer edilmiş. Cemal de 1987 doğumlu. Trabzonspor altyapı kökenli 1980 doğumlu Mehmet Ramoğlu orta sahanın en tecrübeli ismi. Tam 191 kez profesyonel maç tecrübesi bulunan oyuncu, bu sezon 14 maçta forma bulmuş. Beşiktaş formasıyla tam 10 maça çıkmış; Sakaryaspor, Denizlispor, Orduspor, Adana Demirspor gibi takımlarda oynamış - Nihat Kahveci, Emre Belözoğlu, Ahmet Dursun gibi oyuncularla birlikte 3 kez de Ümit Milli formayı giyen - Aydın Tuna devre arasında takıma katılmış 11 maçta attığı 5 golle takımına büyük katkı sağlamış. 1990 doğumlu Gökhan Küçük ikinci yarıda teknik direktör Aslıhan'ın Fener Köyü'nden transfer ettiği genç bir oyuncu. 1991 doğumlu Feyyaz Erik de 7 maçta sonradan oyuna girmiş. 1992 doğumlu Burak Çayır da 2 kez oyuna sonradan girmiş.

Takımın forvet ikilisini genellikle Ali Yavuz Akkaya ve Melis Volkan Ersucan oluşturmuş. 1980 doğumlu Ali Yavuz, 3. Lig'te 7 maça çıkmış bir isim. Bu sezon oynadığı 20 maçta 13 gol atarak takımın en skorer ismi olmuş. Fenerbahçe altyapısından yetişen Melis Volkan'sa 1989 doğumlu ve kariyerinde 5 Lig maçı, 9 da 3. Lig maçı bulunuyor. Bir diğer forvet Ersel Akaydın da Güngören Belediyespor formasıyla Bank Asya 1. Lig tecrübesi de yaşamış, 1988 doğumlu bir futbolcu. 1989 doğumlu Beşiktaş altyapı menşeili Metin Erdem ve 4 sezon profesyonel futbol oynayan 1983lü Yaşar kurubaş zaman zaman forma bulan diğer forvetler.

Eğer 3. Lig'te yaş kısıtlaması önümüzdeki sezon da sürdürülürse [http://altligler.blogspot.com/2012/04/3-ligteki-25-yas-snrna-bir-baks.html] takımın en önemli dört oyuncusu Özgür Kurt, Aydın Tuna, Mehmet Ramoğlu ve Ali Yavuz Akkaya önümüzdeki sezon Silivrispor forması giyemeyecek. 8 futbolcu ise 25-30 yaş barajına takılma riski altında.

TARİHTEN : 13 MAYIS 2001 DİYARBAKIRSPOR ALTAY MAÇI

Doksanlı yıllarda futbol camiasının en çok konuştuğu konulardan biri de Doğu ve Güneydoğu takımlarının devletin kimi kesimleri tarafından bazen açıktan, bazen de el altından kollanıp gözetilmesiydi. Bu yolla işsizlik ve şiddet ortamında yaşayan gençlerin önüne silahtan başka bir alternatif konulacağı, dağa çıkmak ya da dağı gözlemek yerine düz ovada top oynamanın / maç seyretmenin özendirileceği düşünülüyordu. Ayrıca illerle simgeleşmiş takımlar, örgüte bırakılmayacak; devlet görevlileri (Van'daki Mahmut Yılbaş, Dyarbakır'daki Gaffar Okkan örnekleri gibi) ya da bölgenin sorun yaratmayacak sivil unsurları (Siirt'teki Fadıl Akgündüz örneği gibi) eliyle tehlikeli öğeler spora hakim olmayacaktı. Diyarbakırspor'un, Vanspor'un, Siirt Jet-Paspor'un yükselişlerinde hep bu koruma kollama iddiaları tartışıldı, halen de tartışılıyor.

Diyarbakırspor, 2000-2001 sezonuna 2. Lig 5. Grup'ta (o yıllarda 2. Lig, iki aşamalı oynanıyordu; 10-11 takımlı 5 grubu ilk ikide bitiren 10 takım, yükselme grubunda 1. Lig'e yükselme mücadelesi veriyordu) başladı. Teknik direktörlüğünü, geçtiğimiz ay Bank Asya 1. Lig ekiplerinden Boluspor'la anlaşan Bahri Kaya'nın (Diyarbakır'a gelene dek pek de tanınmıyordu; en son Ağırspor'u çalıştırmıştı) yaptığı kadroda, alt liglere aşina olmayan herhangi bir kişinin tanıyabileceği belki de tek isim, Gaziantepspor'dan hatırlayacağımız golcü Hasan Çelik'ti. Sezonun 3. haftasında ise Fenerbahçe'den Kemalettin Şentürk, Murat Şahin ve Saffet Akbaş; Galatasaray'dan Rasim Vardar kiralanınca, ligin kalburüstü ekiplerinden biri kurulmuş oldu.

5. Grup kademe maçlarında ilk devreyi 5 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyetle 3. bitiren Diyarbakırspor, ikinci devrede aldığı 6 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle 38 puana ulaştı ve grubu 1. kapatarak Yükselme Grubu'na katılmaya hak kazandı. Yükselme Grubu'na 1. Grup'tan İstanbul Büyükşehir Belediyespor ve Konyaspor, 2. Grup'tan Göztepe ve Altay, 3. Grup'tan Hacılar Erciyesspor ve Hatayspor, 4. Grup'tan Şekerspor ve Sivasspor, 5. Grup'tan Diyarbakırspor ve Elazığspor yükselmişti.

Yükselme Grubu'na 5-3 Kombassan Konyaspor mağlubiyetiyle başlayan Kırmızı-Yeşilliler, 21 Ocak 2001'de oynanan 2. hafta maçında Elazığspor'u 4-1 yenerek ilk 3 puanına kavuştu. Bu maçtan 3 gün sonra, 24 Ocak 2001'de ise Diyarbakır Spor Kulübü'nün belki de tarihini değiştirecek olay yaşandı : Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan bir suikasta kurban gitti.

Gaffar Okkan, 1952'de Sakarya'nın Hendek ilçesinde doğmuştu. Polis Akademisi'nden mezun olduktan sonra çeşitli illerde görev yaptı ardından Kars Emniyet Müdür olarak atandı; Kasım 1997'de ise Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi. Çatışmanın, şiddetin, faili meçhul cinayetlerin kol gezdiği doksanlı yıllarda devletle halkın arasında soğuk rüzgarlar esiyordu. Böyle bir atmosferde görev yapan Okkan, halka birebir yakın bağlar kurmanın yollarını aramış; en etkili yol olarak da bilindik bir araç bulmuştu : futbol. Diyarbakırspor'a büyük destek veren Okkan, gerek taraftarın gerekse de futbolcuların gönlünü fethetmiş, onlar arasında 'Gaffar Baba' olarak anılmaya başlamıştı. Tam da Diyarbakırspor'un Yükselme Grubu'nda 3. hafta maçına hazırlandığı günlerde Gaffar Okkan, - üstelik Uğur Mumcu'nun da öldürüldüğü 24 Ocak'ın yıl dönümünde - faili meçhul bir suikasta uğradı.

Okkan'ın öldürülmesinden sonra; onun bıraktığı mirası sahiplenmek, 1. Lig hedefini paylaşmak Diyarbakırspor için en önemli motivasyonlardan biri haline geldi. Bu ruh haliyle gittiği Sivasspor deplasmanından 1-2 galibiyetle döndü Diyarbakırspor. Sonraki 2 haftada Hatayspor ve Şekerspor galibiyetiyle liderlik koltuğuna oturdu, 6. haftada Hacılar Erciyesspor'u 5-2'yle geçerek liderliğini sürdürdü. Ancak hemen ardından gelen Göztepe mağlubiyetiyle Altay ve İstanbul Büyükşehir Belediyespor beraberlikleri ilk devreyi 17 puanla 3. bitirmesine neden oldu. Sonraki haftalarda 4 galibiyet, 1 beraberlik, 2 mağlubiyet alarak 16. haftayı 34 puanlı Göztepe ve 32 puanlı Altay'ın ardından 30 puanla 3. sırada kapattı. İlk iki takımın direkt olarak 1. Lig'e (şimdiki Süper Lig'e) yükseleceği grupta ligin bitimine 2 hafta kalmıştı ve grubun kaderini belirleyecek maç, 17. haftadaki Diyarbakırspor - Altay maçıydı.

Diyarbakırspor, mutlaka kazanmak zorunda olduğu bu maça günlerden öncesinden hazırlanmıştı. Ancak maç günü yaklaştıkça bu hazırlığın, yalnızca yeşil sahalarda yapılmadığı anlaşılacaktı. O gün Altay kafilesinde yer alan kulüp doktoru Doç. Dr. Levent Köstem, yaşadığı atmosferi şöyle anlatacaktı :

"Diyarbakır'da otelde kalmamız tavsiye edilmedi. ve kulüp mecburen buna uydu. Biz Batman'da bir otelde kaldık. Uçaktan indik, Batman içindeki otelimize ciddi jandarma koruması altında girdik ve yerleştik. Otelin etrafında tüm gece boyunca koruma mevcuttu.
Bir gün sonra Diyarbakır'a maça gitmek için yola çıktık. Yine polis ve jandarma eşliğinde gittik. Diyarbakır'a girmeden önce bizi yol kenarında 10 - 15 dakika kadar beklettiler ve daha sonra yoğun bir koruma ile Diyarbakır'a girdik. Ama ne giriş. Sanki düşman bir ülkeye giren bir grup gibiydik. Ben gerçekten ürktüğümü anımsıyorum. Bu arada yanıma aldığım küçük fotoğraf makinası ile fotoğraf çekiyordum. 
Stadın kapasına geldik ve otobüsün ön kapısı 15 metre kadar, soyunma kapısının önünde durdu ve biz otobüsten inip kapıdan içeri girmeye yeltendik. İnanılmaz bir taş yağmuru oldu. Kaçtık. Daha sonra müdahale edildi. Taş atanlar uzaklaştırıldı, biz kendimizi emniyette zannedip kapıdan içeri girmeye başladık.
Sonradan yönetici olduğunu öğrendiğimiz bazı kişiler bizi yumruklamaya başladılar. Her girene denk getirirlerse bir tane yapıştırıyorlardı. Neyse buradan soyunma odasına ve koridoruna gittik. Hazırlıklar sürerken soyunma odasının olduğu koridoru bir duman bastı. Öğrendik ki, jeneratörün egzozu içeri verilmiş ve göz gözü g örmüyordu. Mahmut Özgener ve Nazif Zorlu birçok yere telefon etmeye çalıştılar ancak boşuna. Maça çıkıldı, orta sahada toplanan futbolculara sapanla taşlar ve bilyeler atıldı. "

Gerçekten stadda inanılmaz bir atmosfer vardı. İki gazeteci, polislerin gözü önünde sivil giyimli 2 kişi tarafından dövülüyor, sonrasında bütün gazeteciler kendisini stad yöneticisi olarak tanıtan biri tarafından bir odaya kilitleniyordu. Maçı naklen yayınlayacağını günler öncesinden ilan eden TRT, son dakikada yayını iptal ettiğini açıklıyordu. Tribünlerden yağan cisimler yüzünden birçok Altaylı yaralanmıştı. Diyarbkırspor'un cezalı bir oyuncusu Altay kalesinin arkasında bekleyip rakibini taciz ediyor, Altay atağa kalktığında sahaya ikinci bir top atılıyor; teknik direktör Rıdvan Dilmen yedek kulübesinden başını dışarı çıkaramıyordu.

Ali Uluyol - Bünyamin Gezer - Harun Yiğit üçlüsünün yönettiği maçta, Diyarbakırspor sahaya Murat Şahin, Murat Özatak, Alpaslan Kartal, Şenol Demir, Aykut Canik, Serdar Hoşhan, Halit Köprülü, Kemalettin Şentürk, Hasan Çelik, Armağan Yapıcı, Hakikat Yıldırım ilk on biriyle çıkarken Altay'ın ilk on biri Nihat Tümkaya, Toprak Kırtoğlu, Tahir Karapınar, Aytekin Viduşlu, Kenan Arayıcı, Orhan Üstündağ, Mehmet Zengin, Bülent Öztürk, Necati Ateş, Yakup Sertkaya, Mehmet Yılmaz'dan oluşuyordu.İlk yarıda Kemalettin Şentürk, Murat Özatak ve Hasan Çelik'in golleri daha 27. dakikada skoru 3-0 yaptı. 37. dakikada Altay kalecisi Nihat Tümkaya'nın kırmızı kart görmesiyle Altay'ın işi mucizelere kaldı. 43. dakikada Mehmet Yılmaz, staddaki tüm ortama rağmen gol atma cesareti gösterecek ve maç 3-1 bitecekti. Diyarbakırspor, ertesi hafta İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u 2-3 yenip Göztepe'yle birlikte 1. Lig'e çıkacaktı.

O gün sahada Altay teknik direktörü olan Rıdvan Dilmen, yıllardır NTV'de ülkenin en çok izlenen spor programlarından birinin yorumcusu olarak görev yapıyor. Altaylı santrafor Necati Ateş, halen Galatasaray'da ve yaklaşık 10 yıldır üst düzey profesyonel futbol hayatını sürdürüyor. Altay yöneticisi Mahmut Özgener, sonrasında federasyon başkanlığı yaptı. O gün maçtan önce teknik direktörüne "Maçın sonucu baştan belliyse ben oynamak istemiyorum." dediği iddia edilen Diyarbakırspor kaptanı Kemalettin Şentürk, Bank Asya 1. Lig takımı Kayseri Erciyesspor'u çalıştırıyor. Maçın yardımcı hakemi Bünyamin Gezer, TRT'de spor yorumcusu. Olayın aktörleri yıllardır göz önünde olmalarına rağmen; o gün orada tam olarak neler yaşandığı hala kamuoyuyla yeterince paylaşılmış değil.

15 Mayıs 2001 tarihli Milliyet'in 25. sayfasındaki haberde Altay Kulübü Başkanı Nafiz Zorlu maçta yaşananları anlatırken "Taraftarın ölüm tehditi ve saldırısı stadın girişinde başladı. Organizasyonu bizzat Diyarbakırspor Genel Kaptanı Abdurrahman Yakut'un üstlendiğini gördük." Abdurrahman Yakut ismi, 10 yıl sonra yeniden futbol kamuoyunun gündemine gelecek, Giresunspor Başkanı Ömer Ülkü'yle yaptığı telefon konuşmaları dinlemeye takılacak ve Giresun merkezli suç/şike örgütü davasından 5 ay tutuklu kalacaktı.

27 Nisan 2012 Cuma

Zara Belediyespor da finalde !

Bölgesel Amatör Lig'te 6. Grup'u 2. olarak bitiren ve oynadığı ön eleme maçında 2. Grup'u 2. bitiren Siirt Gençlerbirliği'ni 2-0 yenerek eleyen Zara Belediyespor, bugün oynadığı play-off 1. tur maçında 1. Grup ikincisi Kalkanderespor'u da 2-0 yenerek play-off'ta finale kaldı. Zara Belediyespor'un gollerini Ahmet Sezgin Öksüz (kendi kalesine) ve eski Galatasaraylı 'Papin' Mustafa Kocabey attı.

Zara Belediyespor, finalde 1. Grup şampiyonu Refahiyespor'la karşılaşacak. Karşılaşma 30 Nisan saat 14.30'da Giresun Atatük Stadı'nda oynanacak.

26 Nisan 2012 Perşembe

Keşanspor BAL'a veda etti

Bölgesel Amatör Lig eleme maçlarına bugün Edirne play-out'uyla devam edildi.

Edirne 25 Kasım Stadı'nda oynanan maçta, iki kez öne geçen Keşanspor, iki sefer de üstünlüğünü koruyamayınca normal süre 2-2 berabere bitti. Uzatma dakikalarında sahneye çıkan eski Keşansporlu Ömer Şugüneş attığı 2 golle Sarayspor'a Bölgesel Amatör Lig vizesi alırken Keşanspor, Edirne Süper Amatör Küme'ye düştü.

BAL play-out maçlarına yarın oynanacak Trabzon'da oynanacak Düzyurtspor - Trabzon Gençlerbirliği maçıyla devam edilecek.

Şampiyonluk Grubu'nu 4. bitiren takım Avrupa'ya direkt gidebilir !

Ziraat Türkiye Kupası'nda Bursaspor'la Fenerbahçe'nin finale kalmasıyla Avrupa Ligi hesaplarında farklı olasılıklar ortaya çıktı.

Bilindiği gibi, Süper Final Şampiyonluk Grubu'nu son sırada bitiren takım, Süper Final Avrupa Ligi Grubu'nu 1. bitiren takımla Avrupa Ligi'ne gidecek son bileti almak için play-off maçı oynayacak. Statüye göre, eğer Şampiyonlar Ligi'ne katılmayı hak eden takım, Türkiye Kupası'nı da alırsa finalde yendiği takım Avrupa Ligi'ne Türkiye Kupası kontenjanından gidecek. Yani eğer Fenerbahçe ligi ilk ikide bitirip kupayı da alırsa Bursaspor, Avrupa Ligi'ne kupa kontenjanından katılacak.

Yine statüye göre; Türkiye Kupası kontenjanından katılacak takım (eğer kupayı alan ligi ilk ikide bitirmişse, finalde yenmesinin veya yenilmesinin bir önemi bulunmuyor) aynı zamanda Avrupa Ligi Grubu'nu 1. bitirirse Şampiyonluk Grubu 4.'sü - Avrupa Ligi Grubu 1.'si maçı oynanmaksızın Şampiyonluk Grubu 4.'sü son Avrupa Ligi biletini alıyor. Yani Avrupa Ligi Grubu'nu 2. bitirecek takımın hiçbir ihtimalde play-off oynamasına olanak tanımıyor statü.

Güncele tercüme edersek; Fenerbahçe ligi ilk ikide tamamlar, Bursaspor da Avrupa Ligi Grubu'nu 1. bitirirse Trabzonspor ve Beşiktaş'ın Avrupa Ligi'ne katılamama riski ortadan kalkıyor.

Ziraat Türkiye Kupası'nda finalin adı Bursaspor - Fenerbahçe

Ziraat Türkiye Kupası'nda yarı final dün ve bugün oynanan maçlarla tamamlandı.

İzmir Atatürk Stadı'nda çarşamba günü oynanan maç, Süper Final Avrupa Ligi Grubu takımlarından Bursaspor'la Eskişehirspor'u karşı karşıya getirdi. Her iki takım seyircilerinin de yoğun ilgi gösterdiği bu Anadolu derbisinde gülen taraf Bursaspor oldu. Rakibine göre üstün bir oyun sergileyen Bursaspor, 32. ve 46. dakikalarda Sebastian Pinto ve 54. dakikada Pablo Batalla'yl bulduğu gollerle maçtan 3-0 galip ayrıldı.

Bugün Ankara 19 Mayıs Stadı'nda oynanan maçta ise; Volkan Demirel, Alex de Souza, Mehmet Topuz gibi önemli isimlerini dinlendiren Fenerbahçe; Kardemir Karabükspor'u 36. dakikada Semih Şentürk ve 58. dakikada Issar Dia'nın attığı gollerle 2-0 geçti.

En son 1984'te kupayı alan Fenerbahçe'nin müzesinde 4 Türkiye Kupası bulunuyor. Bursaspor ise 1986'da Türkiye Kupası'nı almış ve o dönemki adıyla Türkiye 1. Ligi'nden düşmekten kurtulmuştu.

Ziraat Türkiye Kupası finali 16 Mayıs'ta oynanacak.

2. LİG'İN YENİ TAKIMLARINI TANIYALIM 1 : İNEGÖLSPOR

İnegöl Spor Kulübü 1954'te kurulmuş. Kulübün 1984'te İnegöl İdman Yurdu ve İnegöl Demirspor'la birleşmesiyle bugünkü halini almış. Aynı yıl kurulan Türkiye 3. Ligi'ne kabul edilmesiyle profesyonel macerası da başlamış. İlk kez mücadele ettiği 3. Lig 3. Grup'da 1984-1985 sezonunu şampiyon tamamlayarak 2. Lig'e katılma hakkı kazanmış Bordo-Beyazlılar.

1988-1989 sezonuna kadar 2. Lig'in ortalama takımlardan biri olan İnegölspor bu sezonda ligin son 2 haftasına kadar şampiyonluk kovalamış ancak ligi 3. bitirmiş. [ hikayenin bir kısmına dolaylı olarak şu yazıda değinmiştik : http://altligler.blogspot.com/2012/04/tarihten-bursaspor-b-takimi.html ] Ertesi yıllarda yeniden orta sıralara demir atan İnegölspor, 1992-1993 sezonunda 2. Lig'ten düşmüş. 1993-1994'te 3. Lig 8. Grup'ta Düzcespor'a geçilerek 2.; 1994-1995'te 5. Grup'ta Beypazarı Belediyespor ve Bozüyükspor'a geçilerek 3. olmuş. 1995-1996 sezonu ise 8. Grup'u şampiyon kapatarak yeniden 2. Lig bileti aldığı yıl olmuş İnegölspor'un. Ancak ertesi yıl 3. Klasman Grubu'nda 7. olarak gerisin geri 3. Lig'e dönmüş.

2000-2001 sezonunda 3. Lig 7. Grup'ta ilk 3'e girerek bir sonraki sezon ilk kez düzenlenecek olan 2. Lig B Kategorisi'nde müadele etme hakkı kazanmış. 2007-2008 sezonunda A ve B Kategorileri kaldırılmış, Süper Lig - 1. Lig - 2. Lig - 3. Lig sistemi getirilmiş. İnegölspor, bu düzenlemenin ilk yılında 2. Lig 1. Grup 7.'si olarak 3. Lig'e dönmüş.

2008-2009 ve 2009-2010 sezonlarında yükselme hedefinin uzağında kalan İnegölspor, 2010-2011 sezonunda ise ligi 6. bitirmiş ve 5. olan Ünyespor'dan ikili averjı kötü olduğu için play-off fırsatını kaçırmış.

Bütün bu dönemlerde Mutlu Topçu, İsmail Güldüren, Ayhan Akman, Okan Yılmaz, Gökhan Güleç, Gökhan Kök, Yılmaz Özlem, Şener Aşkaroğlu, Metin Akan, Şenol Can, İlhan Ummak yolu İnegölspor'dan geçen futbolcular arasında yer almış.

2011-2012 sezonuna bir önceki yıl - sezonu bir sıra üzerinde tamamlayacağı - Bayrampaşa'yı çalıştıran Taşkın Güngör yönetiminde şampiyonluk hedefiyle girmiş Bordo-Beyazlılar. Taşkın Güngör Bayrampaşa'dan gelirken Sofu Baykal, Fatih Gültekin, İlker Günay, Özgür Mollamehmetoğlu, Ekrem Dil ve Oktay Gümüş'ü beraberinde getirmiş. Ayrıca takımın en skorer ismi olacak olan Mümin Aysever Turgutluspor'dan, ikinci skorer isim Raif Demir ve orta sahanın en önemli ismi olacak olan Samet Gül Dardanelspor'dan, orta sahanın bir diğer önemli ismi Oğuz Kocabal Nazilli Belediyespor'dan, sol bek Alişan Ural Bucaspor'dan ve Hicabi Demir Ofspor'dan transfer edilmiş. Ayrıca Eskişehirspor'un genç oyuncuları Sefa Cengiz ve Ömer Faruk Çelimli, Gümüşhanesporlu Hasan Uğur Kardal, Torbalısporlu Serkan Özdemir, Yalovasporlu Serhad Kalkavan, Çaykur Rizesporlu Muhammet Fettahoğlu kadroya dahil edilmiş. Devre arasındaysa sezon başında Kardemir Karabükspor'a verdiği Güven Güneri'yi bu kez kiralık olarak alıp kaptanlık pazubandını koluna takmış; Ankara Demirspor'dan Ahmet Aras'ı transfer etmiş.

Sezonun ilk maçını da hocalarının eski takımı Bayrampaşa'yla yapıp 0-0 beraberlik almış. Sonraki 5 maçından 15 puan alarak müthiş bir atak yapan İnegölspor, 5. hafta oturduğu liderlik koltuğunu, yalnızca bir haftalığına 17. haftada Hacettepe'ye kaptırması dışında, bir daha bırakmayacaktı. İlk mağlubiyetini 13. haftada Sandıklı Belediyespor deplasmanında alan İnegölspor, liderliği kaptırdığı haftada Menemen Belediyespor deplasmanında aldığı 1-0 mağlubiyetten sonra bir daha yenilmeyecekti.  24. hafta sonunda takipçisiyle puan farkını 10'a kadar taşıyan İnegölspor, fikstürün tamamlanmasına 3 maç kala; sonuncu Akçaabat Sebatspor'un maçlara çıkmama kararı almasıyla (37. hafta Akçaabat desplasmanına gidecekti) 6 puan önündeki Bayrampaşa'dan ikili averajda da iyi olduğu için şampiyonluğunu ilan etti.

Kulübün başkanlığını Haziran 2011'den bu yana Altın Nesil Okulları kurucusu İlhan Korkmaz yürütüyor.



                                                                KADRO

İnegölspor'un kalesi bu sezon 1982 doğumlu Sofu Baykal'a emanetti. Antalyaspor altyapısından yetişen Sofu; Fethiyespor, Turgutluspor, Denizli Belediyespor, Bayrampaşa gibi kulüplerde oynadı. Şu ana kadar takımının ligteki bütün maçlarında forma giyen Sofu, sahada en çok kalan oyuncu olma özelliğini taşıyor. Yedek kalecilerden 1991 doğumlu İlker Günay ve 1993 doğumlu Fatih Gülmez birer kez Sofu'nun yerine oyuna girmiş.

1987 doğumlu Mustafa Vargel savunmanın ortasında oynuyor ve defansın tam anlamıyla bel kemiği. 32 maçta forma giyen 2009-2010 sezonunda Çanakkale Dardanelspor'dan takıma transfer olmuş. Göbekte oynayan diğer oyuncu Fatih Gültekin de 1987 doğumlu. Taşkın Hoca'nın bu sezon monte ettiği oyunculardan olan Fatih, Çaykur Rizespor altyapısından yetişmiş ve bu formayla üç de Süper Lig maçına çıkmış. Sağ bek 1985 doğumlu Ekrem Dil de tıpkı Fatih gibi Çaykur Rizespor altyapısından ve Bayrampaşa'dan bu sezon takıma gelmiş. Sol bekte oynayan Alişan Ural, Süper Lig'ten düşen Bucaspor'dan alınmış. 1987 doğumlu oyuncunun kariyerinde 9 Süper Lig maçı da bulunuyor. Geçtiğimiz sezon Torbalıspor'la Bölgesel Amatör Lig'e düşme hüznü yaşayan diğer sol bek Serkan Özdemir'se Taşkın Güngör'ün keşfi sayesinde bu yıl 2. Lig sevinci yaşıyor. 2010-2011'de İnegölspor formasıyla tam 31 maça çıkan sağ bek Şenol Özyurt'sa (1987) bu sezon yalnızca 1 maçta forma bulabilmiş. Eskişehirspor altyapı kökenli 1991 doğumlu Ömer Faruk Çelimli ise defansın ortasında görev yapan bir diğer isim. Takımın altyapısından yetişme 1994lü Furkan Çağlın'sa bu sezon hiç forma şansı bulamadı.

Fenerbahçe altyapı kökenli 1987 doğumlu kaptan Güven Güneri, hem kanatlarda hem de forvette oynayabiliyor. Orta sahanın beyni 1988 doğumlu Oktay Gümüş, Taşkın Güngör'ün Bayrampaşa'dan gelirken getirdiklerinden. Oktay Gümüş de tıpkı Taşkın Hoca'sı ve Ekrem Dil - Fatih Gültekin gibi Çaykur Rizespor menşeili. 1989 doğumlu Oğuz Kocabal'se Nazilli Belediyespor'dan takıma getirilmiş ve bu sezon oynadığı yaptığı 6 asistle oyuna en çok katkı yapan oyunculardan biri olmuş. Orta sahanın ortasında defansif bir oyun tarzı olan 1988 doğumlu Samet Gül, tam 30 kez genç milli takımlarda forma giymiş bir isim. Sağ açık Caner Karakuş'sa belki de bu yıl 3. Lig'te değerini en fazla artıran oyuncusu. Sezon başında takımıyla profesyonel sözleşme imzalayan 1994 doğumlu Caner 21 maçta 2 gol atıp 3 asist yapmış ve 2 kez 18 Yaş Altı Milli Takım'a çağrılmış. İnegölspor, Caner'i elinde tutabilirse 2. Lig'te de çok iş yapacaktır. Diğer sağ açık 1989 doğumlu Serhad Kalkavan da zaman zaman forma bulan bir isim. Sol açık Hicabi Demir 1984 doğumlu ve bu sezon tam 14 kez oyuna sonradan giren Muhammet Fettahoğlu gibi takımın Rize grubundan. 1993 doğumlu İnegölspor altyapı menşeili Ömer Faruk Boz, şu ana kadar 5 maçta oyuna girdi. Eskişehirspor'dan gelen 1990 doğumlu Sefa Cengiz, 12 maçta kendini gösterme fırsatı buldu.

Şu ana kadar attığı 12 golle takımın en önemli isimlerinden biri olan Mümin Aysever 1987 doğumlu ve Altay altyapısından yetişme. Bir diğer gol ayağı 1988li Raif Demir'se İnegölspor'un yetiştirip Dardanelspor'a verdiği, sezon başındaysa yeniden kadrosuna kattığı bir isim. Devre arasında Ankara Demirspor'dan alınan forvet 1987 doğumlu Ahmet Aras, ligin ikinci yarısında 6 maçta oyuna sonradan girdi. Taşkın Güngör'le birlikte Rize - Bayrampaşa - İnegöl hattını izleyen diğer isimse 1986 doğumlu forvet Özgür Mollamehmetoğlu.

İnegölspor 2. Lig'te !

3. Lig 1. Grup'ta, ligten düşmesi haftalar öncesinden kesinleşen Akçaabat Sebatspor, son 3 maçına çıkmayacağını açıklayınca İnegölspor'un 3. Lig'e çıkması matematiksel olarak da kesinleşti. Ligin bitimine 3 hafta kala; İnegölspor, ikinci Bayrampaşa'nın 6 puan üzerindeydi. Akçaabat Sebatspor maçından gelecek 3 puan hesaba katıldığında; ikili averajda Bayrampaşa'nın önünde olan İnegölspor, diğer iki maçını kaybetse dahi, 2. Lig'e çıkacak.

3. Lig'teki 25 - 30 yaş sınırına bir bakış...

Türkiye Futbol Federasyonu'nun 3. Lig Statüsü'nün "Futbolcuların Uygunluğu"nu düzenleyen 2. maddesine göre; kulüpler kural olarak 01.01.1987 ve sonrasında doğan futbolcularla sözleşme imzalayabiliyor. 31.12.1986 ila 31.12.1981 doğumlu futbolcular ise kuralın istisnası kapsamında. Kulüpler bu aralıktaki en fazla 6 futbolcuyla sözleşme imzalayabiliyor. Bu 6 futbolcunun tamamı birden maç kadrosuna alınabiliyor ancak aynı anda en fazla dördü sahada olabiliyor. 31.12.1981 ve daha önce doğmuş futbolcularınsa 3. Lig'te oynama şansı bulunmuyor.

Alt liglerin gol makinası Şadi Çolak, bir dönem Galatasaray'da oynayan Emrah Umut, eski Trabzonsporlu Göksel Yaman, UEFA Kupası'nda Vicente Calderon'da maça çıkmış Kazım Şeker statü bu haliyle korunursa bu sezon sonunda 3. Lig'e veda etmek zorunda kalacak isimlerden bazıları.

2008-2009 sezonu başında Hasan Doğan Federasyonu tarafından getirildi bu uygulama. Getirilen yaş sınırı pek çok kesimden destek buldu. Gerekçesi ise altyapılardan yetişen genç futbolcuların rekabetçi bir ortamda forma şansı bularak üst liglere ve milli takımlara hazırlanabilmesinin sağlanmasıydı. Peki gerçekten istenilen elde edilebildi mi? Bugün bu kuralı ele alıp sakıncalarını kendimize göre alt alta sıralayalım istiyoruz :

1. Her şeyden önce bu kural insan haklarına, çalışma serbestliğine aykırı bir durum yaratıyor kanımızca. İşçinin işverenini, işverenin de işçisini kendine ait kriterle seçme hakkı olması gerekirken yukarıdan bir dayatmayla "hayır onu seçemezsin" denmesi hukuken kabul edilebilir bir durum değil. Ayrıca hukukumuzda "sözleşme serbestisi" olarak anılan, hukuka ve toplumsal ahlaka aykırı olmayan bütün sözleşmelerin geçerli olabilmesi kuralına da aykırı.

2. Neden 3. Lig? Türkiye 2. Ligi ya da Bank Asya 1. Ligi; Süper Lig kulüplerine de milli takımlara da çok daha fazla oyuncu yetiştiren liglerken bu uygulamanın 3. Lig'le sınırlı tutulmuş olmasının bir izahı olmalı. Dahası da var. Diyelim ki sezon başında 29 yaşını doldurup 30 yaşınıza girdiniz; 3. Lig kapıları sizin için kapandı ama Bölgesel Amatör Lig'te oynayabiliyorsunuz (orada kulüpler 27 yaşından büyük 4 futbolcuyla sözleşme imzalayabiliyor) ! Yani altyapıyı geliştirmek için getirildiği söylenen bu sistem size lig piramidinin 4. ayağını yasak ederken 5. ayağını servis ediyor.

3. Bu tuhaf durum yüzünden yıllardır pek çok BAL kulübünden benzeri dedikodular yayılıyor. "Filan takımın kadrosundaki yaşlı oyuncular ligin ilk periyotlarında tüm maçlara asılıyor ama sonlara doğru bırakıyorlar çünkü takım 3. Lig'e çıkarsa kendilerine yeniden kulüp aramak zorunda kalacaklar." Peki bunun için kim suçlayabilir onları? Hangi insandan kendisini belki de işsiz bırakacak golü atması beklenebilir? Çözümü şöyleymiş : BAL kulüpleri de yavaş yavaş bu oyuncuları transfer etmez, 3. Lig'te de oynayabilecek kadrolar kurarlarsa hiç böyle sıkıntıları olmaz. Peki yaşı 30 olmuş futbolcular ve aileleri ne yapacak? Ölsünler bizce.

4. Geçtiğimiz gün 3. Lig'e çıkan Bergama Belediyespor'un 2 futbolcusu şimdiden işsiz. Geri kalanlardan 13'ü ise 25-30 yaş barajına takılmayan 6 futbolcudan biri olabilecek mi belirsiz; o da yeni transfer olmazsa ! Düşünün, bütün sezon emek veriyorsunuz, takımınızın her maçına çıkıp elinizden gelenin en iyisini yapıp takımınızı bir üst lige çıkarıyorsunuz ama sizin ne yaparsanız yapın sizin bir üst lige çıkma şansınız yok.

5. Eğer siz bir ülkenin futbol federasyonuysanız; yalnızca "Yaptım oldu" demek yerine 30 yaşına kadar emek harcadığınız, yetiştirdiğiniz onlarca insana o andan itibaren ne vaat ettiğinizle de ilgilenmek zorundasınız. Hepsini antrenörlüğe ya da futsala filan yönlendiremeyeceğimize göre kibarca futbol dünyasından yavaş yavaş elini ayağını çeksen iyi olur diyorsunuz. Ortaya çıkan müthiş işgücü kaybını, heba olan, araya giden onlarca insanı düşünebiliyor musunuz?

6. İstatistikler kalecilerin en olgun dönemini 30-35 yaşları arasında, savunma oyuncularınınsa 28-32 yaşları arasında geçirdiğini söylüyor. 3. Lig seyircilerini bu performanslardan mahrum etmeye ne hakkımız var?

7. Peki ne için vazgeçiyoruz bütün bunlardan? Alt liglerden gelen futbolcular buralarda daha çok forma şansı bulsun ve pişsin; hem Süper Lig'te hem de milli takımlarda forma bulabilsin diye.
28 Nisan'da Kazakistan'la oynayacak 15 Yaş Altı Milli Takım'ın aday kadrosunda bulunan 3. Lig ve hatta 2. Lig futbolcusu sayısı 0.
15-17 Nisan'da oynanan Development Turnuvası için 16 Yaş Altı Milli Takımı'na 3. Lig'ten bir tek Dardanelspor oyuncu verdi : Soner Çavuş. O da tek bir profesyonel maça çıkmadan, Akademi Ligi performansıyla.
20-25 Mart'ta Almanya'da düzenlenen Elit Tur aday kadrosunda 17 Yaş Altı Milli Takımımız'da Dardanelsporlu Ozan Can Şenol ve İstanbulsporlu Burhan Yıldız vardı. Ozan Can henüz profesyonel bir maça çıkmamışken Burhan profesyonel sözleşme imzaladığı 21 Nisan 2011'den bu yana 8 kez forma bulabilmiş.
18 Yaş Altı Milli Takımı 21 Nisan'da Belçika ile oynarken kadrosunda Gebzesporlu Vedat Bora ve İnegölsporlu Caner Karakuş vardı.
19 Yaş Altı Milliler'in 10-14 Nisan Croatia Cup kadrosundaysa Gebzesporlu Kerem Kaya'dan başka 3. Lig oyuncusu yoktu.
Ümit Milli Takım (Beşiktaş'ın kiraya gönderdiği Sezer Özmen ve Rıdvan Şimşek'i saymazsak) ve A Milli Takım'a ise Süper Lig dışındaki liglerden oyuncu çağrılmıyor.
Süper Lig'te forma giymek şöyle dursun, genç milli takımlarda bile alt liglerin durumu halen böyle; ki söz konusu kural öncesinde de zaten birer ikişer oyuncu genç milli takımlara çağrılıyordu.

Türkiye'de genç futbolcuların, üst liglerde yeterince forma şansı bulamadığı bir gerçek. Ancak bu yazıda da izah etmeye çalıştığımız üzere; bunun yolu metezori birtakım uygulamalarla yüzlerce yetişmiş futbolcuyu mağdur etmekten değil, altyapı sistemini ve profesyonel lig sistemini sil baştan yeniden ele almaktan geçiyor diye bitirip bunun nasıl kotarılabileceğini bir başka yazıya havale edelim.

25 Nisan 2012 Çarşamba

BAL baraj maçlarında bir maç daha yarıda kaldı !

Önümüzdeki sezon Bölgesel Amatör Lig'te mücadele edecek olan takımları belirlemek için oynanan baraj maçlarına bugün 4 ilde oynanan maçlarla devam edildi.

Günün ilk maçı Tunceli'deydi. 2. Grup'ta sezon boyunca play-off kovalayan Dersimspor'la, sadece 4 takımın yarıştığı Tunceli 1. Amatör Küme şampiyonu Ovacık Ulaşspor'u karşı karşıya getiren maçta Ovacık Ulaşspor, rakibini 0-1 yenerek büyük bir sürprize imza attı ve önümüzdeki sezon BAL'da Tunceli'yi temsil etme hakkını elde etti.

Şırnak'ta oynanan Yeni Şırnakspor - Cizre Basraspor maçı ise tamamlanamadı. Henüz 15. dakikada skor 0-0'ken Yeni Şırnaksporlu bir grup taraftarın sahaya inmesi ve rakip futbolculara saldırması üzerine hakem Serhat Nadas ve yardımcıları soyunma odasına gittiler ve olayların yatışmasını beklediler. Ancak olayların yatışmaması üzerine maç hakem tarafından tatil edildi. Böylelikle 2. Grup'u 10. bitiren Yeni Şırnakspor büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Zira, geçtiğimiz günlerde de Bayburt'ta oynanan Bayburt Belediyespor - Bayburt İl Özel İdare Gençlikspor maçı da 0-2 devam ederken Bayburt Belediyespor taraftarları tarafından başlatılan olaylar nedeniyle tatil edilmiş; federasyon tarafından Bayburt İl Özel İdare Gençlikspor lehine tescil edilmişti.

Balıkesir'de oynanan maçta ise 10. Grup'u 7. bitiren Balıkesir Belediyespor, 64. dakikasında 10 kişi kaldığı maçın 74. dakikasında bulduğu golle Sındırgı Belediyespor'u 1-0 yendi ve 2012-2013 sezonunda da BAL'da oynama hakkını elde etti.

2010-2011 sezonunda 7. Grup'ta Kırıkkale'yi temsil eden ancak ligi 11. olarak tamamlayıp BAL'a veda eden Yahşihanspor, 6. Grup 9.'su Türk Metal Gençlikspor'u 0-1 yenerek yeniden Bölgesel Amatör Lig'e döndü.

BAL baraj maçlarına yarın Edirne'de oynanacak Sarayspor - Keşanspor maçıyla devam edilecek.

YETENEK AVCISI : SOFIANE HANNI (KAYSERİ ERCİYESSPOR)

Paris'in banliyölerinden Ivry-sur-Seine'de Cezayirli bir ailenin çocuğu olarak 29 Aralık 1990'da dünyaya gelir Sofiane Hanni. 8 yaşındayken oturduğu bölgenin amatör takımlarından US Ivry'nin altyapısında futbola başlar. 2001'de Paris Saint Germain'in gayriresmi pilot takımı olarak görülen; Fenerbahçeli Issar Dia ve Newcastle Unitedlı Hateem Ben Arfa gibi isimleri yetiştiren Athletic Club de Boulogne Billancourt'a transfer olur. Burada bulduğu fırsatı iyi değerlendiren Hanni, 15 yaşına geldiğinde Mikhael Landreau, Jeremy Toulalan gibi futbolcuların forma giydiği Ligue 1 takımlarından FC Nantes altyapısına transfer olur. Ligimizde yıllarca top koşturan Alioum Saidou, Mamadou Diallo'nun da kadroda yer aldığı 2006-2007 sezonunda  FC Nantes, ligi sonuncu olarak tamamlar ve Ligue 2'ye düşer. Ertesi sezon liginde 2. olup yeniden Ligue 1'e çıksa da 2008-2009 yılında bu kez sondan bir üst sırada yer alıp küme düşmekten kurtulamaz.

FC Nantes'ın hiç de iyi bir sezon geçirmediği, yalnızca 2 puan farkla Ligue 2'de kaldığı 2009-2010 sezonunun 16. haftasında 3-0 kaybettikleri CS Sedan karşılaşmasında - bu sezon Standart Liege'e transfer olan - William Vainqueur'un yerine 83. dakikada oyuna girerek profesyonel kariyerine başlangıç yapar. Ancak o sezon bir daha forma şansı bulamaz.

Nantes günlerinden
2010-2011 sezonu başında Paris Saint Germain  Sofiane'le ilgilenir ancak babasıyla Paris Saint Germain arasında anlaşmazlık baş gösterince transfer gerçekleşmez ve FC Nantes'ta kalır. O sezon Hanni için daha verimli geçecektir. Gerçi o sezon da 23. haftaya kadar forma şansı bulamaz. Ancak bu haftadan sonra 2 kez oyuna sonradan girerek, bir kez de ilk on birde forma şansı bulur. Artık gelecek için ümit beslenen, ofansif ortasaha mevkinde önemli bir yetenek haline gelmiştir. Birçok Football Manager takipçisi de oyundaki iyi notlarından ve ilerleyen sezonlardaki gelişiminden kendisini tanımaya başlamıştır. Ancak teknik direktör Philippe Anziani'nin kulüpten ayrılıp Landry Chauvin'in göreve gelmesiyle takımda düşünülmez ve kulüp araması istenir.

19 Temmuz 2011'de ajanslara Bank Asya 1. Lig ekiplerinden Kayseri Erciyesspor'un Sofiane Hanni'yi kadrosuna kattığı haberi düşer. Bir önceki sezon Emre Toraman, Yusuf Şimşek, İbrahim Yavuz, Severin Brice Bikoko gibi yıldız oyuncuları kadrosunda barındırmasına rağmen ligi 8. sırada bitiren Kayseri Erciyesspor, yeni bir yapılanmaya gitmiş; kadrosundaki pek çok yıldızla yollarını bir bir ayırmış, yabancı oyuncu haklarını ise Kardemir Karabüksporlu Hassan Wasswa ve NC Luckolu Vilim Posinkoviç'in yanısıra FC Nanteslı Sofiane Hanni'den yana kullanmıştı.

Sofiane, Bank Asya 1. Lig'in
en değerli futbolcularından
Sezona Bucaspor maçıyla başlayan Kayseri ekibinde teknik direktör Fikret Yılmaz'ın gözüne girmeyi başarır ve takımın 10. haftada hem namağlupluğu hem de liderliği bıraktığı Akhisar Belediye Gençlikspor maçı da dahil olmak üzere bütün maçlarında oynar. Karşıyaka deplasmanında 3 puanı getiren golü de atmasıyla takımdaki yerini sağlamlaştırır. Devre arasında Yılmaz'ın yerine gelen Kemalettin Şentürk de Hanni'den vazgeçmez. Takımının şu ana kadar ligte oynadığı 31 maçın 29'unda görev alıp 6 asist üretip  9 gol atan Hanni ligin en skorer 3 orta saha oyuncusundan biri olma özelliği taşıyor. Kayseri Erciyesspor'da daha çok sol kanatta forma giyen Hanni, Fransa vatandaşlığına da sahip olsa da, Cezayir Milli Takımı'nda oynamak istediğini açıkladı.


24 Nisan 2012 Salı

3. LİG'İN YENİ TAKIMLARINI TANIYALIM 1 : BERGAMA BELEDİYESPOR

1970 yılında Bergama'nın iki amatör kulübü Gençlik Kulübü ile 14 Eylül Kulübü'nün birleşmesiyle kurulmuş Bergamaspor. Gençlikspor lacivertini, 14 Eylülspor da kırmızısını vermiş ve Bergamaspor, yıllarca kırmızı-lacivert formasıyla İzmir amatör liglerinde mücadele etmiş.

1984-1985 sezonunda 3. Lig'in kurulmasıyla bu lige yükselmiş Bergama temsilcisi ve profesyonel yıllar böylece başlamış. Hemen her sezonunda başarıyla mücadele ettiği, kimi yıllar şampiyonluğu son haftalarda kaybettiği, 10 yıl süren 3. Lig macerasından sonra 1994-1995 sezonunda 8. Grup'u en yakın rakibine 13 puan fark atarak şampiyon tamamlamış ve 2. Lig'e yükselmiş. Ancak 1 sezon oynayabildiği 2. Lig'te tutunamamış ve 1996-1997 sezonunda yeniden 3. Lig'te mücadele etmeye başlamış. 6. olarak tamamlanan sezonun ardından Bergamaspor için kabus gibi geçen 1997-1998 sezonu gelmiş ve son hafta Torbalıspor deplasmanından alınan 1 puanla amatör kümeye düşmekten kurtulmuş. Ardından 1998-1999'da 3., 1999-2000'de 12., 2000-2001'de (bu yıllarda henüz 19-20 yaşlarında bulunan, şimdilerdeyse Akhisar Belediye Gençlikspor'la Süper Lig yarışını yaşayan Mert Kaytantaş altyapıdan as takıma çıkarılmış ve kısa sürede takımın gol umudu olmuş) ise 9. olarak tamamlamış; şu anda takım kadrosunda bulunan Nuri İlker Kıldır ve Şehsüver Serdar'ın o günlerde de takımın kadrosunda bulunduğunu hatırlatalım. Bu arada 1998'de kulüp Belediyespor'la birleşmiş ve artık Bergama Belediyespor olarak anılmaya başlanmıştı. 2001-2002 sezonunda ise yüne korkulu rüyalar görmüş Kırmızı-Lacivertliler ve bu kez son hafta Oyak Renaultspor deplasmanından koparttıkları bir puanla profesyonel lige tutunmuş. 2002-2003'te ise bu kadar şanslı olmayacak, 4. Grup'u 15. bitirerek İzmir amatör liglerine döneceklerdi.

2004-2005 ve 2006-2007 sezonlarında İzmir amatör liglerinden kalifiye olarak 3. Lig'e terfi maçlarına katılma hakkı kazanmış Bergama Belediyespor ancak ikisinde de elenmiş. 2010-2011 sezonunda illerin amatör ligleriyle 3. Lig arasında Bölgesel Amatör Lig kurulmuş ancak 2009-2010 sezonunu İzmir Süper Amatör Küme A Grubu'nda 5. olarak tamamlayan Bergama Belediyespor, BAL'a katılma hakkı elde edememiş. Yine A Grubu'nda mücadele eder ve bu defa normal sezonu 3. bitirerek (her iki gruptan da 3'er takımın katılımıyla play-off oynanıyordu) play-off'a kalmaya hak kazanır. Play-off sonucunda da 6 takım arasında 3. olur. Bunun anlamı şudur; BAL'da mücadele eden bir İzmir takımıyla play-out maçı oynama hakkı kazanmıştı; rakibini devirirse BAL'daydı ve rakip de Kemalpaşa Belediyesi Ulucakspor'du. 21 Mayıs 2011'de Alsancak Stadı'nda oynanan karşılaşmada 51. dakikada Bekir Adıgüzel'in golüyle 0-1 öne geçen Bergama Belediyespor 76. dakikada Asım Akşam'ın golüne engel olamadı. Tam maç uzatmalara kalıyordu ki; 90. dakikada yine Bekir Adıgüzel sahneye çıkıyor ve Kırmızı-Lacivertliler'e BAL kapılarını açıyordu.

BAL'daki ilk sezonuna 9. Grup'ta eski futbolcularından Mehmet Çakmak'ın teknik direktörlüğünde girdi Bergama Belediyespor ve 3. Lig'e de aynı hocayla çıktı. 8. hafta tamamlandığında 5 galibiyet, 3 beraberliği bulunan namağlup Bergama Belediyespor grubun zirvesindeydi. İlk mağlubiyetini 9. haftada Muğlaspor'dan aldı ve 4. sıraya düştü. İlk yarının kalan 2 haftasında 4 puan toplayarak yarıyı 4. olarak bitirdi. İkinci yarının ilk 6 haftasında ise harika bir performans sergileyerek 5 galibiyet, 1 beraberlik aldı ve 17. haftanın sonunda liderlik koltuğuna oturdu. 18. ve 19. haftalarda da galibiyet gelince play-off'un en güçlü adayı oldu. Ancak 20. haftada rakip 2. sıradaki Muğlaspor'du. Sezonda aldığı ilk ve tek mağlubiyeti tattıran Muğlaspor'la bu kez deplasmanda karşılaşacaklardı. Çok zorlu geçen maçtan Hakan Susamcılar'ın golüyle 0-1 galip ayrılan Bergama Belediyespor puanını 47 yaptı; kalan iki hafta alacakları tek bir puan şampiyonluklarını ilan etmeleri için yeterli olacaktı. 21. hafta Uşak Belediyespor'u 4-0 yenerek şampiyonluk turu attılar. Son hafta ise formalite maçı olan Çine Madranspor deplasmanına yedek ağırlıklı bir kadro ile çıktılar ve 2-1 yenilerek 2. mağlubiyetlerini aldılar.

Federasyon'un play-off'ta iki İzmir takımını birbiriyle eşleştirmesi sonucu final maçında 10. Grup birincisi Çiğli Belediyespor'la eşleştiler. Geçtiğimiz sezonun mayıs ayında Alsancak Stadı'nda BAL'a terfinin zafer sarhoşluğunu yaşayan Kırmızı-Lacivertliler, yine Alsancak Stadı'nda ancak bu kez nisan ayında, Can Güler'in 19. dakikada müthiş golle 3. Lig coşkusu yaşıyordu.

Kulübün başkanlığını 2009'da Cumhuriyet Halk Partisi'nden belediye başkanı seçilen Mehmet Gönenç yürütüyor.
                                             

                                                                     KADRO


Kaleci Ümit Yavuz'un devre arasında İzmir amatör küme takımlarından Yeşilova'ya transfer olmasıyla kaleyi devralan Mustafa Kılıç, 1986 doğumlu. Sezon başında Kulaspor'dan transfer edildi. İzmirspor ve Altınordu formalarıyla kariyerinde toplam 4.5 sezon profesyonel liglerde yer alsa da şu ana kadar yalnızca bir kez bir 3. Lig maçında forma giydi. Mustafa'ya alternatif olarak devre arasında Turgutluspor'dan alınan Nuri İlker Kıldır ise ondan çok daha tecrübeli bir isim. 1979 doğumlu İlker, 1999'da Karşıyaka'da profesyonel olduktan 2012'de Bergama Belediyespor'a gelene kadar hep profesyonel takımlarda yer almış. Kariyerinde Kayserispor, Bucaspor, Mersin İdman Yurdu gibi takımlar bulunan İlker, 2010-2011 sezonunda da Akhisar Belediye Gençlikspor formasıyla 4 kez Bank Asya 1. Lig maçına çıkmış.

Savunmada sezon boyunca ideal dörtlü Fatih Kimsesiz, Ali İhsan Helvacı, Cüneyt Abdi ve Gökhan Meriç'ten oluştu. 1989 doğumlu Cüneyt Abdi, bir dönem Denizlispor altyapısında, bir sezon da İzmirspor'la 3. Lig'te yer almış ve burada 5 maça çıkmış. Gökhan Meriç'se 1983 doğumlu ve Balıkesirspor'da oynadığı 2.5 sezon boyunca 25 3. Lig maçına çıkmış. 1986 doğumlu Ali İhsan Helvacı da bir dönem Dardanelspor'un altyapısında oynamış; bir dönem de Menemen Belediyespor ve Karsspor formalarıyla profesyonel ligte oynamış. Kariyerinde hep amatör liglerde mücadele etmiş olan doğma büyüme Bergamalı 1987 doğumlu Fatih Kimsesiz'se takımda 6. sezonunu tamamladı. Fatih takımın en kıdemlisi. 1990 doğumlu, altyapıdan yetişme Kemal Mercan, Mehmet Çakmak'ın sezonun son haftasında geri dörtlüde şans tanıdığı isimlerdendi. Menemen Belediyespor'da 2.5 sezon, Altınordu'da da yarım sezon profesyonellik yaşayan 1986 doğumlu Sait Tirki ve Gaziantepspor altyapı kökenli 1989lu Gökhan Birışık ise Mehmet Çakmak'ın diğer alternatifleriydi.

Orta sahanın en önemli isimlerinden biri Hakan Susamcılar. Altay altyapısında yetişen 1985 doğumlu Hakan, Aliağa, Altınordu ve Menemen Belediyespor formalarıyla 2. Lig ve 3. Lig'te ter dökmüş. Bir diğer 1985 doğumlu Cüneyt Acar da en çok forma bulanlardan. Onun da geçmişinde Sidespor ve Yeni Malatyaspor formalarıyla profesyonel mücadele ve sahaya çıkılmış 27 3. Lig maçı var. Takımın altyapısından yetişip sonradan transfer olduğu Göztepe, İzmirspor, Turgutluspor ve Altınordu'da 139 kez 3. Lig'te ve 33 kez 2. Lig'te oynayan 1981 doğumlu Şehsüver Serdar 2007'de Bergama Belediyespor'a dönmüş. Gaziantepspor, Gaziantep Büyükşehir Belediyespor, Gaskispor ve Akhisar Belediye Gençlikspor formalarıyla yıllarca profesyonel liglerde boy gösteren 1983 doğumlu Caner Tezel ve  Altay altyapısından yetişip Menemen Belediyespor ve Turgutluspor'da toplam 3 sene oynayan 1985 doğumlu Can Güler de sezon boyunca en çok forma bulan isimlerdendi. Caner gibi Gaziantep Büyükşehir Belediyespor ve Gaskispor tecrübeleri yaşamış 1986 doğumlu Hasan Özkan da takımın bir diğer önemli ismi. Kariyerinde profesyonel tecrübe bulunmayan 1987li Uğur Altuntaş da zaman zaman forma şansı buldu.

Geçtiğimiz sezon attığı 2 golle takımı BAL'a taşıyan 1987 doğumlu forvet Bekir Adıgüzel bu sezona kadar hep amatör liglerde forma giymişti. 1981 doğumlu ve Menemen Belediyespor'la Turgutluspor'da profesyonel mücadele veren Fettah Koçanalı ileri ikilinin diğer ismiydi. İzmirspor, MKE Kırıkkalespor ve Afyonkarahisarspor'da 2. Lig ve 3. Lig'te mücadele veren 1989 doğumlu Erçin Yardımcı da ileri ikili için alternatif isim oldu. Geçtiğimiz sezon Düzcespor forması giyen 1992 doğumlu Mehmet Emin Gülgü de ileri ikili bir diğer seçenek olarak kadroda.

Bu yıl 3. Lig Statüsü'nün 2. maddesinde yer alan ve çok eleştirilen "kulüplerin 01.01.1987'den önce doğmuş en fazla 6 futbolcuyla sözleşme yapabileceği" kuralı seneye 01.01.1988 olarak korunursa harika bir sezon geçirerek hak ettiği 3. Lig'e takımını yükselten tam 15 futbolcu bu maddeye takılma tehdidiyle karşı karşıya kalacak.

Siirt ve Antalya'da BAL takımları kazandı.

Bölgesel Amatör Lig 2. Grup'u 2. bitirerek play-off'a katılan ancak play-off ön eleme maçında Zara Belediyespor'a yenilerek statü gereği ilinden gelecek takımla play-out maçı oynamak durumunda kalan Siirt Gençlerbirliği, Kurtalan Belediyespor'u yenerek 2012-2013 sezonunda da BAL'da mücadele etme hakkı kazandı.

Antalya'daki maçta ise 7. Grup'u 5. bitiren Manavgat Belediyespor, 87. dakikasını 0-1 geride kapattığı maçın 88. ve 90. dakikasında attığı gollerle Konyaaltı Belediyespor'u 2-1 yendi ve önümüzdeki sezon BAL'da mücadele etme hakkı kazandı.

Eleme maçlarına yarın Kırıkkale, Şırnak, Balıkesir ve Tunceli'de oynanacak maçlarla devam edilecek.

Bergama Belediyespor 3. Lig'te !

İki İzmir takımını karşı karşıya getiren Bölgesel Amatör Lig play-off final maçlarından ilki İzmir Alsancak Stadı'nda oynandı.

Çiğli Belediyespor, 19. dakikada eski oyuncusu Can Güler'in mükemmel vuruşuna engel olamadı ve 1-0 geriye düştü. Beraberliği sağlamak için rakip kaleye yüklenen Kırmızı-Siyahlılar 30. dakikada Osman Nabit'in ayağından bir gol buldu ancak bu gol ofsayt nedeniyle geçerlilik kazanmadı.

Kaleci Mustafa Kılıç tebrikleri kabul ederken
Çiğli Belediyesporlu futbolcu, yerdeki arkadaşını kaldırıyor.
İkinci yarının özellikle ilk yarım saati denk güçlerin orta saha mücadelesi şeklinde geçti. 75. dakikadan sonra Bergama Belediyespor, kontraatak futbolunu benimserken Çiğli Belediyespor, rakip ceza sahasında gol aradı ancak bu hakimiyet net gol pozisyonlarına dönüşemeyince son dakikalara Bergama Belediyespor'un 1-0 üstünlüğüyle girildi.

4. hakemin 5 dakika uzatma göstermesinden sonra, Osman Nabit'le 2 net gol pozisyonu bulan Çiğli Belediyespor, kaleci Mustafa Kılıç engelini geçemeyince Bergama Belediyespor, 3. Lig'e çıkan ilk takım olma hakkını elde etti.

Bergama Belediyespor, 3. Lig'i taraftarlarıyla kutladı.



SÜPER FİNAL ŞAMPİYONLUK GRUBU'NDA HAFTANIN GÖRÜNÜMÜ : 2. HAFTA


Süper Final'de lig adeta bu hafta yeniden başladı. Zirve yarışında fark 2 puana inerken Avrupa Ligi için Trabzonspor, Beşiktaş'ın önüne geçti.

Cumartesi günü oynanan maçta aynı puana sahip takımlardan Trabzonspor, Beşiktaş'ı 1-0'la geçince Avrupa Ligi'ne doğrudan katılmak için çok önemli bir avantaj elde etti. Rakibine göre kağıt üzerinde daha çok topla buluşan ve daha çok pas yapan Beşiktaş'ın yine dağınık ve kontrolsüz bir görüntü sergilediği maçın tek golü Halil Altıntop'tan 69. dakikada geldi. Golün ofsayttan geldiğinin anlaşılması üzerine Beşiktaş yönetimi, geçtiğimiz hafta da Galatasaray'dan ofsayttan gol yediklerini, hakem hatalarından rahatsızlık duyduklarını belirtti. Bu sonuçla Trabzonspor puanını 31 yaparken Beşiktaş 28'de kaldı.
Seyrantepe Türk Telekom Arena'da ise yılın belki de en önemli maçı vardı. Galatasaray, evinde Fenerbahçe'yi yenerse şampiyonluk yolunda müthiş bir avantaj elde edecek, tabiri caizse gayriresmi olarak şampiyonluğunu ilan edecekti. Fenerbahçe'nin yenmesi durumundaysa ligte kartlar yeniden dağıtılacak, son 4 haftaya büyük bir çekişme damgasını vuracaktı. Beraberlik halinde ise rakibinden 5 puan önde olan Galatasaray sahadan avantajlı ayrılacaktı. Ancak pazar günü oynanan maçta Galatasaray, beraberlik ihtimalini hiç düşünmeden rakibini seyircisi önünde mağlup etmek için elinden geleni yaptı. Daha çok savunma düşünen bir takım görüntüsü çizen Fenerbahçe ise rakip yarı alanına gitmekte ve atak geliştirmekte zorlandı. Ancak yine de ilk golü bulan ekip 17. dakikada Reto Ziegler'in golüyle öne geçen Fenerbahçe oldu. Yediği golün yarattığı şoku üzerinden atan Galatasaray özellikle ilk yarının sonlarında baskısını artırdı ancak ilk 45 dakikada istediği golü bulamadı. İkinci yarı ise Galatasaray rakibini kendi yarı alanına hapsederek baskısını kurdu. Ancak gol yollarındaki beceriksizlikler yüzünden gol bir türlü gelmiyordu. Herkeste Galatasaray'ın ilk golü bulursa maçtan rahat galip ayrılacağı fikri oluşmuştu ki; 68. dakikada Selçuk İnan'ın muhteşen frikik golü geldi. Tam artık Galatasaray maçı bitirir denirken 80. dakikada Miroslav Stoch'un golü Fenerbahçe'yi öne geçirdi. Galatasaray'ın tüm çabaları yeni bir gol getirmeyince maç 1-2 sona erdi. Maçla ilgili söylenmesi gereken en önemli şey, güzel bir koreografi gösterisi hazırlayan Galatasaray taraftarlarının hiçbir taşkınlıkta bulunmaması, takımları üstün oynayıp kaybetmesine rağmen maçı alkışlamayla terk etmeleri. Ayrıca maç heyecanına kalbi dayanamadığı için vefat ettikleri açıklanan iki Galatasaray taraftarı maçtan akıllarda kalan başka bir unsurdu. Sosyal medyada Fenerbahçe, Beşiktaş vd. takım taraftarlarının da üzüntülerini belirtip başsağlığı dilemeleri centilmence geçen bir derbinin ardından anlamlı bir tablo oluşturdu.

Önümüzdeki hafta Fenerbahçe - Beşiktaş ve Trabzonspor - Galatasaray maçları oynanacak.

Diyarbakırspor ve Bartınspor'dan hakemlere tepki...

Not : Bu haberde yer alan videolar, biri Tokat'ta, diğeri de Bartın'da yayın yapan iki yerel televizyon kanalından alınmıştır. Haliyle bu iki kuruluş da taraftır. Videonun bu gözle izlenmesini / dinlenmesini tavsiye ediyorum. Bu videolardaki seslendirmelerde geçen ifadeler beni bağlar ne de tarafımızdan birebir desteklenir. Videolar yalnızca siz blog okurlarının maçların görüntülerine ulaşabilmesi amacıyla konulmuştur.


2. Lig Beyaz Grup'ta ligte kalacak ekibi belirlemek için çok büyük önem taşıyan Tokatspor - Diyarbakırspor maçının 2-1 evsahibi ekibin galibiyetiyle bittiğini daha önce aktarmıştık. http://altligler.blogspot.com/2012/04/2-ligte-haftanin-gorunumu-30-hafta.html

Maç bitti ancak maçla ilgili tartışmalar henüz bitmedi. Özellikle Tokatspor'un 2. golünün hemen öncesinde, kafasını Diyarbakırsporlu oyuncunun ayağı seviyesine indiren Tokatsporlu oyuncu lehine endirekt serbest vuruş veren üst klasman hakemi Hüseyin Sabancı'ya Diyarbakırspor cephesinden büyük tepki var. Maçta aldığı sonuçla Diyarbakırspor düşme hattının altına düşmüş, Tokatspor da üstüne çıkmıştı.

video

Bu hafta hakem tartışmasının damga vurduğu bir diğer maç ise Bölgesel Amatör Lig, play-off 1. Tur maçı oldu. 5-1 Muğlaspor'un üstünlüğüyle biten maçın ardından Bartınsporlu taraftarlar bölgesel hakem Oktay Taş'a ateş püskürüyor. Özellikle Bartınspor'un attığı nizami bir golü, yardımcısı bayrak kaldırmadığı halde iptal eden Taş için sosyal medya protesto kampanyaları başlatıldı.

video

SPOR TOTO KUPASI'NDA HAFTANIN GÖRÜNÜMÜ : 2. HAFTA


Geçtiğimiz hafta Samsunspor'u 2-5 yenen Orduspor, bu hafta da Kardemir Demir Çelik Karabükspor'u 2-1 yendi ve 6 puanla grup liderliğine yerleşti. Maç kadrosunu 15 kişiden oluşturan Orduspor bu hafta da ligteki ideal on biriyle sahaya çıktı. Karabük temsilcisinde ise geçtiğimiz hafta olduğu gibi kaleyi A2 kalecisi Ahmet Burgaz korudu. Karşılaşmada Joao Riberio'nın 35. ve 44. dakikada attığı gollerle Orduspor 2-0 öne geçti. İkinci yarıda konuk ekip Ergin Keleş'le gol buldu ve maç bu skorla tamamlandı. Süper Lig'ten düşen iki takımı buluşturan maçsa Ankara'daydı. Geçtiğimiz hafta 15 kişilik maç kadrosuyla sahaya çıkan Samsunspor, bu hafta 14 kişi getirmişti. Sahada Samsunsporlu Akaki Khubutia'dan başka yabancı futbolcu yoktu. Samsunspor'un geçtiğimiz hafta olduğu gibi 5 A Takım oyuncusu + 6 A2 oyuncusu formülüyle çıktığı maçta Ankaragücü ideal on birine yakın bir kadroyla sahadaydı. Karşılaşmanın henüz 7. dakikasında Hasna Uyaroğlu'yla öne geçen Ankaragücü, üstünlüğünü korumayı bildi ve maç bu skorla bitti. Grupta Orduspor'un 6, Kardemir Karabükspor ve Ankaragücü'nün 3 puanı, Samsunspor'unsa 0 puanı bulunuyor.


B Grubu'nda geçtiğimiz hafta kazanan takımlar bu hafta yenilince bütün takımlar 3 puana ulaştı. Geçtiğimiz hafta Gaziantepspor'a 4-0 yenilen Gençlerbirliği yine ideal kadrosuna yakın bir kadroyla sahadaydı. Bir tek A2 takımının golcüsü 1993 doğumlu Yunus Emre Gültekin forma şansı bulabildi. Medical Park Antalyaspor'sa geçtiğimiz hafta gibi sezon boyunca pek forma şansı bulamayan Petr Janda, Erkan Sekman ve Sinan Kaloğlu'nun yanı sıra A2 takımından Emre Torun ve Hüseyin Atalay'a forma şansı verdi. Antalyaspor 12. dakikada 1993 doğumlu Emre Torun'un golüyle 0-1 öne geçti. Ancak Ermin Zec'in (2) ve Yasin Öztekin'in golleri skoru 3-1'e taşıdı. 81. dakikada gelen Ali Zitouni'nin golü maçın skorunu tayin etti : 3-2. Kayserispor - Gaziantepspor maçında evsahibi ekibin kalesinde geçtiğimiz hafta kırmızı kart gören Nicolas Navarro'nun yerine genç Deniz Doğan Mehmet vardı. Deniz dışında ilk on birin diğer genç ismi Babacar Mbaye Diop'tu. Geçtiğimiz hafta ideal kadrosuyla çıkan Gaziantepspor'sa bu hafta Kerim Zengin, Bekir Ozan Has, Şenol Can ve Serdar Kurtuluş dışındaki bütün formaları A2'den gelen oyuncularına verdi. Cristian Riveros ve Sefa Yılmaz'ın golleriyle ilk 15 dakikada 0-2 geriye düşen Gaziantepspor, 87. dakikada Bekir Ozan Has'ın penaltıyla golüyle sahadan 1-2 mağlup ayrıldı.

23 Nisan 2012 Pazartesi

11 takımlı ligi 4. bitirip küme düşmek : Ödemiş Belediyespor

Geçen sezon Bölgesel Amatör Lig 9. Grup'u 40 puanla 5. tamamladı ve 2011-2012 sezonunda da BAL'da mücadele etme hakkı kazandı. Federasyonun planlamasına göre İzmir'den BAL'a gelecek 6 takım, 9. Grup ve 10. Grup arasında paylaştırılacaktı. Kurada Bergama Belediyespor, İzmirspor ve Torbalıspor 9. Grup'a düşerken Ödemiş Belediyespor, Çiğli Belediyespor ve Yeni Bornovaspor 10. Grup'un yolunu tuttu.

Sezona geçen sezonki hocası Fatih Parmaksız'ın ekibinde çalışan Hüseyin Şengül'ün teknik direktörlüğünde başladı Ödemiş Belediyespor. Kastamonusporlu Serdar Çanbaz, Yimpaş Yozgatsporlu Ömer Kabaca, Turgutlusporlu Umur Erdoğan, Alanyasporlu Zafer Özkanay, Tarsus İdman Yurdulu Metin Uçar ve Berk Deniz gibi profesyonel oyuncuların yanı sıra BAL takımlarından Kumluca Belediyespor'dan Akif Uysal, Emirdağspor'dan Doğan Takıl, Yeni Milasspor'dan Ali Taşkın, Uşak İl Özel İdarespor'dan Koray Ercin Çelikkaya ve Yusuf Tatlıdil, Emirdağspor'dan Oktay Arıkan, İzmirspor'dan Mehmet Yılmaz transfer edildi. Ayrıca özellikle Ege Bölgesi'nin mahalli takımlarından göze çarpan oyuncular kadroya dahil edildi.
Sağdaki Fatih Parmaksız.

İşler sezonun başında istenildiği gibi gitmedi. İlk haftayı bay geçen Ödemiş Belediyespor, sezona 2. haftada Salihli Belediyespor'dan aldığı 4-0 mağlubiyetle başladı. Ancak 5. haftada Manisa Belediyespor'u 1-0 yenerek 3 puanla tanışan Kırmızı-Lacivertliler 7. haftadan sonra hoca değişikliğine gitti ve Fatih Parmaksız yeniden takımın başına getirildi. 7. hafta tamamlandığında 5 puanla 9. sırada bulunan Ödemiş temsilcisi, Parmaksız'la 4 maçta 10 puan topladı ve yarıyı 6. sırada tamamladı.

Devre arasında Bölgesel Amatör Lig'te mücadele eden Konakspor'dan Gökay Dinç, Uşak Belediyespor'dan Erdi Balcı ve Enes İlhan Yüksel gibi futbolcularla ekibini takviye eden Ödemiş Belediyespor, ikinci yarıyı Salihli Belediyespor galibiyetiyle açtı. Ertesi haftalarda inişli çıkışlı bir grafik sergileyen Kırmızı - Lacivertliler son 5 maçlarında müthiş bir atak yaparak 15 puan topladılar ve 4. olarak küme düştüler.

Bölgesel Amatör Lig Statüsü 11. maddesinin 2. fıkrasının e bendi :


e)       BAL’da  6 (altı) Takımla Temsil Edilen İzmir İli


BAL’da 6 (altı) takımlı İzmir’in 3  takımı bir  grupta,  3 takımı bir başka grupta temsil 
edilmektedir.
3 takımlı gruplarda 3 takımla temsil edilen illerdeki statü aynen uygulanır. Bununla birlikte,
TFF 3. Lig’e yükselme veya küme düşme (bu  Statü’nün  ilgili  hükümleri  uyarınca  küme 
düşmüş  sayılmalar  da  dahil  olmak  üzere) nedeniyle il kontenjanında meydana gelen 
eksilme, öncelikli olarak o ilin yerel ligindeki sıralamaya göre doğrudan BAL’a katılacak olan
takımlar belirlenir. Daha sonra ilin yerel ligindeki sıralamasına göre baraj müsabakası oynama
durumunda olan takımlar arasında, BAL ve yerel amatör ligdeki takımlar birbirleriyle
oynamayacak şekilde kur’a çekilir. Kazanan takımlar BAL’da oynamaya hak kazanır.


Peki 3 takımla temsil edilen illerdeki statü nasıldı acaba? Aynı fıkranın c bendini okuyalım :


c)      BAL’da 3 (üç)  Takımla Temsil  Edilen İller


3 Takımdan biri TFF 3.  Lig’e yükselirse,  yerel  ligde  1.  olan  takım  doğrudan  BAL’a 
yükselir. Diğer 2 takımdan birisi küme düşerse, yerel ligde 2. olan takım da doğrudan 
BAL’a yükselir. Küme düşmeyen takım BAL’da kalır.
3 Takımdan biri TFF 3.Lig’e yükselirse yerel ligde birinci olan takım doğrudan BAL’a yükselir. 
Diğer iki takım da küme düşerse yerel ligde ikinci ve üçüncü olan takımlar doğrudan BAL’a 
yükselir.
3  takımdan biri  TFF 3.  Lig’e yükselirse,  yerel  ligde  1.  olan  takım  doğrudan  BAL’a 
yükselir. Diğer 2 takım küme düşmezse bu takımlardan sezon sonu puan tablosunda alt 
sırada olan takım doğrudan yerel amatör lige düşer. Yerel amatör ligde 2. olan takım doğrudan
BAL’a katılır. Sezon sonu puan tablosunda üst sırada yer alan takım ise yerel amatör ligde 3.
olan takım ile baraj müsabakası oynar. Galip gelen takım BAL’da oynamaya hak kazanır.
3 takımın hiç biri TFF 3. Lig’e yükselemez ve küme düşmezse, sezon sonu puan tablosunda üst 
sırada olan takım BAL’da kalır. 3 takımdan sezon sonu puan tablosunda en alt sırada yer 
alan takım doğrudan yerel lige düşer. Bu takım yerine, yerel ligde 1. olan takım BAL’a doğrudan10
yükselir. 3 takım arasında ikinci olan takım yerel ligin ikincisi ile baraj müsabakası oynar.
3 takımdan biri küme düşerse yerel ligde 1.olan takım doğrudan BAL’a yükselir. Diğer 2 takım
arasında sezon sonu puan tablosunda üst sırada yer alan takım BAL’da kalır, alt sırada olan 
takım ise yerel ligde ikinci olan takımla baraj müsabakası oynar.
3 takımdan 2 tak ım küme düşerse yerel ligde 1.ve 2. olan takımlar doğrudan BAL’a
yükselir. TFF 3. Lig’e yükselemeyen ve küme düşmeyen 3. takım BAL’da kalır.


Başta söylediğimiz gibi Ödemiş Belediyespor, Çiğli Belediyespor ve Yeni Bornovaspor'la birlikte aynı grupta yer almıştı. Sezonu Çiğli Belediyespor grup birincisi, Yeni Bornovaspor'sa grup üçüncüsü olarak tamamladı. Böylelikle İzmir takımları arasında 3. sırada yer alan Ödemiş Belediyespor Bölgesel Amatör Lig'e veda etti. Oysa; 9. Grup'ta yer alsaydı muhtemelen herhalükarda küme düşecek iki takımdan biri olmayacak ve çok kötü bir sezon geçirerip sadece 6 puan toplayan sonuncu Torbalıspor'un da İzmir takımı olduğu düşünüldüğünde en azından baraj maçı oynama hakkı elde edecekti.

Önder Çengel : Kürt olduğum için ırkçı hakaretlere maruz kaldım !

Önder Çengel
Önce Didier Zokor'nın Emre Belözoğlu'yu, sonra da Marc Kibong Mbamba'nın Serkan Özsoy'u ırçılıkla suşlaması derken bir ırkçılık suçlaması da bu hafta geldi. Bu kez siyahi bir futbolcuya değil; Kürt bir futbolcuya ırkçı hakaret edildiği iddiası ortada.

Cemil Adıcan
İddiaya ortaya atan Elazığsporlu Önder Çengel. Çengel, twitter'da "Bugünkü maçta Cemil Adıcan bana ağza alınmayacak ırkçı hakaretlerde bulundu. Sene 2012 ve ülkemizde Kürt olmak halen suçsa yazıklar olsun ! Kuddusi Müftüoğlu bunları duymasına rağmen duymamazlıktan geldi. Ben Disiplin Kurulu'na dilekçemi yazdım. Umarım bu oyuncu cezasını çeker !" diyerek haftasonu Bank Asya 1. Lig'te oynanan Elazığspor - Kayseri Erciyesspor maçında konuk ekibin oyuncusu Cemil Adıcan'ı ırkçı sözler kullanmakla suçladı.

BANK ASYA 1. LİG'TE HAFTANIN GÖRÜNÜMÜ : 31. HAFTA


Bir lider Elazığspor puan kaybediyor, altındakiler kazanıyor; bir hepsi puan kaybederken Elazığspor maç kazanıyor. Bank Asya 1. Lig'te zirve yarışı yapan takımlar adeta Süper Lig biletlerini birbirlerine ikram edip duruyorlar. Hal böyle olunca da son 3 haftaya girilirken zirvede halen belirsizlik, 5 bilinmeyenli denklem varlığını sürdürüyor. Aşağılarda ise ligten düşme korkusunu hala üzerinden atamayan 3 takım kabuslar görmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz haftayı, takipçisi Kasımpaşa'yı 0-1 yenerek kapatan Elazığspor, bu hafta evinde Kayseri Erciyesspor karşısındaydı. Konuk takım, haftaya 7. olarak ve play-off hattının 3 puan gerisinde girmişti ve bu karşılaşmadan kesinlikle 3 puan çıkarmak istiyordu. Elazığspor'sa olası bir galibiyette son 3 haftaya 4 puan önde girmek gibi mükemmel bir fırsata sahip olacaktı. Ancak iki takımın da istediği olmadı. Her iki takımın da önemli pozisyonlar bulduğu maçta taraflar gol üretemeyince maç 0-0 sona erdi. Bu sonuçla takipçileri, Elazığaspor'a bir adım daha yaklaşırken Kayseri Erciyesspor'un play-off hattıyla puan farkı 4'e çıktı.


Geçtiğimiz hafta evinde Akhisar Belediye Gençlikspor maçında 1 puanla yetinmek zorunda kalan Konyaspor, bu hafta iddiası kalmamış Gaziantep Büyükşehir Belediyespor'la deplasmanda karşılaştı. İki takımın da uzunca bir süre eşitliği bozamadığı maçta, Gaziantep ekibinin sezon başında Beşiktaş'tan transfer ettiği savunma oyuncusu Gökhan Çalışır'ın kendi kalesine attığı gol maçın skorunu tayin etti ve puanını 56 yapan Konyaspor, amansız Süper Lig takibini sürdürdü.

Maçlardan önce herkes, en kolay haftanın en şanlı takımlarının Kasımpaşa ve Çaykur Rizespor olacağını düşünüyordu. Zira her ikisi de ligten düşmesi kesinleşmiş takımlarla karşılaşacaktı ancak deyim yerindeyse her ikisi de ecel terleri döktüler. Sakarya'daki maçta, 2 hafta önce Elazığspor'a kök söktürüp beraberlik koparan, geçen hafta da Çaykur Rizespor'a kendi oyuncusunun attığı golle yenilen Sakaryaspor, Kasımpaşa karşısında da 76. dakikaya 1-0 önde girdi. Ancak 81. dakikadan 1-2 mağlubiyetle çıkınca sahadan puansız ayrıldı. İstanbul Güngörenspor'sa evinde dişe diş bir mücadele ortaya koyduğu maçta Çaykur Rizespor'a bir penaltı golüyle yenildi. Böylece her iki takım da puanını 55'e taşımış oldu.

Gösterdiği performansla taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanan, ligin flaş ekibi Akhisar Belediye Gençlikspor'sa eline geçen fırsatları bir bir tepip zirvenin 5 puan gerisinde kaldı. Evinde, iddiası bulunmayan Kartalspor'la golsüz berabere kalan Akhisar ekibi, son 3 haftada 7. puanını kaybetmiş oldu.

Play-off'a gitme yolunda çekişen 3 takım olan Boluspor, Adanaspor ve Kayseri Erciyesspor'dan haftayı 3 puanla bitiren tek takım olan Adanaspor 6. sıraya yerleşti. Boluspor'un 12. dakikasında 2-0 öne geçtiği ancak 42. dakikasında 2-3 geriye düştüğü Denizlispor maçının bu skorla bitmesi ve Kayseri Erciyesspor'un Elazığ'dan 1 puanla dönmesi evinde Bucaspor'u 4-0'la geçen Adanaspor'a çok önemli bir avantaj sağladı.

Ligin dibi için kader maçı niteliğinde olan Göztepe - TKİ Tavşanlı Linyitspor maçının kazananı ise Giresunspor oldu. Maçın golsüz beraberlikle bitti. Böylelikle, haftalardır ligte tutunmak için inanılmaz bir gayret gösteren ve bu hafta ve iki kez rakibinin beraberlik bulduğu maçta Karşıyaka'yı 3-2 yenen Giresunspor düşmeme çizgisiyle arasındaki puan farkını 2'ye indirdi.

Haftaya hem alt sıraları hem de zirve yarışını yakından ilgilendiren iki maç var; bu maçlarda alınan sonuçlar takımların Süper Lig veya 2. Lig yolculuklarını şekillendirebilir :

TKİ Tavşanlı Linyitspor - Elazığspor
Çaykur Rizespor - Giresunspor

Ayrıca hem doğrudan terfi, hem de play-off yarışını yakından ilgilendiren iki maç var :

Kasımpaşa - Kayseri Erciyesspor
Konyaspor - Adanaspor

Ayrıca bu hafta müsabakaları için lokal derbiler haftası da diyebiliriz :

İzmir'de Bucaspor - Göztepe
İç Ege'de Denizlispor - Akhisar Belediye Gençlikspor
Karadeniz'de Çaykur Rizespor - Giresunspor



1.ELAZIĞSPOR31177742241858
2.KONYASPOR311511531211056
3.KASIMPAŞA A.Ş.311510646351155
4.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş.31151064640655
5.AKHİSAR BELEDİYE GENÇLİK VE SPOR311412538251354
6.ADANASPOR A.Ş.311211841281347
7.BOLUSPOR31111283528745
8.KAYSERİ ERCİYESSPOR311110104135643
9.BUCASPOR31126134046-642
10.DENİZLİSPOR311011104642441
11.KARTALSPOR31912103229339
12.GAZİANTEP B.Ş. BLD.SPOR31911113535038
13.KARŞIYAKA31108133031-138
14.GÖZTEPE A.Ş.3198143340-735
15.TKİ TAVŞANLI LİNYİTSPOR3197153739-234
16.GİRESUNSPOR31614113044-1432
17.SAKARYASPOR A.Ş.3148192860-3220
18.İSTANBUL GÜNGÖRENSPOR31210192049-2916